Çin’de Ticaret Hakkında PDF Yazdır e-Posta
 
Çin Ticaret Odaları Ve Diğerleri
Türk Çin Ticaret Odası
The Turkish – Chinese Chamber of Commerce
2002 yılında kurulan bu organizasyonun başlıca faaliyetleri şöyledir; Türkiye ile Çin arasındaki ticareti desteklemek ve geliştirmek,işadamları arasında iyi iş ilişkilerinin oluşmasını sağlamak, Türk ürünlerinin Çin’e ihracatını geliştirmek, Türk ürünlerinin Çin’e ihracatına yönelik fuar ve sergileri organize etmek ve bu amaşla düzenlenen fuarlara iştirak etmek, Türk ve Çin firmalarının karşılıklı pazarlara girişi için aracı olarak faaliyet göstermek.
Adres: Andaç Sok 10, Yeşilköy-34800 İstanbl
Tel: 90-212-6626252, Faks: 90-212-6630154
E-mail: \n tr-cn.coc@tr-cn.coc.org Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Çin Dış Ticareti Geliştirme Konseyi/Çin Uluslararası Ticaret Odası
China Council for the Promotion of International Trade (CCPIT)
China Chamber of International Commerce (CCOIC)
Yarı kamu kuruluşu statüsünde olan CCPIT 1997 yılında yapılan bir düzenleme ile CCOIC ismini de kullanmaya başlamıştır. Başlıca görevi dış ticaretin geliştirilmesi için faaliyetlerde bulunmak ve yabancı firma, oda ve organizasyonlar ile ilişki kurmak ve uluslararası fuarları organize etme gibi 20 fonksiyonu icra etmektedir. Yurt dışında 16 temsilciliği bulunmaktadır. Anılan kuruluşun web sitesine http://www.ccpit.org adresinden ulaşılabilir.
Adres: No.1 Fuxingmenwai Street, Beijing(100860), P.R. China
Tel: 86-10-68013344(Operator), 86-10-68034830
Faks: 86-10-68030747, 68011370
E-posta: \n ccpitweb@public.bta.net.cn Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Çin Makine ve Elektronik Ürünleri İthalat/İhracat Ticaret Odası
China Chamber Of Commerce For Import & Export Of Machinery & Electronic Products
1988 yılında kurulan ve halen 3400 üyesi olan örgüt, ithalat ve ihracatta koordinasyon ve danışmanlık hizmetleri vermekte, ayrıca ticari alanda çıkan yeni düzenlemeleri de üyelerine duyurmaktadır.
9th Floor, Building 12, Panjiayuan Nanli, Chaoyang District Beijing 100021, China
Tel: 86-10-67735350, 67735077
Fax: 86-10-67735350, 67735077
Email: \n cccme@public.bta.net.cn Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir or \n info@mail.cccme.cn.net Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Web:http://www.cccme.org.cn

Çin Gıda Ürünleri, Yerli Ürünler ve Hayvan Yan Ürünleri İthalat/İhracat Ticaret Odası
China Chamber of Commerce I/E of Foodstuffs, Native Products and Animal By-Products
Kamu teşebbüsleri, ortaklıklar,tamamen yabancı teşebbüsler ve özel şirketlerden oluşan 3000 üyeli kuruluş, Çin’in toplam tarım ürünleri ticaretinin % 60’ını temsil etmektedir.
21, Xitangzi Lane, Dongcheng District, Beijing 100006, China
Tel: 86-10-65132367
Fax: 86.10.65227911
Email: \n itapnt@public3.bta.net.cn Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Web: http://www.cccfna.org.cn

Çin Metal, Mineral ve Kimyasallar İthalatçılar ve İhracatçılar Ticaret Odası
China Chamber of Commerce of Metals, Minerals and Chemicals Importers and Exporters
Kurulu 1994 yılından bu yana, özellikle pazar araştırmaları yapılması ve pazarın sorunları konusunda hükümete öneri sunulması gibi konularda 2000’den fazla üyesine hizmet vermektedir.
22, Chaowai Street, Chaoyang District Beijing 100020, China
Tel: 86-10-65882501
Fax: 86.10.65880304
Web: http://www.cccmc.org.cn

Çin Tekstil İthalat/İhracat Ticaret Odası
China Chamber of Commerce for Import and Export of Textile
Kuruluş, özellikle dış ticarette karşılaşılan sorunların çözümü konusunda 4000’den fazla üyesine hizmet vermekte, ayrıca sektörün çıkarlarının korunması yönünde devlet ile üyeler arasında işbirliğine zemin yaratmaktadır.
7F 12 Panjiayuan Nanli, Chaoyang District, Beijing 100021, China
Tel: 86-10-67739273
Fax: 86.10.67739204
Web: http://www.ccct.org.cn

Çin Hafif Sanayi Ürünleri ve Sanat-El Sanatları İthalat/İhracat Ticaret Odası
China Chamber of Commerce for Import & Export of Light Endustrial Products and Arts-Crafts
3400 üyeli kuruluş, mevcut ihracat-ithalat durumu hakkında raporlar hazırlamakta, antidamping soruşturmalarında üyelerine yardımcı olmakta ve diğer gerekli konularda danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.
10th floor, Building No:12 Panjiayuan Nanli, Chaoyang District, Beijing 100021, China
Fax: 86-10-67732689

Çin İlaç ve Sağlık Ürünleri İthalat ve İhracatçılar Ticaret Odası
China Chamber of Commerce of Medicines & Health Products Importers & Exporters
Örgüt, özellikle ilaç ve sağlık ürünlerinin ticaretinin geliştirilmesi ve koordinasyonu, adil pazar koşullarının sağlanması ve üyelerin hukuki haklarının korunması konularında hizmet vermektedir.
8/F No:12 Panjiayuan Nanli, Chaoyang District, Beijing 100021, China
Tel: 86-10-67734761
Fax: 86-10-67734768
Web: : http://www.cccmhpie.org.cn

Çin Uluslararası Müteahhitler Birliği
China International Contractors Association
Devlet ile girişimciler arasında köprü vazifesini üstlenen kuruluş, uluslararası proje müteahhitliği ve ekonomik/teknik işbirliği konularında da görev almaktadır.
10th floor, South Wing CSCEC Mansion,No:15 Sanlihe Road, Beijing 100037, China
Tel: 86-10-88083070
Fax: 86-10-88083100
Web: : http://www.chinca.org.cn

Avrupa Birliği Ticaret Odası
European Chamber of Commerce in China
Türkiye’deki ticaret odalarının ÇHC’nde temsilcilikleri bulunmamaktadır. Ancak, Türkiye’nin gümrük birliği anlaşması ve aday ülke oluşu nedenleri ile Türk firmaları Çin’deki Avrupa Birliği Ticaret Odasına üye olabilmektedirler. Anılan Oda bünyesinde oluşturulan çalışma grupları, Çin’deki sektörsel gelişmeleri takip etmekte, raporlar hazırlamakta ve AB Komisyonuna tavsiyelerde bulunmaktadırlar. Gelecekte özellikle ÇHC’nin vermiş olduğu tavizlerin uygulanmasında önemli rol alacağı düşünülmektedir. Bu çerçevede, ÇHC’nde ile uzun vadeli ticari faaliyet göstermeyi ve yatırım yapmayı düşünen firmalarımızın bu Odaya üye olmasında fayda bulunmaktadır. Yıllık üyeli aidatı 5000 RMB (yaklaşık 600 ABD USD). Konuya ilişkin daha detaylı bilgi www.europeanchamber.com.cn adresinden temin edilebilir.
European Chamber of Commerce in China
Lufthansa Center, Office S-116, 50 Liangmaqiao Road
Chaoyang, Beijing 100016, P.R.China
Tel: (86-10) 64622065
Faks:64622067
E-mail: \n dgcce@public.gb.com.cn Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Internet: www.europeanchamber.com.cn

Çin Ulusal Kimyasallar Bilgi Merkezi
China National Chemical Information Center
No:53 Xiaoguan Str., Andingmen Wai Rd., Chaoyang District Beijing 100029, P.R.China
Tel: (86-10) 64420351
Faks:64437137
E-mail: \n oversea@chemhot.com Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Internet: www.sinocheminfo.com

Çin Reklam Birliği
China Advertisement Association (CAA)
Tel: 86-10-68322384 Faks:86-10-68344204.
Adres: Zhanlanguan Lu A-1 Xicheng District 100044 Beijing-CHINA
Çin’deki Bazı Kamu Kuruluşlarının İnternet Adresleri
Government Online
http://www.gov.cn

Ministry of Communications
www.moc.gov.cn

Ministry of Construction
www.cin.gov.cn

Ministry of Culture
www.ccnt.gov.cn

Ministry of Education
www.moe.edu.cn

Information Center
www.ceic.gov.cn

Chinese Electronics Standardization
Institute

www.cesi.gov.cn

Ministry of Finance
www.mof.gov.cn

Ministry of Foreign Affairs
www.fmprc.gov.cn

Ministry of Foreign Trade and Economic
Cooperation

www.moftec.gov.cn

Ministry of Health
www.moh.gov.cn

Ministry of Information Industry
www.mii.gov.cn

Ministry of Land and Resource
www.mlr.gov.cn

Ministry of Labor and Social Security
www.molss.gov.cn

Ministry of Railways
www.chinamor.cn.net

Ministry of Science and Technology
www.most.gov.cn

All China federation of Trade Unions
www.acftu.org.cn

State Administration of Foreign Exchange

www.safe.gov.cn

State Administration of Import and Export Commodity Inspection

www.ccib-china.com

China Meteorological Administration
www.cma.gov.cn

National Meteorological Center
www.nmc.gov.cn

National Satellite Meteorological Center
http://nsmc.cma.gov.cn

National Climate Center
http://ncc.cma.gov.cn

State Oceanic Administration
www.soa.gov.cn

State Administration of Radio, Film and TV

www.incmrft.gov.cn

State Administration of Taxation
www.chinatax.gov.cn

General Administration of Customs
www.customs.gov.cn

China National Tourism Administration
www.cnta.com

China Scholarship Council
www.csc.edu.cn

State Family Planning Commission
www.sfpc.gov.cn

Commission of Science, Technology and Industry for National Defense

www.costind.gov.cn

State Statistical Bureau
www.stats.gov.cn

State Bureau of Surveying and Mapping
www.sbsm.gov.cn

China Standardization and Information Classifying and Coding Institute

www.csicci.gov.cn

Patent Office
www.cpo.cn.net

Office for Special Economic Zones
www.sezo.gov.cn

State Information Center
www.cei.gov.cn

China Food Information Center
www.foodinfo.gov.cn

China Council for the Promotion of International Trade

www.ccpit.org

People’s Bank of China
www.pbc.gov.cn

China Central Television
www.cctv.com

China Radio International
www.cri.gov.cn

Supreme People’s Procuratorate
www.spp.gov.cn

Tibet Tourism Bureau
www.tibet-tour.com

Guilin Municipal People’s Government
www.guilin.gov.cn

Jiaxing Tourism Administration of Zhejiang

www.jiaxing-tourism.com

ShenZhen Trade Development Bureau
www.sztdb.gov.cn

Tianjin Municipal People’s Government
www.tianjin.gov.cn
Çin’in Devlet Kuruluşları
Enformasyon Sanayi Bakanlığı
Ministry of Information Industry
13 Xichang ,anjie Beijing 100804
Tel: (86-10) 66038848
Faks: (86-10) 66011370

Bilim ve Teknoloji Bakanlığı
Ministry of Science and Technology
Yi 15 Fuxinglu Haidian Beijing 100862
Tel: (86-10) 68530145
Faks: (86-10) 68512594

Merkez Bankası ÇHC Dış Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Bakanlığı
Ministry of Foreign Trade and Economic Cooperation (MOFTEC)
Dış Ticaret ve Dış Ekonomik İlişkilerden sorumlu bakanlıktır. Daha ayrıntılı bilgi http://www.moftec.gov.cn/moftec_en/ adresinden temin edilebilir.
Adres:No.2 Dong Chang’an Avenue,Beijing China (100731)
Tel:( 010 ) 67184455, 67081527
Faks:( 010 ) 67081513
E-posta: \n moftec@moftec.gov.cn Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

ÇHC Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Müşavirliği
The Economic and Commercial Counsellor’s Office of the Embassy of the People’s Republic of China in the Republic of Turkey
Adres:Ugur Mumcu Cad, No.72, 06700 Gazıosmanpasa, Ankara-
Tel:0090-312-4377107
Faks:0090-312-4466762

ÇHC İstanbul Başkonsolosluğu Ekonomi ve Ticaret Bölümü
The Economic and Commercial Section of the Consulate General of the People’s Republic of China in Istanbul
Memduhpaşa Yalısı Kireçburnu Mah. Mısırlı Cad. Sarıyer. İSTANBUL
Tel :212-2992634 / 212-2992188
Faks:212-2992633 / 2992187
E-mail: \n sws@netone.com.tr Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Çin Uluslararası Ekonomik ve Ticaret Hakemlik Komisyonu
China International Economic and Trade Arbitration Commission
6/Fl. Gaolan Building, 32 Liangmajiao Road, Chaoyang, Beijing 100016
Tel: (86-10)64646688
Faks:64643500 / 64643520
Internet: http://www.cietac.org.cn/ENGLISH/E_index.htm

Çin Deniz Ticaret Hakemlik Komisyonu
China Maritime Arbitration Commission
6 Gaolan Building, 32 Liangmajiao Road, Chaoyang, Beijing 100016
Tel: (86-10)64646688
Faks:64643500 / 64643520
Web site:www.arbitration.org.cn

Devlet Kalkınma Planlama Komisyonu
State Development Planning Commission
38 Yuetannanjie, Xicheng Beijing, 100824
Tel: (86-10) 68502968 / 68502407
Faks: (86-10)68502728

Devlet Ekonomi ve Ticaret Komisyonu
State Economic and Trade Commission
26 Xuanwumen Xidajie Beijing 10053
Tel: (86-10) 63193570
Faks: (86-10) 63193625

Tarım Bakanlığı
Ministry of Agriculture
11Nonzhanguan Nanli Beijing 10026
Tel: (86-10) 64192452
Faks: (86-10) 64192468

İletişim Bakanlığı
Ministry of Communication
11 Jianguomennei Dajie Beijing 100736
Tel: (86-10) 64292215
Faks: (86-10) 65292201

İmar Bakanlığı
Ministry of Construction
Baiwanzuang Haidian Beijing 100835
Tel: (86-10) 68394049
Faks: (86-10) 68313669

Kültür Bakanlığı
Ministry of Culture
83 Jia Dong’anmen Beijie Beijing 100722
Tel: (86-10) 65552035/65551934
Faks: (86-10) 65551934 / 65551959

Dışişleri Bakanlığı
Ministry of Foreign Affairs
2 Chaoneidajie Dongcheng Beijing 100701
Tel: (86-10) 65962600
Faks: (86-10) 65962660

Sağlık Bakanlığı
Ministry of Health
44 Houhaibeiyan Xicheng Beijing 100725
Tel: (86-10) 64012133

People’s Bank of China
32 Chengfanjie Xicheng Beijing 100800
Tel: (86-10) 68401188/66194840
Faks: (86-10) 66015346

Çin Sivil Havacılık İdaresi
Civil Aviation Administration of China
155 Dongsi Xidajie Beijing 100710
Tel: (86-10) 65135822
Faks: (86-10) 64016918

Gümrükler Genel İdaresi
General Administration of Customs
6 Jiangumennei Dajie Beijing 100730
Tel: (86-10) 65194114
Faks: (86-10) 66015346

Devlet Kalite ve Teknik Denetim Bürosu
State Bureau of Quality and Technical Supervision
4 Zhichunlu haidian Beijing 100088
Tel: (86-10) 62025867
Faks: (86-10) 62031010

Devlet Ecza İdaresi
State Drug Administration
Jia 38 Beilishilu Xicheng Beijing 100810
Tel: (86-10) 68313344
Faks: (86-10) 68315648

Devlet Sanayi ve Ticaret İdaresi
State Administration for Industry and Commerce
8 Sanlie Donglu Xicheng Beijing 100820
Tel: (86-10) 68010463
Faks: (86-10) 68010463

Devlet Fikri Mülkiyet Ofisi
State Intellectual Property Office
6 Xituchenglu,Jimenqiao Haidian Beijing 100088
Tel: (86-10) 62093289/62093276
Faks: (86-10) 62019615

Devlet İthal/İhraç Ürünleri Denetim İdaresi
State Administration for Inspection of Import and Export Commodities
Jia 10 Chaowai Dajie Beijing 100020
Tel: (86-10) 65994600
Faks: (86-10) 65994305

Devlet Kambiyo İdaresi
State Administration of Foreign Exchange
25 Yuetan Beijie Xicheng Beijing 100834
Tel: (86-10) 68402147
Faks: (86-10) 68402147
Çin’in Konsolosluk Bilgileri
ÇHC Ankara Büyükelçiliği
Gölgeli Sokak No.34, 06700 Gaziosmanpaşa/ANKARA 06700
Tel:312-4360328 Faks:312-4464248
E-mail: sgbgs@superonlıne.com

İstanbul Başkonsolosluğu
Memduhpaşa Yalısı Kireçburnu Mah. Mısırlı Cad. Sarıyer. İSTANBUL
Tel :212-2992634 / 212-2992188
Faks:212-2992633 / 2992187
 

T.C. PEKİN BÜYÜKELÇİLİĞİ / Ticaret Müşavirliği (Turkish Embassy, Trade Counsellor)
Görev Çevresi : Şanghay şehri, Anhui, Jiangsu ve Zhejiang Eyaletleri, Hong Kong ve Makao Özel İdare Bölgeleri dışında kalan bütün şehir ve bölgeler
Başvuru saatleri : 09.00-12.30, 14.00-18.00
Adres : San Li Tun Dong Wu Jie No:9 100600, Beijing
Tel : 86 (10) 6532 1715
Fax : 86 (10) 6532 5480
E-mail :

trkelcn@public.bta.net.cn Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

T.C. ŞANGHAY BÜYÜKELÇİLİĞİ
Görev Çevresi : Şanghay şehri, Anhui, Jiangsu ve Zhejiang Eyaletleri
Başvuru saatleri : 09.30-12.30 14.00-18.00
Adres :1375, Huai Hai Middle Road Qi Hua Tower 200031 Shanghai
Tel  : (21) 6278 5271
Fax : (21) 6278 5272
E-mail : trcenter@uninet.com.cn Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

T.C. HONG KONG BÜYÜKELÇİLİĞİ
Görev Çevresi : Hong Kong ve Makao Özel İdare Bölgeleri
Başvuru saatleri : 09.30-12.30 14.00-18.00
Adres : Room 301, 3/F SINO PLAZA 255-257 Glouchester Road, Causeway Bay
Tel  : (852) 2572 1331 / 2572 0275
Fax : (852) 2893 1771
E-mail : turkcons@netvigator.com
Çin'e Giriş Ve Çıkışlarda Yasaklı Ürünler
Çin’e Girişi Yasaklanan Mallar:
  • Değişik silah türleri, silah taklitliğinde kullanılan mallar, cephane ve patlayıcılar;
  • Sahte para faturaları ve teminatları;
  • Basılmış cisimler, filmler, resimler, kasetler, audiokasetler, videokasetler, ‘phonograph’ kayıtları, optik laser diskleri, bilgisayar hafıza medya ve Çin’in politikasına, ekonomisine, kültürüne ve ahlakına zarar verebilecek bütün diğer ürünler;
  • Değişik sert/keskin zehir türleri;
  • Afyon, morfin, eroin ve marihuana, ve aynı zamanda insanlarda bağımlılık yaratan başka uyuşturucu ve ruhsal uyuşturucu maddeleri;
  • Hayvanlar, bitkiler, tehlikeli hastalık mikroplar, zararlı böcekler ve diğer tehlikeli canlılar;
  • Çin politikasının, ekonomisinin, kültürünün ve ahlaki çıkarlarına zararlı ürünler;
  • İnsan ve hayvan sağlığına  zararlı olabilecek, bulaştırıcı hastalıklar-çeken yada hastalık yayma potansiyeline sahip olan bölgelerden gelen gıda, ilaç ve diğer ürünler.
  • Çıkışı yasak olan ürünler:
  • Çin’e girişi yasak olan kategorideki listelenmiş bütün ürünler;
  • Yazmalar, basılmış cisimler, filmler, resimler, ‘phonograph’ kayıtları, vizyon filmleri, audio kasetleri, video kasetleri, laser optik diskler, bilgisayar hafıza medya ve Çin devlet sırlarıyla ilgili olan diğer yazılar;
  • Nadir antikalar ve diğer girişi olan antikalar;
  • Fauna ve florayı tehlikeye atacak cinsler (ve onların türedikleri dahil), aynı zamanda tohumları ve üreme materyalleri.
Çin’in Döviz Kontrolü
Döviz ile Ödemeler ve Döviz ile Ödeme Kabul Etme Üzerinde Denetim
Çin Halk  Cumhuriyeti’nde (ÇHC) döviz ile ödemeler, cari hesap veya sermaye hesapları üzerinden gerçekleştirilmektedir.  Cari hesap, ticaret ve işgücüne ilişkin ödemelerin tek  yönlü döviz transferleri ile yapılmasını kapsamaktadır.  Cari hesaplar üzerinden yapılan uluslararası ödemeler ve transferler hakkında herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır.  Sermaye hesabı, doğrudan yatırımlar, her türlü kredi, portföy yatırımı ve benzeri gerekçeler ile döviz ödemeleri ve ödeme alıntısını kapsamaktadır. Sermaye hesabı haraketleri üzerinde sıkı bir denetim mevcuttur.

Yabancı Sermayeli İşletmelerin Döviz Transferleri Üzerindeki Deneti
a) Cari Hesaplar

Cari Hesaplar  Altında Alınan Döviz Transferleri
Yabancı sermayeli işletmeler (Foreign-invested enterprise, FIE), Devlet Döviz İdaresi’nin (the State Administration of Foreign Exchange - SAFE)  ön onayını alarak, SAFE’den alınan “Döviz Tescil Sertifikası” ( Foreign Exchange Registration Certificate) ve diğer destekleyici belgeler ile birlikte ÇHC Hükümetince belirlenmiş bankalarda döviz hesabı açabilmektedir. Yabancı sermayeli işletmeler, banka cari hesablarına transfer edilen   dövizin hepsini hesapda tutamamakta ve sadece SAFE’nin belirlediği miktar dövizi cari hesaplarında muhafaza edebilmektedir.  Sözkonusu miktarı aşan döviz, ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalara satılmak zorundadır.

Cari Hesaplardan Yapılan Döviz  Ödemeleri
Yabancı sermayeli işletmeler, kendi faaliyet alanına ilişkin olarak yurtdışına ödeme yapmak zorunda olduğu zaman kendi banka döviz hesabından çekerek gerekli transferi yapabilmekte ve sözkonusu hesapdaki döviz miktarı yapılacak ödeme için yeterli olmadığı takdirde, ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalardan Renminbi ile döviz satın alabilmektedir. Konuya ilişkin detaylar aşağıdaki gibidir:

1. Yabancı sermayeli şirketlerin yabancı ortağı/ortakları, vergilendirme sonrası paylarına düşen firma faaliyet karlarını ve temettülerini, yönetim kurulunun kar ve temettü  dağıtım yüzdelerine ilişkin kararının ibrazı ile şirketin banka döviz hesabından ya da sözkonusu hesapdaki döviz yeterli olmadığı takdirde, ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalardan döviz satın alınarak kendi ülkelerine transfer edebilmektedir.
2. ÇHC’deki yabancı sermayeli işletmelerin yabancı, yabancı ülkelerde yerleşik  Çinli, Hong Kong’lu, Macao’lu ve Tayvan’lı çalışanlarının vergilendirme sonrası eline geçen maaşları ve diğer kanuni gelirleri, dövize çevrildikden sonra ilgili destekleyici belgelerin ibrazı ile ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalar aracılığıyla çalışanların ülkelerine gönderilebilmektedir.
3. Vergilendirme sonrası döviz olarak ödenebilen hisse temettüleri, kar paylaşımına ilişkin yönetim kurulu kararının ibrazı ile şirket banka döviz hesaplarından veya sözkonusu hesapdaki döviz yeterli olmadığı takdirde, ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalardan döviz satın alınarak hisse sahiplerinin ülkesine transfer edilebilmektedir.

Döviz Alıntılarının ve Ödemelerin Gerçekleştirilmesi ve İlgili İşlemlerin Kapatılması
SAFE’nin ilgili düzenlemeleri çerçevesinde, yabancı sermayeli işletmelerden yapılan her ihracatın   kayıt ettirilmesi istenmektedir.  Döviz cinsi olarak alınan ihracat gelirlerinin ilgili banka hesabına transferi için yapılması gereken işlemler gerçekleştirilmekte ve takiben daha önce ihracata ilişkin yapılan sözkonusu kayıt üzerinden teyid edilerek kapatılmaktadır. İthalat yapmak için yurtdışına döviz transferlerinde de aynı prosedür takip edilmektedir.

b) Sermaye Hesapları

Sermaye Hesabı Altında Döviz Alıntıları

 

  • Yabancı ve Çinli ortaklar tarafından, yabancı sermayeli ortak yatırım şirketlerine sağlanan yatırım sermayesi,
  • Dış borçlar, yurtdışına ödenmek üzere alınan krediler ve ÇHC’de yerleşik ÇHC finans kuruluşlarından yabancı sermayeli şirketlere verilen döviz cinsi krediler,
  • Yabancı sermayeli işletmelerin hisselerinden elde edilen döviz gelirleri ve sermaye hesabı altında diğer döviz alıntıları.

 

Sermaye Hesabı Altında Döviz  Alıntılarının  İdaresi
Yabancı sermayeli işletmeler, yurtdışından ÇHC’ye döviz transfer edilebilmesine ilişkin hukuki düzenlemelerde yapılması istenen işlemleri tamamlayarak ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalarda sermaye döviz hesabı açmakla yükümlüdür. Sözkonusu bankalara yapılacak herhangi  bir döviz satışının  SAFE tarafından onaylanması gereklidir.

Yabancı  sermayeli işletmeye yabancı ve Çinli ortaklarca döviz cinsi yatırım sermayesinin transfer edilebilmesi için öncelikle  ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalarda bir sermaye hesabı açılması istenmektedir. Sözkonusu hesapda tutulan döviz, SAFE’nin ön onayının alınması şartı ile  sermaye hesabı harcamaları kadar cari hesap harcamalarının ödenmesinde de kullanılabilmektedir. 

Yurtdışından alınan borçlar, yurtdışına geri ödemeli krediler ve ÇHC’deki yerel finans kuruluşlarınca yabancı sermayeli işletmelere verilen döviz cinsi kredilerin transferi  için ilgili firma adına bankada bir kredi hesabı açılmalıdır. Sözkonusu kredi hesabında muhafaza edilecek döviz miktarı, dış borçlar, yurtdışına geri ödemeli krediler ve ilgili döviz cinsi krediler ile alınan ve SAFE’den onay alınan ve kayıt yaptırılan kredi anlaşmalarında belirtilen  miktar ile aynı olmak zorundadır. Ayrıca, anılan banka döviz hesabındaki döviz, sadece kredi anlaşmasında belirtilen ve SAFE’nin ön onayına tabi olan  amaçlar için kullanılmak zorundadır.

Yabancı sermayeli işletmelerin sahip olduğu şirket hisselerinden elde edilen döviz gelirleri için bir portföy hesabı açılmalıdır. Bu hesapdaki dövizler, döviz cinsi hisse gelirlerinden oluşmak zorundadır. Ayrıca, sözkonusu portföy hesabındaki döviz, yerel menkul değerler denetim dairelerince onaylanmış prospektüs (Kişileri bir şirketin hisse senedi veya tahvillerini satın almaya davet eden belge) de belirtilen amaçlar için kullanılmalıdır.

Sermaye Hesabından Yapılan Ödemeler

 

  • Alınan dış kredi anaparasının geri ödenmesi ve dış kredi garantilerinin ödenmesi;
  • Yabancı sermayeli şirketlerin döviz cinsinden yatırım sermayesinin artırılması, devri veya yatırım sermayesinin diğer şekillerde yapısının değiştirilmesi;
  • İlgili düzenlemelere uygun olarak yabancı sermayeli şirketlerin tasfiyesinden elde edilen sermaye gelirleri;
  • Yabancı ortak tarafından elde edilen karların ÇHC içinde ortağı olduğu  yabancı sermayeli  şirketlerin  sermayelerinin artırılmasında  veya yeni bir ortak yatırım şirketi kurulmasında değerlendirilmesi;
  • Yatırımcı firmalarca  ya da şahıslarca döviz cinsinden sermaye ile ÇHC’deki yatırımlarının artırılması;

 

Sermaye Hesabından Yapılan Döviz Ödemelerinin İdaresi
“Çin Halk Cumhuriyeti Döviz Kontrol Düzenlemeleri” ( Regulations for Foreign Exchange Control of the People’s Republic of China) uyarınca sermaye hesabına tüm döviz alıntıları ve sermaye hesabından döviz ödemeleri SAFE’nin ön onayına tabidir. 

Yabancı sermayeli firmaların hangi gerekcelerle banka sermaye hesablarından döviz ile  ödeme yapabileceği aşağıda belirtilmektedir:

 

  • Alınan Dış Kredilerin Geri Ödenmesi:  ÇHC, dış kredilerin yönetiminde bir ön onay sistemini benimsemiştir. SAFE, alınan dış kredilerin ilgili mevzuata göre tescil ettirilmediği takdirde dış kredi geri ödeme başvurusuna onay vermemektedir. Yabancı sermayeli şirketler, dış kredi anaparası, faizi ve ilgili harçların ödemesinin yapılabilmesi için gerekli olan SAFE’nin ön onayını almak üzere başvuruda bulunduğunda, dış kredinin SAFE’ye tescil ettirildiğini gösteren belge, dış kredi sözleşmesi ve kredi verenin kredi anapara ve faiz geri ödemelerine dair tebliği (Tebliğ, kredi anapara ve faizi, faiz oranını, faiz hesaplama methodunu, ve faiz tahakkuk eden gün sayısını ve diğer ilgili bilgileri içermelidir.) ibraz etmelidir. SAFE’nin onayı alınmak şartı ile yabancı sermayeli işletmeler, kendi banka döviz hesaplarından veya ÇHC Hükümetince belirlenmiş bankalardan döviz satın alarak ödeme yapabilmektedir. Yabancı sermayeli  şirketler, ÇHC’deki yerel finans kuruluşlarına döviz kredisi anaparası, faiz ve ilgili harçların ödenmesi için gerekli olan SAFE’nin ön onayı alınmak üzere, “Döviz Kredi Tescil Sertifikası” (Registration Certificate of Foreign Exchange -Debt- Loan), kredi veren kuruluşun anapara ve faiz geri ödenmesine ilişkin tebliği ve kredi anlaşması gibi gerekli  belgelerin ibrazı ile kredi hesabı açılan ilgili finans kuruluşuna başvurmalıdır.  Dış kredi garanti sözleşmesinin alınması için yerel döviz idaresine tescil ettirilmesi ve SAFE’nin ön onayının alınması gereklidir.  Kredi sözleşmesinin şartlarına uygun dış garantinin alınması için SAFE’nin ön onayı istenmektedir.
  • Kıyı Ötesi Yatırımlar (Offshore Investments): Yurtdışına yatırım yapmak için ilgili onay merciine başvuru yapılmadan önce yatırım sermayesinin kaynağı SAFE tarafından teftiş edilmelidir. SAFE tarafından onaylanması şartı ile sözkonusu yatırım sermayesi ülke dışına çıkarılabilmektedir.
  • İşletmenin Tasfiyesi: İlgili düzenlemelere uygun olarak yabancı sermayeli bir şirketin tasfiye edilmesi ve takiben tüm vergiler ödendikden sonra kalan bakiye sermayeden yabancı hissedarın payına düşen miktar, SAFE’den ön onay alınmak şartı ile ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalar aracılığıyla veya kişi beraberinde hissedarın ülkesine, ülke dışına transfer edilebilmektedir. Çinli ortağa ait olan dövizin tamamı ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalara satılmalıdır.
  • Yeniden Yatırım: Eğer yabancı sermayeli şirketin yabancı ortağı, ÇHC’de Renminbi veya döviz olarak şirket faaliyetlerinden elde edilen karları yeniden ÇHC’de yatırıma dönüştürmek ister ise, ilgili belegelerin ibrazı ile yerel döviz idaresine başvurmalıdır.  Yerel döviz idaresi, yapılan denetimin olumlu   sonuçlanması   halinde  yeniden  yatırım  yapılan  işletmenin  faaliyet kaydını yapacak ve ilgili yetkili muhasebe şirketi de şirketin kredi denetim onayı talebine istinaden bir tasdik belgesi düzenleyecektir.  Şirket karlarını  yatırıma dönüştüren şirket, SAFE’den alınmış geçerli izinlerin ibrazı ile  kendi banka döviz hesabından veya sermaye hesabından ödeme yapabilmektedir.
  • Sermaye Artırımı: Yabancı sermayeli firmaların yabancı ortağı, ÇHC’deki kendi yatırımlarını artırmak istediği takdirde, ilgili  dairelerden alınan  onay belgeleri ve diğer ilgili belgelerin ibrazı ile yerel döviz idaresine başvurması gerekmektedir.
  • Yabancı Sermayeli Yatırım Şirketleri: Eğer bu şirketler, ÇHC’de döviz fonları ile yatırım yapmak isterse SAFE’den ön onay alınması gerekmektedir.
  • Kayıtlı sermayenin artırılması, tasfiyesi veya diğer şekillerde sermaye yapısının değiştirilmesi: Bir yabancı sermayeli işletme, kayıtlı sermayesini artırmak, tasfiye etmek veya bir başka şekilde kayıtlı sermayesinin yapısını değiştirmek istediğinde, SAFE’den ön onay alması gerekmektedir. Yabancı sermayeli firmalar, SAFE tarafından düzenlenen “Yabancı Sermayeli Firmalar Döviz Yatırım Sermayesi Yurtiçi Transferi Onay Mektubu”nun (FIE Foreign Exchange Investment Capital Domestic Transfer Approval Letter) ibrazı ile ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalar aracılığı ile yatırım yapılan şirket banka hesabına döviz transferi yapabilmektedir.
  • Muhkim Organizasyonlar  ve Personellerinin Döviz Cinsi Gelirlerinin ve Harcamalarının İdaresi
    ÇHC’deki yabancı büyükelçilikler, konsolosluklar, uluslararası kuruluşlar ve hukuki kişilik statüsüne haiz diğer yabancı kuruluşlar kendi dövizlerini muhafaza edebilmektedir. Sözkonusu uygulama, anılan kuruluşların çalışanları için de geçerlidir. İlgili personel bu alandaki düzenlemelere uygun olarak belirlenmiş bankalarda döviz hesabı açabilmektedir.

    Sözkonusu muhkim kuruluşlar ve bunların personelinin tüm hukuki Renminbi gelirleri, geçerli ispatlar ve faturaların ibrazı ile SAFE tarafından belirlenmiş bankalarda dövize dönüştürülebilmekte ve ÇHC dışına transfer edilebilmektedir. Anılan kuruluşların yurtdışından ÇHC’ye transfer ettikleri dövizler veya personelleri beraberinde ÇHC’ye getirilen dövizler, kendi bünyelerinde tutulabileceği gibi belirlenmiş bankalara yatırılabilmekte veya satılabilmektedir.  Sözkonusu döviz, geçerli belgelerin ibrazı ile SAFE tarafından belirlenmiş bankalar aracılığıyla ya da kişi beraberinde ÇHC dışına transfer edilebilmektedir.

    ÇHC’de muhkim yabancı organizasyonlar ve çalışanları, ÇHC dışından getirdikleri ya da ÇHC’de satın alınan kişisel ekipmanları, eşyaları ve aletleri satması halinde satış sonrası elde edilen Renminbi’yi SAFE  tarafından belirlenmiş bankalarda dövize çevirebilmekte ve kuruluş faaliyet kayıt sertifikası veya kişisel kimlik belgeleri ve ilgili satışlarını ispatlayan belgelerin ibrazı ile ÇHC dışına transfer edebilmektedir.

    ÇHC’de kısa süre kalan yabancı uyruklu kişiler, yabancı ülkelerde yerleşik Çinliler ve Hong Kong, Macao ve Tayvan muhkimleri, ÇHC’de kaldıkları süre içinde kullanamadıkları Renminbi’leri pasaportlarını ve Renminbi alım-satım makbuzunun aslının (Altı ay geçerlidir) ibrazı ile dövize geri çevirebilmekte ve beraberlerinde ÇHC dışına çıkarabilmektedir.

    Yabancı Yatırımcının Sahip Olduğu Hisse Oranında Şirket Karlarını Kendi Ülkesine Transfer Etmesi
    ÇHC, yabancı sermayeli şirketlerin ve kıyıötesi (off-shore) hisse senedi satışı yapan  firmaların, şirket faaliyet karları, temettü ve ikramiyelerin (hissedarlara verilen fevkalade temettü) yurtdışına çıkarılmasına müsaade etmektedir.  Sözkonusu gelirlerin transferi, SAFE’nin ön onayını gerektirmemektedir. İşletmeler, gerekli belgelerin ibrazı ile döviz idaresine menşe ülkeye gelir transferine ilişkin ayrıntılı bilgi vererek ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalar aracılığı ile gelirlerini yabancı  ülkelere transfer edebilmektedir.

    “Belirlenmiş Bankalar Tarafından Karların, Temettülerin ve İkramiyelerin Yatırımcının Ülkesine Transferine İlişkin Tebliğ”ne (Notice on Issues Concerning the Remittance of Profits, Dividens and Bonuses by Designated Banks) uygun olarak SAFE, çeşitli aralıklar ile 100.000 ABD Dolarına veya daha fazla değere denk miktardaki gelir transferlerine veya gerçekliğinin belirlenmesinde kuşku oluşan gelir transferlerini denetleme yetkisine haizdir.

    Karların, Temettülerin ve İkramiyelerin Yabancı Yatırımcının Ülkesine Transfer Edilmesine İlişkin Prosedür

    Bankaya İbrazı Gereken Belgeler
  • Vergi ödendi beyannamesi ve vergi iadesi belgesi (Vergi muafiyeti ve indiriminden faydalanabilen işletmeler ayrıca, yerel vergi bürosundan düzenlenmiş ilgili belgeleri ibraz etmelidir.);
  • Muhasebe firması tarafından hazırlanmış cari yıla ait karlar, temettü  ve ikramiyelere ilişkin denetim raporu;
  • Temettü ve ikramiye dağıtımına ilişkin yönetim kurulu kararı;
  • Yabancı sermayeli işletmenin döviz tescil sertifikası (Foreign Exchange Registration Certificate of Foreign-invested Enterprise);
  • Muhasebe firmasınca hazırlanmış kredi raporu;
  • SAFE tarafından istenen diğer bilgiler;
  • Daha önceki yıllardan karlar, temettü ve ikramiyelerin yatırımcının ülkesine transferi için yabancı sermayeli işletmenin ilgili yıldaki finansal durumunu gösteren denetim raporu da bankaya ibraz edilmelidir.

 

Banka Belgelerin Doğruluğunu Denetler

Banka Gelir Transfer Prosedürünü Tamamlar
Banka, transfer edilen karlar, temettüler ve ikramiyeleri, döviz kayıt sertifikası ve vergi ödendi beyannamesi üzerinde sırasıyla belirtecek ve resmi mühürü ile tasdik edecektir. Gelir transferi tamamlandıkdan sonra banka sözkonusu iki belgenin birer suretini kayıtlar için muhafaza edecektir. 

Banka İlgili İşlemleri Yerel Döviz İdaresine Rapor Eder
Her ayın ilk beş işgünü içinde banka, bir önceki ay boyunca yabancı sermayeli işletmeler tarafından yurtdışına transfer edilen karlar, temettüler ve ikramiyeler hakkında hazırlanan raporu (Hesap çizelgesi şeklinde) yerel döviz idaresine sunmaktadır. 
Çin’deki Vergi İdaresi
Yabancı Sermayeli Firmalar ve Yabancılar için Başlıca Vergi Katagorileri

Katma Değer Vergisi
Ciro vergisi tipinde olan katma değer vergisi (Value-added Tax, VAT), üretimin ya da malların dağıtımının (Malların üreticiden - nihai tüketiciye ulaştırılması prosedürü) çeşitli aşamalarında ürünlerin değerindeki yükselme üzerinden  veya ürünlere eklenen değerler üzerinden  tahsil edilmektedir. ÇHC’de malların satışı veya ithalatı veya ham maddelerin ve ara mallarının işlenmesi, tamiri veya bakımı hizmetleri faaliyetlerinde bulunan tüm firmalar ve şahıslar KDV ödemek zorundadır.

a) Vergi Mükellefi
ÇHC’de KDV mükellefleri, farklı vergi hesaplama methodları ile faaliyet ölçekleri ve muhasebe  denetim sistemleri temel alınarak genel vergi mükellefi ve küçük ölçekli vergi mükellefi olarak iki alt gruba ayrılmaktadır. 

Küçük Ölçekli Vergi Mükellefleri,  üretim faaliyetlerinde  bulunan veya vergilendirilebilir hizmetleri sağlayan vergi mükellefleri için  1 milyon Rmb ve toptan satış ile parakende satış alanında faaliyet gösteren işletmeler için 1,8 milyon Rmb’den az olmayan miktarlar şeklinde tanımlanmış asgari standard gelir düzeylerinin altında vergilendirilebilir satış cirosu olan muteber muhasebe ve denetim sistemi bulunmayan vergi mükellefleridir.

Genel Vergi Mükellefleri,  genel olarak küçük ölçekli vergi mükelleflerinin vergilendirilebilir satış cirolarından daha fazla yıllık vergilendirilebilir satış cirolarına sahip  işletmeleri ifade etmektedir.  Muteber bir  muhasebe ve denetim sistemi olan küçük imalatçı firmalar, genel vergi mükellefi olarak tanımlanabilmektedir. Ancak, şahıslar, tüzel  kişiliği olmayan birimler ve düzenli olarak  vergilendirilebilir faaliyetlerde bulunmayan işletmeler, küçük ölçekli vergi mükellefler için belirlenen standardları aşan vergilendirilebilir yıllık satış matrahı sahibi olsalar dahi küçük ölçekli vergi mükellefi olarak tanımlanmaktadır.

b) Hesaplama Methodu


Küçük Ölçekli Vergi Mükellefi tarafından ödenecek KDV miktarı, satış değeri ve üretim girdileri üzerinden  alınan  KDV için vergi iptali ya da vergiden muafiyet ya da indirim yapılmadan belirlenen vergi oranı temel alarak basit bir method ile hesaplanmaktadır.  Ticari işletmeler için % 4 ve diğer alanlarda faaliyet gösteren firmalar için % 6 uygulanabilir KDV oranlarıdır. Bu çerçevede, KDV hesaplama methodu aşağıdaki gibidir:

Ödenecek Vergi Miktarı  = Satış Değeri X Vergi Oranı (% 4 veya % 6)
·       Konsinye satışlarda, bedeli ödenmeden mağaza tarafından rehin alınan ürünlerin  satışında, ikinci el malların satışında ve  ilgili kurumca onaylanmış gümrük vergisiz satış mağazalarında vergisiz olarak yapılan parakende  satışlarda, vergi, vergi mükellefinin küçük ölçekli olup olmadığına bakılmaksızın yukarıdaki basit hesaplama methodu kullanılarak % 4 oranında vergi tahsil edilmektedir.

Genel Vergi Mükelleflerince  ödenecek fiili KDV miktarı,  girdi malları için ödenen KDV’nin çıktı mallar üzerinden yukarıda belirtilen basit hesap ile belirlenen KDV miktarından mahsup edilmesi sonucu elde edilmektedir. Ödenecek verginin hesaplanma formülü aşağıdaki gibidir:

Ödenecek Vergi = Cari Çıktı KDV - Cari Girdi KDV
Çıktı KDV = Satış Değeri X Uygulanabilir Vergi OranıEğer cari çıktı KDV, cari girdi KDV miktarından küçük ise, tamamen iptal edilemeyen veya düşülemeyen (mahsup edilemeyen) miktar izleyen vergi dönemine aktarılabilmektedir.
· İthal Mallar Üzerinden Tahsil Edilen KDV: Vergi mükellefleri tarafından ithal edilmiş mallar üzerinden alınacak KDV, birleşik vergi matrahı ve girdi KDV için muafiyet  veya indirim uygulamadan uygulanabilir vergi oranı temel alınarak hesaplanmaktadır.  Ödenecek  verginin hesaplanma methodu aşağıdaki gibidir:

Ödenecek Vergi = Birleşik Vergi Matrahı X Uygulanabilir Vergi Oranı
Birleşik Vergi Matrahı = Gümrük Vergi Matrahı + Gümrük VergisiVergilendirilebilir tüketim malları ithal eden vergi mükellefi için tüketim vergisi birleşik vergi matrahına eklenmektedir.

c) Vergilendirilebilir Kalemler ve Vergi Oranları
ÇHC’de iki KDV oranı vardır: % 17 olan temel KDV oranı ve % 13 olan daha düşük oranlı bir ikinci KDVoranı. Düşük oranlı % 13 KDV’ye tabii olan mallar aşağıdaki gibidir

HububatBitkisel Yağlarİçme Suyu
Isıtma AraçlarıKlimalarSıcak Su
Kömür Gazı Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (Liquefied Petroleum Gas, LPG)Doğal Gaz
MethanMeskenler için Kömür ÜrünleriKitaplar
Gazeteler ve DergilerHayvan Yemleri Kimyasal Gübreler
Tarım İlaçlarıTarım Makinaları Tarımsal Plastik Levhalar
Devlet tarafından belirlenmiş diğer ürünler


d) İhracat Vergi Muafiyeti ve İadesi
ÇHC, ihracatta % 0 vergi uygulanmaktadır. ÇHC’de  ihracata bağlı vergi  bulunmamakta ve daha önceki aşamalarda yapılan vergi ödemeleri ihracatta iade edilmektedir.

e) Özel KDV Faturası
· Genel vergi mükellefi, vergi otoritelerinden özel KDV faturası satın alabilmektedir. Küçük ölçekli vergi mükellefleri ve KDV vergi  mükellefi olmayanlar, sözkonusu faturaları satın alamamakta  ya da kullanamamaktadır.
· Vergilendirilebilir ürünleri satan genel vergi mükellefleri, alıcılara özel KDV faturası vermek zorundadır. Ancak, vergilendirilebilir ürünlerin tüketicilere satışı ve gümrük  vergisiz ürünler satış veya ihracat için ürünlerin satışı için özel KDV faturası düzenlemek zorunluluğu bulunmamaktadır. Ayrıca, küçük ölçekli vergi mükelleflerine vergilendirilebilir ürünlerin satışında özel KDV faturası düzenlenmesi zorunlu değildir.
· Devlet tarafından belirlenen şartlara uygun olmayan özel KDV faturaları, girdi KDV indirimleri ya da muafiyetleri için yapılan  başvurularda kullanılamamaktadır.

f) Vergi Mükellefiyeti ve Ödeme Dönemi
Mal veya vergilendirilebilir hizmetlerin arzında, vergi mükellefiyeti, vergi mükellefinin mal ya da hizmet karşılığı tam ödemeyi ya da ödemeyi kanıtlayıcı belgeyi aldığı an tahakkuk etmektedir.  İthal edilen ürünlerde ise, KDV mükellefiyeti gümrük beyannamesi verildiği an tahakkuk etmektedir.

Vergi ödeme dönemi, vergi mükellefinin ödeyeceği miktara bağlı olarak yetkili vergi otoritelerince belirlenmek üzere bir gün, üç gün, beş gün, 10 gün, 15 gün veya 1 ay olabilmektedir.

Tüketim Vergisi
Tüketim vergisi, ÇHC’de üretim, taşaron imalat veya aşağıda belirtilen 11 ürünün ithalatı  alanında faaliyet gösteren işletmeler ve şahıslar tarafından satılan vergilendirilebilir tüketici ürünlerinin satış değeri veya miktarı üzerinden ödenen bir vergidir.
·       Sigaralar,
·       Alkollü içeçekler ve alkol,
·       Kozmetik ürünler,
·       Çilt ve saç bakım ürünleri,
·       Saf mücevherat ve değerli taşlar,
·       Kestane fişeği (Firecracker) ve havai fişekleri (fireworks),
·       Benzin (Normal),
·       Dizel benzin,
·       Motorlu  taşıt lastiği,
·       Motorbisiklet,
·       Küçük motorlu arabalar.

Tüketim vergisi, tüketim malları üzerinden en yüksek KDV oranında tahsil edilmektedir. Tüketim vergisi, bir işletmenin yürüttüğü alım-satım işlemlerindeki fiyata dahil edilmekte ve sadece, üretim, taşoran imalat ve vergilendirilebilir tüketim  ürünlerinin ithalatı üzerinden tahsil edilmektedir. Tüketim vergisi, alım-satım fiyatına dahil edilmesi nedeniyle toptan satış  ve parakende satış gibi müteakip aşamalarda tahsili mümkün değildir. Sözkonusu vergi, nihai olarak tüketiciye yansıtılmaktadır.

a) Vergi Mükellefi
Tüketim vergisi mükellefi, üretim, taşaron  imalat ve vergilendirilebilir tüketim malları ithalatı alanlarında faaliyet gösteren firmalar ve şahıslardır.

b) Vergilendirilebilir Ürünler ve Vergi Oranları
Tüketim vergisi, % 3 ila % 46 arasında değişen  25 farklı vergi oranı (vergi miktarı) ile 11 vergilendirilebilir ürün grubu üzerinden tahsil edilmektedir. Tüketim vergisi genel olarak üretim aşamasında değer üzerinden tahsil  edilmekte ancak, geleneksel Çin alkollü içeçekleri (yellow spirits), bira, benzin ve dizel benzinden  miktar üzerinden (maktu vergi) alınmaktadır. İhraç edilen vergilendirilebilir ürünler, devlet tarafından aksi belirtilmediği sürece tüketim vergisinden muaftır.

c) Vergi Hesaplama Methodu
Miktara göre ödenecek verginin hesaplanmasında satış miktarı vergi matrahı olarak kullanılmaktadır.
Ödenecek Vergi = Satış miktarı X Bir birim için vergi miktarı
Değere göre ödenecek verginin hesaplanmasında satış değeri vergi matrahı olarak kullanılmaktadır.
Ödenecek Vergi = Satış değeri (veya ithalat değeri) X Vergi oranı

d) Vergi Mükellefiyeti ve Ödeme Vadesi
Vergilendirilebilir tüketici ürünlerinin satışında,  tüketim vergisi mükellefiyeti, vergi mükellefinin alım-satım işlemine bağlı tam ödemeyi tahsil ettiği veya ödemeyi kanıtlayıcı belgeyi aldığı an tahakkuk etmektedir. Malların ithalatında ise, gümrük beyannamesinin verildiği an tüketim vergisi mükellefiyeti doğmaktadır.

Tüketim vergisi ödeme vadesi, vergi mükellefinin ödeyeceği vergi miktarı bağlı  olarak yetkili vergi otoritesince belirlenmek üzere bir gün, üç gün, 10 gün, 15 gün veya bir ay olmaktadır.

Gümrük Vergisi
Gümrük vergisi, Gümrük İdaresi tarafından ticari malların veya maddelerin ÇHC’nin ulusal sınırlarından veya gümrük sınırlarından çıkarken ya da girerken tahsil edilen vergidir.

a) Vergi Mükellefi
Ticari mallar üzerinden alınan gümrük vergisini ödeyenler, ithal malların alıcıları ve ihraç malların satıcılarıdır.   İthalatcı ithalat vergisi ödemekle yükümlü iken ihracatcı ihraç vergisi ödemek zorundadır. Gümrük vergisi  mükellefi tanımı, kişisel valiz ve eşyalar ile ülkeye giriş yapan yolcuları,  kişisel eşyaları taşıma hizmeti veren şahısları (firmaları), diğer kanallar vasıtasıyla ÇHC’ye giren kişisel eşyaların ve hediyelerin sahipleri ve ÇHC’ye gelen kişisel  postaların alıcılarını da kapsamaktadır.

b) Vergi Oranları
ÇHC, ithalat vergisi için iki kolonlu tarife  sistemini benimsemiştir. Genel vergi oranları, ÇHC ile ikili tarife  anlaşması imzalamamış ülkelerden ve bölgelerden ithal edilen mallara ve tercihli vergi oranları, ÇHC ile sözkonusu anlaşmayı imzalamış ülkeler ve bölgelerden ithal edilen mallara tatbik edilmektedir.  Maktu vergiler, birleşik vergiler ve değişebilir vergiler, seçilmiş belirli sayıdaki ithal malların üstünden tahsil edilmektedir. ÇHC’de bugünkü ortalama ithalat vergi oranı % 15,3’dür.

İhracat için gümrük oranı ise, genel veya tercihli oranlar şeklinde bölünmemektedir. Tarifeler % 20  ila % 50 arasında değişen beş kademeli bir çizelgede düzenlenmiştir.

c) Gümrük Değerleri
İthal ürünlerin CIF (Cost, Insuarance, Freight, CIF - Maliyet, Siğorta, Nakliye) fiyatı, genel olarak ithal malların gümrük değeri ve ihraç ürünlerin FOB (Free on Board, FOB-Güvertede Teslim) fiyatı ihraç  malların gümrük değeri olarak kabul edilmektedir.

d) Hesaplama Methodları
Ödenecek gümrük vergi oranı, malların gümrük değeri ve ithal edilen malların miktarı veya ihraç edilen malların miktarı ile uygulanabilir vergi oranını veya vergi miktarının çarpımı ile hesaplanmaktadır.

Ödenecek Vergi = Vergilendirilebilir ithal veya ihraç malların miktarı X Birim gümrük değeri X uygulanabilir vergi oranı
veya
Ödenecek Vergi = Vergilendirilebilir ithal veya ihraç mallarının miktarı X Uygulanabilir standard vergi miktarı

e) Gümrük Vergilerinin Ödenmesi
Vergi mükellefi veya mükelleflerin  acentaları, Gümrük İdaresi tarafından ödenmesi gereken  gümrük vergisinin hesaplanması ve teblig edilmesini izleyen 7 gün içinde, gümrük vergisini belirlenmiş bankalara ödemektedir.

İşletme Vergisi
İşletme vergisi, ÇHC’de gayri maddi varlıkların devri ve taşınmaz gayri menkullerin satışı ile haberleşme, posta ve ulaştırma, inşaat, finans ve siğorta, kültür ve spor, eğlence ve diğer hizmetler gibi vergilendirilebilir hizmetlerin  arzından elde edilen gelir üzerinden tahsil  edilen bir çeşit satış hasılatı  vergisidir.

a) Vergi Mükellefi
Vergilendirilebilir hizmetler, gayri maddi varlıkların devri veya taşınmaz gayri  menkullerin satışı alanlarında faaliyette bulunan firmalar veya şahıslar, işletme vergisi mükellefidir.

b) Vergilendirilebilir Ürünler ve Vergi Oranları
% 3 (Haberleşme ve ulaştırma) ila % 20 (Eğlence) arasında değişen dokuz ayrı uygulanabilir işletme vergi oranı mevcuttur.

c) Hesaplama Yöntemi
İşletme vergisi hesaplama formülü aşağıdaki gibidir:
Ödenecek Vergi = İşletme satış hasılatı X Vergi oranı

d) Vergi Mükellefiyeti ve Ödeme Vadesi
İşletme vergisi mükellefiyeti, işletme hasılatının tam miktarının vergi mükellefi tarafından tahsil edildiği veya hasılat için ödemeyi kanıtlayan belgenin vergi mükellefince alındığı an tahakkuk etmektedir.

Yabancı Sermayeli Şirketlerden ve Yabancı İşletmelerden Alınan Kurumlar Gelir Vergisi

a) Vergilendirmenin Konusu
Yabancı sermayeli işletmeler (Foreign-invested enterprises, FIEs) ve yabancı firmalar, üretim,  ticaret ve diğer kaynaklardan elde ettikleri  gelir üzerinden gelir vergisi ödemekle yükümlüdür.

ÇHC’de yerleşik işletmeler olarak yabancı sermayeli işletmelerden, ÇHC içindeki ve dışındaki kaynaklardan  elde edilen tüm gelirler üzerinden gelir vergisi  ödemesi  ve tam vergi mükellefi olmaları istenmektedir. Ancak, ÇHC’de yerleşik  işletme olmayan yabancı firmalar, sadece sınırlı vergi mükellefi olmakta ve ÇHC’deki kaynaklardan elde edilen gelir üzerinden gelir vergisi ödemektedir.

b) Vergi Mükellefi
Çin-yabancı sermayeli ortak yatırım şirketleri, Çin-yabancı akit ortaklı yatırım firmaları ve  mülkiyeti tamamen yabancı yatırımcıya ait olan şirketler dahil olmak üzere ÇHC’de kurulmuş yabancı sermayeli işletmeler vergi mükellefidir.

ÇHC’de üretim veya ticaret faaliyetlerinde bulunan kuruluşları veya tesisleri ile  yabancı firmalar, işletmeler ve diğer ekonomik organizasyonlar ve ÇHC’de kuruluş ve tesisi  olmadan ÇHC içindeki kaynaklardan gelir elde eden yabancı işletmeler de vergi mükellefidir.

c) Vergilendirilebilir Mallar ve Vergi Oranları
ÇHC’de kuruluşu veya tesisi olan yabancı sermayeli işletmeler ve yabancı şirketler,  ÇHC’deki kuruluşları ve tesisleri ile etkin bir bağı olan ÇHC içindeki ve dışındaki kaynaklardan elde edilen karlar (temmettü), faiz, kiralar, telif ücretleri ve diğer gelirler ile ÇHC’deki üretim  ve ticari faaliyetlerden elde ettikleri gelir üzerinden % 3 yerel gelir vergisi ödemek zorundadır.

ÇHC’de herhangi bir kuruluşu ya da tesisi olmayan fakat ÇHC’deki kaynaklardan temettü, kira, telif ücreti ve diğer gelirleri elde eden  yabancı firmalar veya ÇHC’de  kuruluş veya tesisi olmasına rağmen gelirlerinin sözkonusu kuruluş veya tesisler ile etkin bir  bağlantısı olmayan yabancı firmalar, gelirleri üzerinden % 20 gelir vergisi ödemekle yükümlüdür.

d) Hesaplama Methodu
Ödenecek Vergi = Vergilendirilebilir vergi X Uygulanabilir vergi oranı

Vergilendirilebilir Gelir = Toplam yıllık gelir - maliyet - harcamalar - zararlar

e) Vergi İadesi Başvurusu
Yabancı sermayeli firmalardan ve yabancı şirketlerden yıllık bazda  ancak, üçer aylık dönemlerde taksitli olarak gelir vergisi tahsil edilmektedir.  Vergi mükellefleri, geçici gelir vergisi iadelerini yerel vergi otoritesine bildirmek ve her ayın sonunu takip eden 15 gün içinde vergisini ödemek yükümlülüğündedir. Sözkonusu firmalar,  yıllık gelir vergisi iadeleri ile birlikte  son hesap özetini her vergi yılı sonunu izleyen dört ay içinde ilgili kamu kurumuna birdirmeli ve vergi  yılı sonunu izleyen beş ay içinde nihai ödemeyi  yapmalıdır.  Herhangi bir aşırı tahsilat durumda fazla kısım iade edilmekte ve eksiklik olduğu takdirde  eksik olan kısımın ödenmesi istenmektedir.

ÇHC’de herhangi bir kuruluş veya tesisi olmayan fakat temettü, faiz, kira, telif ücretlerinden ve diğer kaynaklardan gelir elde eden yabancı sermayeli şirketler ve yabancı firmalar ve ÇHC’de  kuruluşu veya  tesisi olan fakat sözkonusu kuruluş ve tesislere  bağlantılı gelir sahibi olmayan  firmalar gelir lehdarı (faydalanan kişi) veya  vergi mükellefi ve vergiyi  ödemekle sorumlu şahıs ise, sözkonusu kaynakları elinde tutan acentadır.  Anılan acenta, asıl firmaya yapılan her ödeme üzerinden alınan vergi kesinti miktarını  beş gün içinde Devlet Hazinesine aktarmalı  ve  hak eden gelir vergisi iadelerini yerel vergi otoritelerine beyan etmelidir.

Bireysel Gelir Vergisi
Bireysel gelir vergisi, ÇHC’de ikametgahı olan veya ikametgahı olmadan ÇHC’de bir yıl  ya da daha uzun süredir kalan şahısların ÇHC içindeki ve dışındaki  kaynaklardan elde ettiği ve ÇHC’de ikametgahı olmayan ya da ÇHC’de oturmayan veya ikametgahı olmayan ancak ÇHC’de bir yıldan daha az bir süredir bulunan bireylerin ÇHC içindeki kaynaklardan elde ettiği gelir üzerinden tahsil edilmektedir.

a) Vergi Mükellefi ve Vergi Mükellefiyeti
Mukim Vergi Mükellefi, ÇHC vatandaşları ve ÇHC’de ikamet eden yabancı uyruklu şahısları ifade etmektedir. ÇHC’de  ikamet eden şahıslar (Ailevi veya ekonomik bağları nedeniyle ÇHC’de sürekli kayıtlı adresleri bulunanlar); bir vergi yılı içinde bir takvim yılı ÇHC’de ikamet eden yabancı uyruklu şahıslar, denizaşırı ülkelerde  yaşayan Çinliler, Hong Kong, Macao ve Tayvan vatandaşları mukim vergi mükellefi olarak tanımlanmaktadır. Mukim vergi mükellefleri, sınırsız vergi mükellefleri olup, ÇHC içinden ve dışından elde ettikleri gelirler üzerinden ÇHC devletine bireysel gelir vergisi vermek yükümlülüğündedir.

Mukim Olmayan Vergi Mükellefleri,
ÇHC’de ikamet etmeyen ya da ikameti olmayan yabancı uyruklu şahısları, yabancı ülkelerdeki Çinlileri ve Hong Kong, Macao ve Tayvan vatandaşları; veya ÇHC’de mukim olmayan ve bir vergi yılı içinde bir takvim yılından daha kısa ÇHC’de ikamet eden yabancı uyruklular, yabancı ülkelerdeki Çinliler ve Hong Kong, Macao ve Tayvan vatandaşlarını ifade etmektedir. Mukim olmayan vergi mükellefi sınırlı vergi mükellefiyetine sahip olup, sadece ÇHC’deki kaynaklardan elde edilen gelirler üzerinden ÇHC devletine kişisel gelir vergisi ödemek yükümlüğündedir.

b) Vergilendirilebilir Gelir, Vergi Oranı ve Vergi İndirimi Standardları:
·  Maaş ve Kazançlardan Gelirler
Maaş ve kazançlardan sağlanan gelirler üzerinden % 5 ila % 45  arasında kademeli olarak değişen  oranlarda gelir vergisi tahis edilmektedir.

Vergilendirilebilir Gelir:  ÇHC’de çalışan insanlar için vergilendirilebilir gelir, aylık kazançlardan 800 Rmb düşüldükden sonra bulunan  miktarı ifade etmektedir. ÇHC dışından istihdam edilen  personel için ise, aylık kazançdan 4.000 Rmb düşüldükden sonra kalan miktar vergilendirilebilir gelir vergisi matrahı olmaktadır.

Hesaplama Yöntemi:  Aylık Ödenebilir Vergi = Aylık vergilendirilebilir kazanç miktarı X Uygulanabilir vergi oranı - Belirtilen miktarda yapılan indirim·

Kişisel Hizmetlerin Karşılığı Olarak Ödenen Gelirler
Kişisel hizmetlerin karşılığı olarak ödenen gelirler, her ödemede vergilendirilmektedir.  4.000 Rmb’den daha az miktarlarda kişisel hizmet karşılığı yapılan ödemenin alımı ile elde edilen gelirden sözkonusu hizmetin verilmesi amacıyla yapılan harcamalar için 800 Rmb düşülmesine müsaade edilmekte ve geriye kalan matrah üzerinden % 20 oranında vergi alınmaktadır. 4.000 Rmb veya daha fazla miktardaki ödemelerde ise,  harcamalar için % 20 oranında  vergi matrahından indirim yapılmasına izin  verilmekte ve kalan miktar vergilendirilebilir vergi matrahı olarak tanımlanmaktadır.  Vergilendirilebilir sözkonusu matrah 20.000 Rmb’yi aşmadığı takdirde % 20 vergi oranı  tatbik edilmektedir. Sözkonusu vergi matrahının 20.000 Rmb’yi aşması ancak 50.000 Rmb’den az olması durumunda vergi oranı % 30 ve 50.000 Rmb’yi aşdığı takdirde ise % 40 vergi oranı tatbik edilmektedir.  Bir başka deyişle kişisel hizmetler karşılığı yapılan ödemelerden elde edilen kazançlar için kademeli olarak % 20, % 30 ve % 40 vergi oranları uygulanmaktadır.

Telif Haklarından Elde Edilen Kazançlar
Telif haklarından elde edilen kazançlar her ödeme  yapıldığında vergilendirilmektedir. Telif hakkı için 4.000 Rmb’den daha az miktarda alınan ödemelerde,  800 Rmb’nin vergi matrahından düşülmesine müsaade edilmektedir. 4.000 Rmb veya daha yüksek miktardaki ödemelerden harcamalar için % 20 oranında matrah indirimine izin verilmekte ve geriye kalan matrah vergilendirilmektedir. Ödenecek vergi, ödenecek vergi üzerinden ek bir % 30 indirim ile birlikte % 20 oranında tatbik edilmekte olup, gerçek vergi oranı % 14 olmaktadır.Vergilendirilebilir Kazanç = Vergilendirilebilir kalemden kazanç  - 800 Rmb (veya vergilendirilebilir kazanç X % 20)Ödenecek Vergi = Vergilendirilebilir kazanç X % 20 X (1- % 30)·Telif  Haklarından ve Emlak Kiralarından Elde Edilen Kazanç Sözkonusu kazanç, her ödemede vergilendirilmektedir.4.000 Rmb’den  az miktardaki  telif hakları veya emlak kirası  için yapılan  ödemelerden elde edilen gelirin vergilendirilmesinde harcamalar için 800 Rmb vergi matrahından düşülebilmektedir. 4.000 Rmb veya  daha yüksek miktardaki ödemelerde ise, harcamalar için vergi matrahından % 20 oranında indirim yapılmasına müsaade edilmektedir. Kalan matrah üzerinden % 20 vergi tahsil edilmektedir.Vergilendirilebilir Kazanç = Vergilendirilebilir kalemlerden elde edilen kazanç - 800 Rmb (veya vergilendirilebilir kalemler elde edilen kazanç X % 20)· Emlak Devrinden Elde Edilen Kazanç Emlak satışından elde edilen kazançlara % 20 vergi oranı tatbik edilmektedir. Vergilendirilebilir Kazanç = Emlak devrinden elde edilen kazanç - Emlak orijinal değeri - Makul harcamalarÖdenecek Vergi = Vergilendirilebilir kazanç X % 20 · Faiz, Temettü ve İkramiyeler, Arazi Kazançlar ve Diğer GelirlerUygulanabilir vergi oranı % 20’dir.Ödenecek Vergi = Her ödemeden elde edilen kazanç X % 20

c) “Vergi Beyannamesi” vergi mükellefince veya temsilen sorumlu acenta tarafından verilebilmektedir.

Toprak Değerindeki Artış Üzerinden Vergi Alınması (Şerefiye)
Toprak değerindeki artış üzerinden alınan vergi, kamu malı  toprak kullanım hakkının, binaların ve bağlı donanımın devrinden elde edilen kazançlar üzerinden vergilendirmeye konu olan teşekküller  ve bireylerden tahsil edilmekte ve sözkonusu  vergi, gayri menkulun devrinden vergi mükellefince elde edilen değer artışı miktarı baz alınmak üzere kanunlarda öngörülen vergi oranları ile hesaplanmaktadır.

a) Vergi Mükellefi
Toprak değer artış vergisi mükellefleri, kamu malı toprakların kullanım hakkını, binalar ve bağlı  donanımlarını devreden ve bu devirden gelir elde eden teşekküller ve şahıslardır.

b) Vergi Oranları ve Mahsup Edilebilir Kalemler

Değerlenme Miktarı: Değerlenme miktarı, vergi mükellefince, mahsup edilebilir harcamalar toplamının mahsup  edilmesi sonrası gayrı menkulün devrinden elde edilen kazançdır.

Mahsup Edilebilir Kalemler: Kamu malı toprak kullanım hakkının devrinde kazançdan mahsup edilebilecek harcamlar, toprak  kullanım hakkının kazanımı için yapılan ödeme, toprağın imarı için yapılan harcamalar ve maliyetler,  gayrı menkul devrine ilişkin vergiler ve harçlar  ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmiş diğer  mahsup edilebilir kalemlerden oluşmaktadır.

Çin’in Personel İstihdamı

Personel İstihdam Yöntemleri
Çin Halk Cumhuriyeti yasalarına göre firmalar, ne kadar ve kaç tane personele ihtiyaçları olduğuna, ne zaman ve hangi yöntem ile personel istihdam edeceklerine kendileri karar verebilmektedir. Bugün işletmeler çeşitli kanallardan işçi bulabilmekte ve istihdam edebilmektedir.

İş ve İşçi Bulma Acentaları
Bugün  ÇHC’deki iş ve işçi bulma acentalarının çoğunluğu, devlet iş ve sosyal güvenlik daireleri ve personel daireleri denetimi ve idaresi altında çalışan organizasyonlardır.  Ayrıca, özel firmalar, organizasyonlar ve bireyler tarafından işletilen iş ve işçi bulma acentaları da bulunmaktadır. Sözkonusu acentalar genellikle “İstihdam Merkezi” (Employment Center), “İnsan Kaynakları Pazarı” (Human Resources Market) ve benzeri şekillerde adlandırılmaktadır.  Son yıllarda, profesyonel personel avcısı (head hunting)  firmalar kurulmuştur.  Devlet iş ve sosyal güvenlik daireleri ve personel dairelerince işletilen iş ve işçi bulma acentaları, genellikle personel bulunması, personel sicil yönetimi ve  sosyal sigorta ile ilgili konuların idaresi gibi standard hizmetler vermektedir.  Ayrıca, sözkonusu acentalar çok büyük insan kaynakları bilgi bankasına sahip olup,  şirketlerin her düzeyde ve yüksek kalitede tecrübeli yöneticiler  bulmasına ilişkin ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir.

İş ve işçi bulma acentasının hizmetinden faydalanmadan önce bir işletme, ilgili acentadan hukuki statüsünün ispatını, devlet iş ve işçi bulma dairesince düzenlenmiş faaliyet onay sertifikasını, verilen hizmetin kapsamına ilişkin bilgileri, fiyat çizelgesini (Charge Standard), yönetici pozisyonundaki firma yetkililerinin isim ve telefon numaralarını ve benzeri belgeleri ve bilgileri talep edebilmektedir.

İş ve işçi bulma acentası görevlendirir iken işletmeler, firma hakkında tanıtıcı bilgilerin yer aldığı bir mektubu, firmanın faaliyet lisansı veya hukuki kişilik olarak tescilini ispatlayan diğer benzer belgeleri, ihtiyaç duyulan personelin  özelliklerinin belirtildiği aranan personel profili, işe alma işlemlerinden sorumlu firma yetkilisinin kimlik bilgilerini  ilgili acentaya vermelidir.  İhtiyaç duyulan personelin özelliklerinin belirtildiği aranan personel profili,  firma hakkında özet bilgiyi, işe alınacak işçi sayısını, işin türünü, işin gereklerini, işe alma şartlarını (terms of employment), yan ödemeler veya sosyal haklar ve iş güvencesi ile ilgili bilgileri ve benzeri hususları içermektedir.

Kitle Haberleşme Araçları (Mass Media)
Yerel iş ve sosyal güvenlik dairesinin ön onayı ile firmalar, gazeteler, dergiler ve radyo/TV istasyonları gibi kitle haberleşme araçlarına işçi bulma ilanları verebilmektedir. Sözkonusu ön onay olmaksızın işçi bulma ilanlarının kitle haberleşme araçlarında yayımlanmasına müsaade edilmemektedir.  

İnsan Kaynakları Fuarları
Günümüzde insan kaynakları fuarları, en popüler yeni personel bulma yollarından biridir.  Sözkonusu fuarlar, personel alımı yapmayı planlayan şirketlerin  genel olarak üniversite mezunu adaylar ile mülakatlar  yapabilmesi için özel olarak düzenlenen tecrübeli yöneticiler bulma fuarları ve yabancı sermayeli işletmeler için yeni yerel personel bulma fuarları gibi organizasyonlardır. Bahsekonu fuarlarda, genellikle katılımcı firmalar işçi bulma  ve işe alma standları açmakta ve iş arayanlar belli bir giriş parası vererek sözkonusu standları ziyaret etmekte ve  iş ve işçi bulma acentaları  yetkilikleri ile görüşmelerde bulunmaktadır.

Anılan fuarlar vasıtasıyla personel bulmayı ve iş vermeyi planlayan işletmeler, fuarın iyi organize edilip edilmediği ve organizatör firma ya da firmaların kredibilitesi gibi çeşitli  ögeleri dikkate alarak fuara katılma kararını almaktadır.

İstihdam Prosedürü
İş akdinin imzalanması
ÇHC İş Hukukuna göre, iş akdi birey (işçi) ve firma (işveren) arasında imzalanmak zorundadır.  Ayrıca, işçiler, işveren/firma ile toplu olarak sözleşme imzalayabilmektedir. Sözleşme, firma ile işçi arasındaki ilişkinin temelini oluşturmaktadır. İş Hukuku ve diğer ilgili düzenlemeler, iş akdinin süresi, sözleşmenin değiştirilmesi, feshedilmesi veya sonlandırılması koşulları ve sözleşmenin feshedilmesi halinde tazminat şekil ve miktarını ve benzeri konulardaki zorunlu kuralları ve şartları açıkca belirtmektedir. Yerel iş ve işçi bulma dairesi tarafından temin edilen “İstihdam Elkitabı”, iş akitlerinin oluşturulmasında firmalar tarafından referans olarak kullanılmalıdır.

Sözleşmenin Tasdiki
Sözleşmenin tasdiki, devlet istihdam yönetim dairesince bir işveren ile işçisi arasında imzalanmış tüm iş akitlerinin her yönü ile teftişi, teyidi ve onayı şeklindeki    hukuki bir sürecidir. Başka bir deyişle, sözleşmenin tasdiki, bir iş akdinin hukuki olarak geçerli olduğunun teyidi anlamına gelmektedir.  Bugün firmalar/işverenler ile çalışanları arasında imzalanmış bütün iş akitlerinin tasdiki zorunludur.

Firma veya işveren, iş akdinin imzalanması sonrası işçinin çalışmaya başladığı tarihi izleyen 30 gün içinde iş akdinin tasdiki için yerel istihdam yönetim dairesine ilgili iş akdini ve dilekçesini sunmalıdır. Toplu iş akdi durumunda, yerel istihdam yönetim dairesine kayıt ettirilmelidir. Toplu iş akdi, istihdam yönetim dairesinin ilgili sözleşmeyi almasından sonraki 15 gün içinde herhangi bir itiraz olmaz ise, yürürlüğe girmektedir.

Sözleşmenin tasdikinde istenen belgeler aşağıdaki gibidir (İstenen belgeler listesi bölgesel olarak değişebildiğinden ilgili yerel dairelere sorulması tavsiye edilmektedir.)
a. İş akdi ve bir sureti;
b. Faaliyet lisansı veya bir sureti;
c. Hukuki temsilci veya yetkilendirilmiş kişinin kimlik belgesi;
d. İstihdam edilen kişinin ikametgah kayıtının ispatı veya kimlik kartı;
e. İstihdam edilen kişinin eğitim düzeyinin ispatı, sağlık raporu, İş Elkitabı (Labor Handbook) ve diğer ilgili bilgiler

Kişisel Dosya Yönetimi (Sicil)
İlgili firma/işveren veya muhkim temsilciliği, Çinli çalışanların kişisel dosyalarının idaresi için insan kaynakları üzerinde uzmanlaşmış acentaları görevlendirebilmektedir. Sözkonusu acentalar, ilgili çalışanların cari çalışma yerlerine veya ikametgah kayıtlarının bulunduğu yerde yerleşik olmalıdır.  Anılan acentaların verdiği hizmetler, işçinin kimliğinin teyidi, maaş izleme kayıtları ve politik raporları (yurtdışı seyahatleri için) içermektedir. Teknik kabiliyetlerinin değerlendirilmesi, sözleşmenin tasdik prosedürünün tamamlanması ve sosyal sigorta gibi diğer hizmetleri de sağlanmaktadır.

Sosyal Sigorta (Sosyal Güvenlik)
Sosyal güvenlik  zorunludur.  Çin Halk Cumhuriyeti’nde kanun ile kar elde etmeyen bir sosyal güvenlik sistemi kurulmuştur.  Sözkonusu sosyal  güvenlik sistemi, iş ve sosyal güvenlik dairelerince idare edilmektedir.

ÇHC’de beş tip sosyal sigorta bulunmaktadır:
a. Emeklilik veya yaşlılık
b. Sağlık
c. İşsizlik
d. İş kazaları
e. Çoçuk-büyütme

Anılan beş tür sigorta arasında yaşlılık, sağlık ve işsizlik sigortaları primleri işveren ve çalışan tarafından ortaklaşa ödenir iken iş kazaları ve çoçuk-büyütme sigortalarının primlerinin ödenmesi işverenin sorumluluğundadır.

Sosyal Sigorta Sorumluluğu
Tüm şirketler, firmayı yerel sosyal güvenlik kurumuna kayıt ettirmek, sosyal güvenlik plan veya programlarına iştirak ve aylık bazda sosyal sigorta ödemelerini yapmak zorundadır. Çalışanlar tarafından ödenmesi gereken sosyal güvenlik primleri payı, işverenlerce çalışanların aylık maaşından kesilmekte ve takiben ilgili mercilere ödenmektedir.

Sosyal güvenlik kayıt detaylarında herhangi bir değişiklik olduğu takdirde, değişime uygun şekilde ilgili kayıtlar yenilenmek zorundadır. Firmanın feshedilmesi, bir başka firma ile birleşmesi veya iflas etmesi nedeniyle firmanın sosyal güvenlik primlerinin ödenmesi şeklindeki sorumluluğunun son bulması ile firma eş zamanlı olarak ilgili sosyal güvenlik kaydını sildirmelidir.

Sosyal Güvenlik Bildirimi ve Prim Ödemesi
Firmalar, sosyal güvenlik primlerinin çalışanların maaşından kesilmesi, işveren payı ile birlikte ilgili daireye ödenmesi ve benzeri konulara ilişkin hazırlanan ayrıntılı firma sosyal güvenlik raporunu, her ayın beşinci iş günü mesai saati bitimine  kadar yerel sosyal güvenlik kurumuna sunmalıdır.  İlgili kurum, sözkonusu raporu iki gün içinde incelemekte ve incelemenın sonucu olumlu olduğu takdirde onaylamaktadır.  Onaylanmış raporun alımını takiben üç gün içinde firma, bankası aracılığıyla veya çek ile sosyal güvenlik primini bir defada  ödemek zorundadır.

Sosyal Güvenlik Primleri
a. Temel İhtiyarlık (Emeklilik) Sigortası: Genel olarak işverenin katkısı,  çalışanların hesabı altında kesilen miktar dahil olmak üzere toplam primin miktarının % 20’sini aşmamaktadır. Fiili katkının yüzdesi, vilayet idarelerince belirlenmekte ve bölgeden bölgeye değişebilmektedir. Çalışanın emeklilik sigortası primine katkısı, bir önceki yıl boyunca elde ettiği ortalama aylık maaşının % 8’ine kadar çıkmaktadır.  Sözkonusu ortalama aylık maaş, işveren ve çalışan tarafından ödenecek sosyal güvenlik pirimlerinin hesaplanmasında temel olarak alınmaktadır.

b. Temel Sağlık Sigortası: Sözkonusu sigorta işveren ve çalışan tarafından ortaklaşa olarak ödenmektedir. Genel olarak işveren tarafından ödenen prim miktarı, toplam miktarın yaklaşık % 6’sı olur iken çalışan maaşının % 2’si kadar katkıda bulunmaktadır.

c. İşsizlik Sigortası: İşveren tarafından ödenen prim miktarı bölgeden bölgeye değişir iken (Guangzhou’da toplam tutarın % 2’si kadardır) çalışanlar maaşlarının yaklaşık % 1’i kadar katkıda bulunmaktadır (Guangzhou’da % 1’dir).

d. İş Kazası Sigortası: Prim miktarları, risk tipine, iş kazasının türüne ve mesleki hastalıkların çıkma olasılığına bağlı olarak çeşitlilik göstermektedir.  Fiili prim oranları iş ve işçi bulma dairesince belirlenmektedir.

e. Çoçuk - Yetiştirme Sigortası: Prim miktarı işletmenin toplam maaş ödemesinin belirli bir yüzdesi ile hesaplanmaktadır (Guangzhou’da % 0,7’dir.).

Çin’deki Vergi Muafiyetleri Ve İndirimler
Yabancı yatırımları çekmek amacıyla ÇHC Hükümeti, yabancı sermaye yatırım şirketlerine ve yabancı firmalara birçok vergi imtiyazı tanımaktadır. Bu çerçevede, uygulamada olan başlıca tercihli politikalar aşağıdaki gibidir:

Şirketler  Vergisinde KDV ve Gümrük Vergisi Kolaylıkları

a) Yabancı sermayeli şirketler ve tamamen yabancı mülkiyetindeki firmalar tarafından  kurulan  araştırma ve geliştirme merkezlerinin gelirleri ve yabancı firmaların ve yabancı uyruklu şahısların teknoloji transferi, teknoloji geliştirme ve ilgili danışmanlık ve teknik hizmetlerden elde ettiği gelirler şirketler vergisinden muaftır.

b) Yabancı sermayeli şirketler tarafından ihracat amaçlı ham ve yarı mamül ürünlerin işlenmesi veya ürünlerin  montajı ve ihracatı amacıyla ithal edilen ham maddeler,  yedek parçalar, tamamlayıcı maddeler, komponantlar, aksesuarlar ve paketleme maddeleri, fiili olarak işlenmiş ve ihraç edilen  bitmiş ürünler miktarı temel alınarak ithalat vergisinden muaf tutulmaktadır. Başka bir seçenek olarak, ilk olarak ithal maddeler üzerinden gümrük vergisi alınmakta ve daha sonra fiili olarak işlenen ve ihraç edilen bitmiş ürünler miktarı bağlı olarak vergi iadesi yapılmaktadır.

c) Yabancı sermayeli firmalar, gümrük vergisinden muaf ithal mallar kataloğunda belirtilen ekipmanları yerel üreticilerden satın aldığı takdirde tam KDV iadesi alma hakkına sahiptir.

d)“Teşvik Edilen Katagori” veya “Sınırlandırılmış Katagori II” altında kayıtlı olan yabancı sermayeli firmaların, yabancı sermayeli araştırma ve geliştirme merkezleri, gelişmiş teknoloji sahibi yabancı sermayeli firmaların ve ihracata yönelik üretim yapan yabancı sermayeli şirketlerin kendi kullanımı için ekipman ve destekleyici teknoloji, aksesuar ve parçalar ithalatı, “Ekipman İthalarına İlişkin  Vergi Politikası Düzenlemesine Dair Devlet Konseyi Sirküleri” uyarınca ithalat gümrük vergisinden ve ithalat bağlantılı vergilerden muaf tutulmaktadır.

e) ÇHC devleti tarafından teşvik edilen ve desteklenen yabancı sermayeli projelerin, yatırım kapsamında olmak üzere kendi kullanımları için ekipman ithalatı, gümrük vergilerinden ve KDV’den (Devlet tarafından aksi belirtilmediği sürece) muaftır. Yabancı sermayeli araştırma ve geliştirme merkezleri, yatırım kapsamında  olmak üzere, kendi  kullanımı için ekipman ve destekleyici  teknolojiler,  aksesuarlar   ve  yedek   parçalar   ithalatı,   ithal   edilen kalemlerin ÇHC’de   üretimi   mümkün   olmadığı   veya   benzer    yerel   ürünlerin    veya teknolojilerin performansı sözkonusu merkezlerin talebini  karşılamadığı takdirde “Ekipman İthalatına İlişkin Vergi Politikası Düzenlemesine Dair Devlet Konseyi Sirküleri” uyarınca ithalat gümrük vergisinden ve ithalat bağlantılı vergilerden muaftır.

Şirketler  Vergisinde KDV ve Gümrük Vergisi Kolaylıkları
a) 
Tercihli Vergi Oranı: Aşağıda belirtilen alanlarda faaliyetlerini sürdüren işletmeler, % 15 indirimli şirketler gelir vergisine tabidir. Shenzhen, Zhuhai, Shantou, Xiamen ve Hainan özel ekonomi bölgelerdeki yabancı sermayeli şirketler;
  •  Özel ekonomi bölgelerinde, kuruluşları veya tesisi bulunan ve üretim ve ticaret faaliyetlerinde bulunan yabancı firmalar;
  •  Devlet Konseyi tarafından onaylanmış ve Şanghay’daki Pudong Yeni Gelişim Alanındaki ekonomik ve teknolojik geliştirme bölgelerinde kurulmuş yabancı sermayeli üretim şirketleri;
  •  Devlet Konseyi tarafından onaylanmış kıyı ekonomi bölgelerindeki eski şehir alanlarında, özel ekonomi bölgelerinde, ekonomi ve teknoloji geliştirme bölgelerinde uzun yatırım ödeme süresi ve 30 milyon ABD Dolarını aşan yatırım ile yabancı sermayeli işletmelerce üstlenilen teknoloji ve bilgi-yoğun projeler;
  •  Enerji, taşıma ve liman inşaa projeleri alanlarında faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirketler;
  • Gümrük alanları içinde ihracat işleme faaliyetlerinde bulunan yabancı sermayeli üretim şirketleri;
  •  Devlet Konseyi tarafından onaylanmış devlet yeni ve yüksek teknoloji sanayi geliştirme bölgelerinde ÇHC Devletince tanınan yabancı sermayeli yüksek  teknoloji şirketleri;
  •  Aşağıdaki bölgelerde üretim faaliyetlerinde bulunan yabancı sermayeli şirketler % 24 şirketler gelir vergisine tabidir;
  •  % 15 tercihli vergi oranının tatbiki mümkün olmayan kıyı ekonomi bölgelerindeki eski şehir  alanlarında özel ekonomi bölgeleri ve ekonomi ve teknoloji geliştirme bölgelerinde diğer tip yabancı sermayeli üretim şirketleri;
  • Serbest kıyı şehirleri, Yangtze Irmağı boyunca serbest şehirler, denizden uzak ve sınır bölgelerindeki serbest şehirler ile aynı imtiyazlardan yararlanan Devlet Konseyi tarafından belirlenen diğer alanlar;
  • Kamu turistlik tesisleri (Üretim ile uğraşmayan firmalar için de aynıdır).
 b) Şirketler Gelir Vergisi Muafiyetleri ve Özel Vergi İndirimleri
  •  10 yıldan fazla bir süredir  ÇHC’de faaliyette bulunan yabancı sermayeli imalat şirketine (Petrol, doğal gaz, az bulunan metaller ve değerli madenler hariç), kar elde edilen ilk iki yılda şirketler gelir vergisinden muafiyet ve takip eden üç yılda ise, % 50 kurumlar gelir vergisi indirimi verilmektedir. Devlet Vergi İdaresi(State Administration of Taxation, SAT), tarım, ormancılık ve hayvancılık alanlarında faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirketlere ve ekonomik olarak  geri kalmış ucra köşeler ve sınır alanlarında kurulmuş yabancı sermayeli şirketlere, yukarıda belirtilen vergi  muafiyeti ve indirim dönemi bittikden sonra 10 yıl boyunca % 15 ila % 30 arasında  değişen indirimli  oranlardan şirketler gelir vergisini ödeme imkanı tanıyabilmektedir.
  •  Liman ve rıhtım inşaası alanında faaliyet gösteren ve 15 yıldan fazla bir süre gerektiren projeleri üstlenmiş Çin-yabancı ortak yatırım şirketleri, kar elde edilen ilk  beş yıllık dönem içinde şirketler gelir vergisi muafiyetinden ve takip eden  beş yıl içinde de % 5 oranında şirketler gelir vergisi indiriminden  yararlanabilmektedir.
  • ÇHC’de faaliyette olan havaalanları, limanlar, rıhtımlar, demiryolları, oto yolları, güç istasyonları, kömür madenleri ve su rezerv tesislerine ilişkin 15 yılı aşan bir süreyi gerektiren altyapı projeleri ile Hainan Özel Ekonomi Bölgesinde tarım geliştirme projelerini üstlenmiş şirketler, ilk  beş yıl içinde şirketler gelir vergisi muafiyeti ve takip eden beş yıl içinde de  % 50 oranında  kurumlar gelir vergisi indirimi imtiyazlarından yararlanabilmektedir.
  •  Şanghay’daki Pudong Yeni Gelişme Alanında faaliyette bulunan  havaalanı, limanlar, demiryolları, otoyolları ve güç istasyonları ve tarımsal gelişme ile ilgili 15 yıldan fazla süre gerektiren altyapı projelerini üstlenen firmalar, ilk beş yıl kurumlar gelir vergisi muafiyeti ve takip eden beş yıl içinde de % 50 oranında kurumlar gelir vergisi indirimi imtiyazına sahiptir.
  • Aşağıda belirtilen tip firmalar, kar elde edilen ilk yıl için şirketler gelir vergisi muafiyetinden, ikinci yıl için  % 50 indirim ve üçüncü yıl için ise yerel vergi  otoritesinin onayı ile vergi muafiyeti veya indiriminden faydalanabilmektedir.
o Özel ekonomi bölgelerinde, 5 milyon ABD Dolarını aşan yabancı sermaye yatırımı ve 10 yıldan fazla faaliyet süresi öngörülen hizmetler alanında faaliyette bulunan yabancı sermayeli şirketler.o Özel ekonomi bölgelerinde ve Devlet Konseyi tarafından belirlenmiş diğer özel alanlarda yerleşik, 10 milyon ABD Dolarını aşan yabancı sermaye yatırımı ve  10 yıldan fazla faaliyet süresi öngörülen yabancı sermayeli bankalar, Çin-yabancı ortak yatırımı bankalar ve diğer finansal kurumlar.
  •  Devlet tarafından belirlenmiş yüksek teknoloji geliştirme bölgelerinde, 10 yıldan fazla faaliyet süresi öngörülen ve devlet tarafından tanınmış Çin - yabancı ortak yatırım firmaları, vergi otoritesinin onayı ile kar elde edilen ilk iki yıl kurumlar gelir vergisinden muaf tutulabilmektedir.
  • İhracat amaçlı üretim yapan yabancı sermayeli firmalar, şirketler gelir vergisi muafiyeti ve takiben % 50 oranında vergi indirimden yararlandıkdan sonra yıllık ihracatları, toplam yıllık üretimlerinin değer bazında % 70’inden fazla olduğu takdirde % 15 veya % 10 indirimli oranlardan şirketler gelir vergisi ödeme imkanından yararlanabilmektedir.
  • Yabancı sermayeli yüksek teknoloji şirketleri, yüksek teknoloji şirketleri statüleri değişmediği takdirde şirketler gelir vergisi muafiyeti ve % 50 oranında vergi indirimi takip eden üç yıl içinde  % 15 veya % 10 şeklindeki indirimli vergi oranlarından şirketler gelir vergisi ödeme imkanına sahiptir.
  • Yabancı bankaların Çin kamu bankalarına tercihli faiz oranları ile verilen Borçlar üzerinden aldığı faiz gelirleri şirketler gelir vergisinden muaftır.
  • Çin firmalarına ekipman kiralayan ve kiralama ücretini mal ya da mal geri alımı şeklinde ödeme kabul eden yabancı ekipman kiralama şirketleri, şirketler gelir vergisinden muaftır.
  • Anonim şirket kurma amacıyla yeniden yapılanmaya ya da diğer firmalar ile birleşmeye giden yabancı sermayeli şirketler,  iki yıl şirketler gelir vergisi muafiyeti ve takiben üç yıl % 50 vergi  indiriminden yararlanabilmektedir.

c) Yabancı Sermayeli Şirketlerce Yapılan Yeniden Yatırımlarda Vergi İadesi
Yabancı sermayeli şirketden elde edilen karları aynı şirkete doğrudan yeniden yatırım yapan veya en az beş yıl faaliyet süresi öngörülen bir başka yabancı sermayeli şirket kurmak için özsermaye olarak kullanan her yabancı yatırımcı,  yetkili vergi otoritelerinin onayı alınmak şartıyla ödenen yeniden yatırım miktarı üzerinden ödenmiş olan şirketler  gelir vergisinin % 40’ının iade edilebilmesini talep edebilmektedir. Eğer yabancı yatırımcı, kar ya da kazançlarını doğrudan  ÇHC’de ihracat  amaçlı üretim yapan veya yüksek teknoloji firması kurmak için yeniden yatırıma dönüştürür ise,  yeniden yatırıma dönüştürülen  miktar üzerinden halihazırda ödenmiş olan şirketler gelir vergisinin % 100’ü iade edilmektedir.

d) Gelir Vergisi İçin Diğer Muafiyetler ve İndirimler

  • Yabancı yatırımcıların, yabancı sermayeli şirketlerin faaliyetlerinden elde ettiği karlar gelir vergisinden muaftır.
  • Uluslarararası finans kuruluşlarının, ÇHC Hükümetine veya kamu bankalarına verdiği borçlardan elde edilen faiz gelirleri ve yabancı bankaların, ÇHC kamu bankalarına tercihli faiz oranları ile verdiği borçlardan doğan faiz gelirleri, gelir vergisinden muaftır.
  • Bilimsel araştırmalar, enerji kaynaklarının araştırılması, ulaştırmanın, tarım üretiminin, ormancılığın ve hayvancılığın geliştirilmesi, önemli teknolojilerin geliştirilmesi ve  ÇHC’ye özel teknolojiler getirilmesi için yabancı firmalara ödenen telif hakkı ücretleri için SAT’nın onayı ile % 10 olan indirilmiş orandan gelir vergisi ödenebilmektedir.
  • Sözkonusu yabancı firmalardan yüksek teknoloji alanında faaliyette bulunan veya uygun şartlarda anılan teknolojileri ÇHC’ye getirenler, şirketler gelir  vergisinden muaf tutulmaktadır.
  • Toplam yatırım miktarının % 40’ının yerel olarak ÇHC’de üretilen ekipmanlar için harcayan, ÇHC’de üretim veya ticari faaliyetlerde bulunan kuruluşları veya tesisleri olan yabancı sermayeli şirketler ve yabancı firmalar şirketler, gelir vergisinden muaftır.
  • Vergi otoritelerinin onayı ile geçen yıl içinde teknoloji geliştirme harcamalarını % 10 oranından fazla artıran yabancı sermayeli şirketlerin cari yıl  içinde ödeyecekleri şirketler gelir vergisi matrahından teknoloji geliştirme harcamalarının % 50’si mahsup edilebilmektedir.  Konuya ilişkin ayrıntılar SAT tarafından hazırlanan “İşletme Teknolojik Geliştirme Harcamalarının Vergi Öncesi Mahsubunun İdaresine İlişkin  Prosedür” (Prosedures for the Administration of Pre-tax Deductions of Enterprise Technological Development Expenses) de yer almaktadır.

Ayrıca, çeşitli vilayetlerin, otonom bölgelerin ve belediyelerin idareleri, yabancı yatırımların teşvik edildiği sektörler veya projeler için yerel özel gelir vergisi muafiyetleri veya indirimleri vermektedir.

Yabancılar İçin Bireysel Gelir Vergisi Kolaylıkları

a)Yabancıların aşağıda belirtilen gelirleri, bireysel gelir vergisi kolaylıklarına konu oluşturmaktadır.

b) Konut yardımı (Nakit para ile ödenmeyen ve nakit para olarak daha sonradan iade edilen), gıda yardımı, taşınma harcamaları ve çamaşırhane ücretleri vergiden muafdır.

c) Mantıklı standardlarda ödenen seyahat yardımları vergiden muafdır.

d) Vergi Otoriteleri tarafından mantıklı kabul edilen ÇHC’de çalışan yabancıların ülkelerinde tatillerini geçirmeleri için sağlanan ev ziyaret yardımlarının, dil eğitim ücretleri ve çoçukların eğitim harcamalarının belirli bir bölümü vergiden muafdır.

e) Yabancı sermayeli şirketlerden alınan temettüler ve ikramiyeler vergiden muafdır.

f)  Maaşı veya ücreti, ÇHC’deki işverenince ödenmeyen ve işvereninin ÇHC’de yerleşik kuruluşlarından veya tesislerinden almayan yabancı uyruklu şahısların bir vergi yılında birbirini izleyen şekilde toplam 90 günü aşmayacak şekilde ÇHC’de ikamet etmesi  (ÇHC’nin ikili vergi anlaşması imzaladığı ülke vatandaşları için sözkonusu süre 183 gündür.) halinde bireysel gelir vergisinden muaf tutulmaktadır.

g) Bir yıldan fazla fakat beş yıldan az bir süredir ÇHC’de ikamet eden yabancı uyruklu birey, ÇHC’de çalışdığı sürede ÇHC içindeki ve dışındaki işverenince ödenen maaş veya ücretini beyan etmek  ve geliri üstünden  bireysel gelir vergisi ödemek yükümlülüğündedir.  Yetkili vergi otoriteleri tarafından başvurulduğu takdirde sözkonusu yabancı uyruklu bireyin sadece ÇHC’deki işvereni tarafından ödenen maaş veya ücreti üzerinden vergi ödemesi yapmasına ve ÇHC dışındaki işverenince ödenen maaş veya ücret için vergi ödememesine  müsaade edilebilmektedir.

ÇHC’nin Merkez ve Batı Bölgeleri İçin Vergi Kolaylıkları
İlk iki yıl vergi muafiyeti ve takip eden 3 yıl % 50 vergi indirimi şeklinde vergi imtiyazına sahip Batı ÇHC’deki  “Teşvik Edilen” katagorisinde kayıtlı  yabancı sermayeli firmanın, sözkonusu vergi kolaylıklarının bitimini takip eden üç yıl  % 15 indirimli vergi oranından şirketler gelir vergisi ödemesine müsaade edilmektedir. Ayrıca, yüksek  teknoloji veya ihracat amaçlı üretim yapan şirket olarak devletce tanınmış yabancı sermayeli şirketlere, sözkonusu 3 yıllık dönemde, toplam yıllık ihracat değerinin toplam yıllık üretim değerinin % 70’inden fazla olması halinde şirketler gelir vergisinden % 50 oranında  indirim yapılması imkanı tanınmaktadır.

Hong Kong ve Çin Halk Cumhuriyeti Arasında Çifte Vergilendirmenin Önlenmesine İlişkin Düzenlemeler
Şahıslar ve yabancı sermayeli  şirketlerce, ÇHC sınırları dışındaki kaynaklardan elde edilen gelir üzerinden alınan vergide, sözkonusu gelirin  menşe ülkede veya bölgede  ÇHC’ye transfer edilmeden önce vergilendirilmesine sıkça rastlanabilmektedir.  Çifte vergilendirmeden kaçınma amacıyla  ÇHC, ÇHC’de yerleşik  bireyler  ve yabancı sermayeli şirketlerin  elde ettiği gelirlerin  vergilendirilmesinde ÇHC dışında ÇHC’ye transfer edilmeden önce vergilendirilen  gelirin belirli bölümü için uygun muhafiyetler ve indirimler tanımaktadır.

Bireysel Gelir Vergisinde  Çifte Vergilendirmenin Önlenmesine İlişkin Mevzuat

a) Çifte Vergilendirmenin Önlenmesine İlişkin ÇHC’deki Düzenlemeler

  • Bir vergi yılında devamlı ya da çeşitli aralıklar ile toplam olarak 183 günden daha az bir süre boyunca  ÇHC’de (ÇHC vergi kanununda “ÇHC’e ait ülke” - the territory of China - tanımı Hong Kong, Macao veya Tayvan’ı kapsamamaktadır) ikamet eden Hong Kong mukimleri, eğer ücretleri ya da maaşları  ÇHC’deki işverenlerince  ya da işverenlerinin ÇHC’deki  kuruluş veya tesislerince ödenmemesi  halinde ÇHC’de bireysel gelir vergisinden muaftırlar ancak,  Hong Kong’da  gelir vergisi vermek zorundadır. (ÇHC’deki işletmelerde  müdür ya da kıdemli yönetici olarak müdür ücreti veya maaşı alanlardan, ÇHC  dışında gelir vergisi ödemiş olsalar dahi  ÇHC’de sözkonusu ücretlerini beyan etmeleri ve ilgili gelir vergisini ödemeleri istenmektedir.)
  • Bir  vergi   yılında  183  günden  çok   ancak,  bir    yıldan    az    süre   sürekli   veya    çeşitli   aralıklar   ile ÇHC’de ikamet   eden    Hong   Kong    mukimlerinden     ÇHC’de    kaldıkları   süre   boyunca   ÇHC    içindeki  ve   dışındaki    işverenlerince    ödenen    maaşlarını   ve   ücretlerini     beyan    etmeleri   ve    bireysel    gelir    vergisi    ödemeleri    istenmektedir.    ÇHC    dışında    çalışmadan    doğan    ücret    ve    maaş     gelirleri     (ÇHC’deki    işverenlerce ödenen kısım dahil olmak üzere)  bireysel gelir vergisinden muaf tutulmaktadır.  ÇHC’deki işletmelerin müdürleri ve kıdemli yöneticileri için ödenen müdür ücreti ve maaşları bu uygulamanın dışındadır.
Sözkonusu vergiyi hesaplama yöntemi aşağıdaki gibidir:Ödenecek Vergi = Cari ayın vergilendirilebilir geliri X Cari ay içinde fiilen ÇHC’de ikamet edilen gün sayısı (veya cari ayın gün sayısı)
  •  ÇHC’de bir yıldan fazla ancak beş yıldan az süredir ikamet eden Hong Kong mukimleri,  ÇHC’de çalıştıkları süre boyunca ÇHC içindeki ya da dışındaki işveren  tarafından ödenen maaşlar  ve ücretlerden elde edilen geliri beyan etmek ve bireysel gelir vergisini ödemek yükümlülüğündedir. Sözkonusu şahısların  geçiçi olarak ÇHC dışında olduğu süre boyunca elde ettikleri gelirlerinin sadece ÇHC’deki işverenince ödenen kısmının beyan edilmesi ve ilgili verginin ödenmesi istenmektedir.
  •  ÇHC’de beş yıldır ikamet eden Hong Kong mukimleri, altıncı yıldan başlıyarak tüm yıl ÇHC’de ikamet etmeleri halinde  ÇHC içindeki ve dışındaki kaynaklardan  elde edilen  gelirlerini beyan etmek  ve bireysel  gelir vergilerini  ödemekle yükümlüdür.  Ancak,  Hong Kong mukimleri, beş yıllık süre sonrası  bir yıldan daha az süre ÇHC’de ikamet etmeleri halinde   ÇHC dışında  çalıştıkları süre boyunca elde ettikleri ücretler ve maaşlar üstünden bireysel gelir vergisi ödemek zorunda değildir.
  •  Eğer bir vergi mükellefi, ÇHC dışındaki  kaynaklardan elde ettiği  gelirler üzerinden yurtdışında bireysel  gelir vergisi ödemiş ise,  vergi  mükellefince ödenen sözkonusu  vergi miktarı,  ÇHC’de ödeyeceği bireysel gelir vergisinden mahsup edilebilmektedir. Ancak, düşülecek sözkonusu  miktar, Çin Vergi Kanunu hükümlerine göre yapılacak  hesaplama sonucunda belirlenecek olup, ÇHC dışındaki kaynaklardan  elde  edilen gelir üzerinden ödenen vergi miktarını  aşmamalıdır.  Eğer ÇHC dışında ödenen bireysel gelir vergisi miktarı  düşülecek vergi miktarı sınırını aşar ise, cari yıl için sözkonusu sınır kadar indirim yapılmasına müsaade edilmekte  ve aşan kısmın takip eden beş yıl içinde ödenecek vergi miktarından  mahsup edilmesine izin verilmektedir.
b) Çifte Vergilendirmenin Önlenmesine İlişkin Hong Kong Düzenlemeleri
  • Hong Kong çalışanları, eğer herhangi bir vergi yılında tüm bir yıl Hong Kong’da çalışmadılarsa gelir vergisinden muaftır.
  • Hong Kong çalışanları, bir vergi yılı içinde 60 günden daha az bir süre Hong Kong’da kalmaları halinde gelir vergisinden muaftır.
  • Hong Kong çalışanları, Hong Kong’daki gelir vergisi iadesi için yaptıkları başvuru esnasında ÇHC’de ödedikleri bireysel gelir vergisinin Hong Kong’da ödeyecekleri gelir vergisinden mahsup edilmesini talep edebilmekte ancak, sözkonusu vergi ödemisini ve Hong Kong’a giriş ve çıkış tarihlerini kanıtlayıcı telil sunmak yükümlülüğündedir.

c) ÇHC Dşından Elde Edilen Gelirler İçin Vergi Mahsubuna Bir Örnek
Bir vergi mükellefi aynı vergi yılı içinde A ve B ülkelerinden vergilendirilebilir gelir elde etmektedir. A ülkesindeki bir şirkette çalışmakta ve yıllık  toplam olarak 60.000 Rmb maaş (veya aylık ortalama 5.000 Rmb)  almaktadır. Ayrıca, patentli  bir teknolojiye bağlı telif hakkından  toplam 30.000 Rmb gelir elde etmektedir.

Çin’in İthalat Ve İhracat Yönetimi
Genel Ticaret
Genel ticaret, ithalat-ihracat hakkına (lisansına) sahip olan işletmeler tarafından ihracat-işleme (ihracat amaçlı üretim) ticareti ile ilgili olmayan malların ithalat ve ihracat işlemlerini ifade etmektedir. ÇHC gümrük istatistiklerinde, genel ticaret,

  • Kredi veya mali yardım kullanarak yapılan ithalat ve ihracat, 
  • Yabancı sermaye şirketlerince, ihracat amaçlı üretim ve yurtiçi piyasada satış için ham ve ara malı ithalatı,
  • Yabancı sermayeli şirketlerce satın alınan ya da yabancı sermayeli şirketlerce yerel olarak üretilmiş ham maddelerin ve ara malların kullanımı ile imal edilen ürünlerin ihracatı,
  • Lokanta ve oteller tarafından yapılan gıda ve içecek ithalatı,
  • Yerel olarak üretilmiş yakıt, techizat, yedek parçalar ve kompenantların yabancı taşıtlar ve uçaklara arzı,
  • Yabancı ülkeler ile işgücü hizmetleri işbirliği projelerine bağlı ücretlerin ödenmesi amacıyla yapılan mal ithalatı,
  • ÇHC’de yerleşik işletmeler tarafından, ÇHC dışındaki yatırımları için sermaye malı olarak ekipman ve materyal ihracatı.
Kota ve Lisans Kontrolü
a) İthalat Kotaları ve Lisansları
Genel ticaret kapsamındaki kota denetimine tabi malların ithalatı için ilgili ithalat sözleşmesi imzalanmadan önce ithalat kota sertifikası ve ithalat lisansı alınması amacıyla ilgili kurumlara başvuru yapılmalıdır. Kota denetimine tabi olmayan malların ithalatında ise, ÇHC Hükümetince belirlenmiş bazı malların ithalatı için ithalat lisansı alınmasını gerekmektedir. Ayrıca, kota denetimine konu olmayan ürünlere ilişkin olarak gönüllü kayıt sertifikası alınması için ilgili kamu kurumlarına başvuruda bulunulması istenmektedir. Askeri ve/veya sivil kullanım amacıyla kimyasal maddelerin ithalatı için özel izin alınması zorunludur. Tehlikeli madde içeren ilaçların üretimi için kullanılan kimyasal maddelerin ithalatı için de özel izin alınması şartı bulunmaktadır.

Yabancı sermayeli şirketlerin, iç piyasaya satış amaçlı üretimleri için gerekli ham maddelerin ve ara mallarının ithalatının kota ve lisans zorunluluğuna tabi olması halinde ithalat kota sertifikası ve lisansı alımı için ilgili kamu kurumlarına başvuruda bulunmaları gerekmektedir. İhracata yönelik üretim için ihtiyaç duyulan malların ithalatı ise, kota ve lisans uygulamalarından muaf tutulmaktadır.

b) İhracat Kotaları ve Lisansları
Genel ticaret kapsamında ihracat kotasına tabi olan malların ihracı öncesi ihracat kota sertifikası ile ihracat lisansı alınması için başvuru yapılması gerekmektedir. Genel lisans uygulamasına konu olan malların ihracatı için ilgili ihracat sözleşmesinin ibrazı ile ihracat lisansı için başvuruda bulunulmalıdır. Ancak, yabancı sermayeli şirketler, kota denetimine ve genel lisans uygulamasına tabi malların ihracatı için ihracat lisansı alımı amacıyla ilgili daireye başvuruda bulunmadan önce ilk aşama olarak Dış Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Bakanlığından (Ministry of Foreign Trade and Economic Cooperation MOFTEC) *, onay almak zorundadır.

Döviz Kontrolü
ÇHC’de iki şekilde döviz ile ödeme gerçekleşmektedir.
  • Döviz ile Hesaplaşma Sistemi (Foreign Exchange Settlement System)
  • İthalat için Döviz Ödemeleri ve İhracattan Elde Edilen Dövizlerin Teyid ve Terkini Sistemi 
Normal şartlar altında, işletmeler, döviz gelirlerini, ÇHC Hükümetince belirlenmiş bir bankaya satmakta ve döviz satın alımı veya kendi banka hesaplarından döviz transferi şeklinde belirlenmiş bankalar vasıtasıyla döviz ödemelerini yapmaktadır. Yabancı sermayeli şirketler, cari hesapları altında döviz gelirlerini ayrı bir bölümde muhafaza edebilmekte veya ayrı bir döviz hesabı açabilmektedir.

Genel ticaret kapsamındaki malların ithalatında, işletmeler, kendi döviz hesaplarından döviz çekerek veya belirlenmiş bankalardan ithalat sözleşmesi, ithalat gümrük beyanname formu ve diğer belgelerin ibrazı ile döviz satın alarak ödemelerini yapabilmektedir. Ancak, her ithalat için yapılan döviz ile ödemeler veya ihracattan elde edilen döviz ile ilgili teyid ve telkin prosedürü, ilgili düzenleme ve kurallara uygun şekilde tamamlanmalıdır.
(*):Dış Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Bakanlığı (Ministry of Foreign Trade and Economic Cooperation MOFTEC), yeniden yapılandırılarak Ticaret Bakanlığına (Ministry of Commerce, MOFCOM) dönüştürülmüş olup, sözkonusu yeni bakanlık, MOFTEC’in bütün görevlerini üstlenmiştir.

Vergilendirme ve Vergi Muafiyeti
a) İthalat Üzerinden Alınan Vergiler
ÇHC, genel ticaret kapsamında ithal edilen mallar üzerinden ithalat vergisi ve ithalat ile bağlantılı katma değer vergisi almaktadır. Belirli bazı malların ithalatında, ayrıca ithalatla bağlantılı tüketim vergisi tahsil edilmektedir.

b) İhracat Üzerinden Alınan Vergiler ve Vergi İadeleri / Muafiyetleri
Gümrük Vergileri: ÇHC, bir kaç tip ham madde ve önemli doğal kaynak dışındaki malların ihracatından vergi almamaktadır.
KDV ve Tüketim Vergisi: ÇHC, ticareti sınırlanmış veya yasaklanmış belirli ürünler dışında ihracatta % 0 gümrük vergisi uygulamaktadır. Bir başka deyişle ihracatta KDV veya tüketim vergisi ödenmemekte ve daha önce ödenmiş olan vergiler de ihracat işleminin tamamlanması sonrası iade edilmektedir. Bugün “KDV Muafiyeti, İndirimi ve İadesi” sistemi (VAT Exemption, Deduction and Rebate System) çerçevesinde yabancı sermayeli firmalara da ihracat vergi iadesi politikası tatbik edilmektedir.

Gümrük İdaresinde Firma Katagorizasyonu
a) Firmaların Katagorizasyonu
ÇHC Gümrük İdaresi, ithalatcı ve/veya ihracatcı işletmeleri, kredibiletilerine göre A, B, C ve D şeklinde dört ayrı gruba ayırmaktadır.

Kategori A firmalarına
 
  • Gümrük beyannamesinde öncelik,
  • Gümrük denetiminde ve işlemlerinin tamamlanmasında öncelik,
  • Garanti mektubu ile gümrükten alınmasına müsaade edilen malların serbest bırakılmasında kolaylık,
  • Zorunlu denetime tabi mallar gümrük kataloğunda yer alan mallar için örnek alınarak yapılan teftiş işleminden muafiyet,
  • EDI (Electronic Data Interchange) vasıtasıyla internet beyannamesinde öncelik,
  • Gümrük İdaresine kayıtta öncelik tanınmaktadır. 
Kategori B işletmeleri normal prosedüre tabidir.

Katagori C’de yer alan şirketler özel denetime ve kontrole tabidir. Örneğin bu şirketler, vergi güvenliği istenen mallar için peşinat ödemek zorundadır. Faaliyetleri izlenmektedir. İthalat ve ihracat kalemlerinin çoğunluğu teftiş edilmektedir. Sözkonusu firmaların gümrük beyannamesinin farklı gümrük kapılarında yapmalarına müsaade edilmemektedir.

Katagori D’de
bulunan şirketler,
  • Katı bir gümrük denetimine tabidir,
  • Tüm ithal ve ihraç malları teftiş edilmek zorundadır,
  • Gümrük beyannamesi vermekten, Gümrük İdaresi tarafından kontrolü yapılmış malların gemiye yüklenmesinden, gümrük alanında depo kullanımından men edilebilmekte ve hatta yukarıda sayılan faaliyetleri sürdürmesine izin verilmemekte ve cezalandırılabilmektedir.  
b) Şirketleri Katagorize Etmeye Yetkili Mercii
Yerel Gümrük İdaresi malların gruplandırılmasından sorumludur. Katagori A’da kayıtlı işletmeler, ilgili başvurunun yapılması ve sözkonusu başvurunun Gümrük İdaresince onaylanması ile tanınan katagori A statüsüne tabidir.

Dahilde İşleme Rejimi (Processing Trade)
Tetkik ve Dahilde İşleme Ticaretinin Onayı

a) Ticaret Şirketleri ve İşleme Firmaları
“Tetkik ve Dahilde İşleme Ticareti Onaylama İdaresi için Geçici Tedbirler” (Interim Measure for the Administration of Examination and Approval of Processing Trade) uyarınca, (İthal ham madde ve ara malı ile üretim dahil olmak üzere) dahilde işleme ticareti alanında faaliyette bulunan firmalar ilk önce vilayet düzeyinde Dış Ekonomik ve Ticaret Dairelerinden onay almak zorundadır.
Ticaret Firmaları, ithalatcı-ihracatcı yerel ve yabancı firmalar, yabancı firmalar ile işleme sözleşmeleri imzalama izni verilmiş, işleme ve montaj hizmetlerini sunan firmalar ve işleme ticaretine konu ithal-ihraç sözleşmelerinin aktinden sorumlu yabancı sermaye işletmelerini ifade etmektedir.

İşleme Firmaları, tüzel kişilik statüsünde, ihracat amacıyla üretim için ithal edilen ham madde ve ara malı ve parçaları işleyen ve montajını yapan veya ticaret işletmelerince kurulan ancak, tüzel kişiliği olmayan, bağımsız bir muhasebesi ve kendine ait bir faaliyet lisansı bulunmayan fabrikalardır.

b) Tetkik ve Onaylama Merciileri
Çin Halk Cumhuriyeti iç pazarındaki genel dengenin muhafazası amacıyla ithalat kontrolüne tabi olan pamuk, şeker, bitkisel yağ, kereste, tabi kauçuk, ham petrol veya rafine edilmiş petrolü girdi olarak kullanan dahilde işleme ticareti alanında faaliyette bulunmayı planlayan ticaret şirketleri (Daha önce çeşitli bakanlık ve komisyonların idaresi altında faaliyette bulunan firmalar ve bağlı kuruluşları dahildir.), şirket kayıtının yapıldığı bölgedeki vilayet düzeyindeki Dış Ekonomik ve Ticaret Dairesinden onay almak zorundadır. Diğer dahilde işleme ticareti faaliyetleri, sadece şirket kaydının yapıldığı yerdeki Dış Ekonomik ve Ticaret Dairelerinden (vilayet düzeyindeki Dış Ekonomik ve Ticaret Dairesi tarafından yetkilendirilmiş ilçe, kasaba veya kaza düzeyindeki ilgili daireler) onay alınması yeterlidir.

c) Başvuru için Gerekli Belgeler
 
  • İşletmenin başvurusunu destekleyen firma tarafından hazırlanmış bir yazılı rapor ve üzerinde firma mühürü bulunan uygun şekilde doldurulmuş başvuru formu, 
  • Ticaret firmasının ithalat-ihracat hakkı kazanmasını sağlayan onaylanmış belgelerin (veya yabancı sermayeli şirketlerin onaylanmış sertifikaları) ve şirket faaliyet lisansının örnekleri, 
  • İşleme şirketi  tescilinin yapıldığı yerdeki kazadan  büyük idari bölge düzeyindeki Dış Ekonomik ve Ticaret Dairelerince düzenlenmiş ve şirketin üretim kapasitesini belirten belgenin asıl sureti ve firma faaliyet lisansının bir sureti, 
  • Ticaret firmasının yabancı firmalar ile imzaladığı ithalat-ihracat sözleşmesinin orijinal örneği, 
  • Ticaret firması ile işleme şirketi arasında imzalanan işleme ticaret anlaşmasının asıl metni, 
  • Onay merciilerince gerekli görülen diğer belgeler ve materyaller 
  • Eğer ticaret şirketi veya işleme firması yabancı sermayeli şirket ise, şirketin faaliyet alanını ve üretim ölçeğini tanımlayan ve Dış Ekonomik ve Ticaret Dairesince onaylanmış ilgili sözleşmeler ve şirket şartnamesi ile yatırımın yapıldığını, işletmenin gerekli yıllık teftişlerden geçtiğini, üretim tesislerinin inşaasının tamamlandığını ve üretime başladığını ispatlayan belgelerin de ilgili merciiye sunulması gereklidir.  
  • İthal hurda metaller veya diğer kullanılmış materyalleri kullanan işleme şirketlerinden Devlet Çevresel Koruma İdaresi (The State Environmental Protection Administration) tarafından düzenlenmiş ithalat onaylama belgesi talep edilmektedir. Sivil ve askeri kullanım için tehlikeli maddeler içeren ilaçların veya diğer benzer ürünlerin imalatında kullanılan kimyasalları ihtiva eden bitmiş ürünlerin ihracatının veya  ilgili maddelerin ithalatının yapıldığı  dahilde işleme ticaretinde ilgili dairelerce düzenlenmiş onay belgeleri istenmektedir. 
d) İşleme Ticareti Faaliyetlerinin (Sözleşmelerinin) Onaylanması
Dış Ekonomik ve Ticaret Dairelerinin idaresi altındaki dahilde işleme ticareti onaylama merciileri, istenen belgeleri sunan ve ithal edilen maddeleri işleme ve bitmiş ürünleri re-eksport etme kabiliyetine sahip olduğunu ispatlayan ticaret şirketlerine işleme ticaret onay mühürüne sahip “İşleme Ticaret Onay Sertifikası” vermektedir. Bu sertifika, Gümrük İdaresi ve diğer ilgili kurumlarda gümrük vergisi hesabı açılması için gerekli bir belgedir. Onaylama mercii, firma tarafından beyan edilen birim tüketimi tetkik ve teyid etmekte ve “İthal Edilen Maddelerin Dosyalanması için Kontrol Listesi” ve “İhracat için Bitmiş Ürünlerin ve İthal Maddelerin Paralel Tüketimi için Kontrol Listesi” hazırlamaktadır. Dahilde işleme ticareti onay mühürü taşıyan sözkonusu kontrol listeleri, ilgili sözleşmelerin Gümrük İdaresi’nde dosyalanması için istenen belgelerdir.

Gümrük Denetimi
a) Dosyalama ve Kayıt
Dahilde işleme ticareti alanında faaliyette bulunmak üzere Dış Ekonomik ve Ticaret Dairesinden onay alınmasını takiben ticaret şirketi, işleme firmasının dosyalama ve kayıt formalitelerini tamamladığı ve “İşleme Ticaret Kayıt El Kitabı” için başvuruda bulunduğu yerdeki Gümrük Ofisine “İşleme Ticaret Onay Sertifikası”nı ve “İşleme Ticaret Sözleşmesi”ni ibraz etmek zorundadır. İşleme şirketi, şirket kayıt prosedürünü tamamlamak ve yerel Gümrük Ofisine şirket kodunu kayıt ettirmelidir. İşleme faaliyetinde de bulunan işleme ticaret firmaları (İthalat-ihracat haklarına sahip yabancı sermayeli şirketler de dahildir) için ticaret firmaları olarak gümrük kayıt kodu aynı zamanda işleme şirketi kodu olmaktadır. Ayrı ikinci bir kod alınması için ilgili formalitelerin yapılmasına gerek yoktur.

b) İthal ve İhraç Malları Denetimi
İpotek Sistemi: Dahilde işleme ticareti yönetim sistemi altında, Çin Gümrük Dairesi, ÇHC’deki işleme şirketlerinin, ithal edilen (Döviz ile alınan veya yabancı müşterilerce temin edilen) tüm maddelerin ve parçaların gümrük vergilerinin ve ithalata bağlı diğer vergilerin ödemelerini ertelemelerine müsaade etmektedir. İhracat için bitmiş ürünlerin imalatında kullanılan ithal maddeler ve parçalar, gümrük vergileri ve ithalat ile ilgili diğer vergilerden muaf tutulmaktadır. İhraç edilmesine müsaade edilmeyen veya iç piyasada satılmasına izin verilen bitmiş ürünlerin imalatında kullanılan ithal maddeler ve parçaların değeri üzerinden gümrük vergisi ve ithalata bağlı diğer vergiler tahsil edilmektedir. Sözkonusu sistem çerçevesinde üretilmiş tüm bitmiş ürünler, ihracat gümrük vergilerinden muaftır.

İşletmelerin Katagorilere Ayrılması:
ÇHC, dahilde işleme ticaret firmaları için gümrük vergisi peşinat sistemini benimsemiştir. Bu sistem çerçevesinde;
  •  İşleme ticareti için ithal edilen mallar, yasak olanlar, sınırlı ithalatına izin verilenler ve ithalatına izin verilenler olarak üç alt gruba bölünmektedir.
  • İşletme ticaret şirketleri de A,B,C ve D şeklinde dört ayrı alt grup olarak sınıflandırılmaktadır.
Katagori A’da yer alan işletmeler;
  • Kaçakçılık veya gümrük kurallarının ihlali gibi konularda herhangi bir kayıtı olmayan  firmalardır. (Gümrük Ofisleri arasında internet bağlantısı kurulmakta ve sistemi işletecek uzmanlar eğitilmekte ve sistemin kurulduğu noktalara tayin edilmektedir.)
  • Uçak ya da gemi inşaası gibi özel ürün ticareti ile ilgili faaliyette bulunan işletmelerdir.
Katagori B’de bulunan firmalar, Gümrük İdaresince, kaçakçılık ve diğer gümrük kurulları ihlallerine ilişkin herhangi bir kayıdı olmadığı tespit edilen firmalardır.

Katagori C’de yer alan şirketler, Gümrük İdaresince kural ihlali kaydı bulunduğu tespit edilen firmalardır.

Katagori D’de bulunan firmalar, Gümrük İdaresince kaçakcılık yaptığı veya en az üç kez gümrük kuralı ihlali yaptığı tespit edilen şirketlerdir.

Ticaret Bakanlığı tarafından ürün katagorileri ve katagori A,B ve D’de yer alan firmalar listesi yayımlanmaktadır. Katagori B’deki firmalara ait liste yayımlanmamaktadır.

Gümrük Vergisi Peşinat Sistemi: Dahilde işleme ticareti için katagori A’da yer alan firmalar, gümrük alanı dışındaki depolar, diğer belirli alanlar ve ihracat işleme bölgelerindeki işletmeler tarafından ithal edilen ham madde, ara malı ve parçalar, gümrük vergisi peşinat ödemesinden muaf tutulmaktadır. Kalifiye kabul edilen dahilde işleme ticareti şirketleri, gümrük alanı dışında fabrika kurma izni için Gümrük İdaresine başvuruda bulunabilmektedir. Ticaret şirketleri ve işleme firmaları, işlemek üzere ithal edilen ham madde, ara malı ve parçaların depolanması için depo inşaa izni almak amacıyla başvuruda bulunabilmektedir.

Katagori B’de yer alan şirketlerin gümrük vergi peşinatının “nominal” ödemesini yapması istenmektedir. Ticaret şirketleri, işleme şirketlerinin yerleşik olduğu yerdeki Bank of China (BOC) bankasının şubesine yerel Gümrük İdaresince düzenlenen Gümrük Vergi Hesabı Açma Formunu ibraz ederek bir hesap açmalıdır. Sözkonusu hesabın açılmasını takiben BOC, ticaret şirketinin dahilde işleme ticaret sözleşmelerinin kayıt edilmesi için yerel Gümrük İdaresine sunulacak Gümrük Vergi Hesabı Kayıt İhbarnamesi düzenlemektedir. İşletme, sözkonusu banka hesabı açılmış olsa da gümrük vergi peşinatı ödemek zorunda değildir.

Ticareti sınırlanmış malların ithalatını gerektiren dahilde işleme ticareti ve katagori C’de kayıtlı firmalar için gümrük vergi peşinatının “fiili” ödenmesi istenmektedir. Gümrük vergi peşinatı Gümrük İdaresinin BOC’deki özel hesabına ödenmektedir. İthal edilen madde ve parçaları işlenmesinden ve bitmiş ürünlerin ihracatından sonra öngörülen zaman içinde tetkik ve kapatma prosedürününün tamamlanmasını takiben BOC, Gümrük İdaresi tarafından düzenlenen hesap kapatma ihbarnamesinin sunumu üzerine vadesiz hesap için ödenen faiz ile birlikte peşinatı ilgili firmaya geri ödemektedir. Eğer firma ithal maddeler ve parçaları işlemez, bitmiş ürün ihraç edemez veya sözleşmede şart koşulan vade içinde iç piyasaya satış için aranan müsaadeye sahip ise, Gümrük İdaresince, BOC’e peşinatın ve bağlı faiz gelirlerinin, vergi ödemesi ve geçiken ödemeden doğan cezai faiz tahsili için kullanılmasını istemektedir. Firma peşinatı ödeyemediği takdirde firma Gümrük İdaresi lehine garanti mektubu düzenlemesi için BOC’a başvurabilmektedir. Eğer firma garanti mektubu alamaz ise, peşinatı nakit veya çek, havale emri (money order) veya havale (remittance) ile ödemek zorundadır. Garanti mektubunun veya peşinatının alınması üzerine, BOC’nin Gümrük Vergi Peşinat Bölümü, ilgili firmaya garanti mektubu ve sözleşmelerin dosyalanması için gerekli diğer belgeler ile birlikte Gümrük İdaresine sunulmak üzere Gümrük Vergi Mevduat Hesabı Kayıt İhbarnamesi veya Gümrük Vergisi Mevduat Hesabı Değişikliği İhbarnamesi düzenlemektedir.

Ticaret Bakanlığı, katagori D’de bulunan firmaları, dahilde işleme ticareti hakkından men edebilmektedir.

Vergi Muafiyeti ve İndirimi:
  •  Tam Muafiyet (Full bond):  Tam muafiyet, belirlenmiş fabrikalar ve depolar tarafından ithal edilen ham maddeler, ara malları ve parçalar, bir başka ülkeye ihracat amaçlı üretim (dahilde işleme) sözleşmeleri uyarınca ithal edilen ham maddeler, ara malları ve parçalar, yabancı müşterilerce temin edilen ham maddeler, ara malları ve parçaların ithalatında tanınmaktadır. 
  • Sabit Oranlı Vergi: Dahilde işleme rejimine tabi fabrikada kullanılmak, depolarda muhafaza edilmek  veya yabancı ülkeye ihracat amaçlı üretim yapmak dışındaki bir saikle ithal edilen ham maddeler, ara malları ve parçalar, “İthal Edilmiş Mallar ile Üretim için İthal Edilen Ham Maddeler, Ara Malları ve Parçalar Üzerinden Vergi Tahsili ve Muafiyeti Ölçüsü” (Scale for Tax Levy and Exemption on Imported Materials) başlıklı düzenlemede belirtilen oranlarda ithal vergisine tabi tutulmaktadır.  Vergi tahsil oranı ve muafiyet miktarı, Gümrük İdaresi tarafından hazırlanan “Dahilde İşleme El Kitabı”nda (Processing Handbook) belirtilmektedir. 
  • Tam Vergi ve İhracatta Vergi İadesi: Gümrük düzenlemelerini ve kurallarını ihlal eden veya uzun bir zaman içinde gümrükleme (tetkik ve kapatma) işlemlerini tamamlayamayan firmalar ithal edilen ham maddeler, ara malları ve parçaların gümrükten çekilmesi için ithal işleminin gerçekleştirildiği zaman tüm vergi miktarını ödemek zorundadır. Sözkonusu firmalar, verginin ödendiği Vergi İdaresine, ithal edilen malların fiilen kullanılması, işlenmesi ve bitmiş ürünlerin re-eksportu sonrası vergi iadesi için başvuruda bulunabilmektedir. 
  • Gümrük düzenlemeleri ve kuralları uyarınca, ticaret şirketlerinden, “Kayıt El Kitabı ve İthal Maddeler ile İşlemede Malların İthalatı-İhracatı İçin Özel Gümrük Beyanname Formu”nu (Registration Handbook and Special Customs Declaration Form for the Import-Export of Goods in Processing with Imported Materials) doldurur iken ithalat-ihracatın yapıldığı yerdeki Gümrük Ofisine doğru beyanda bulunulması istenmektedir. 

İthalat-İhracat Beyannamesi: Ticaret şirketi, “Kayıt El Kitabı ve Özel Gümrük Beyanname Formu”nu (Registration Handbook and Special Customs Declaration Form) doldurarak ve bu formu, ilgili konişmento, taşıma belgeleri, kargodaki mal listesi ve faturalar ile birlikte Gümrük Ofisine ithalat-ihracat beyanında bulunması gerekmektedir.

Teftiş
: Şirketin gümrük beyannamesini ilgili makama ibraz eden yetkilileri, kargonun gümrük görevlilerince teftişi esnasında kargonun başında hazır bulunmak zorundadır. Şirket yetkilisi ya da yetkilileri kargonun taşınması, açılması ve teftiş sonrası yeniden paketlenmesinden sorumludur.

Vergi ve Harçların Ödenmesi: Gümrük İdaresinin denetiminde ithal edilen ham maddeler, ara malları ve parçaların güvenli olarak gümrük alanında muhafazası için harç ödenmesi istenmektedir. Sabit oranlı gümrüğü ödenmemiş malların Gümrük İdaresince muhafazasının ücreti ve tam vergiye tabi olan mallar için vergi, gümrük beyanname formu üzerinde belirtilen oranlara uygun olarak ödenmek zorundadır. Gümrük antrepolarında muhafaza edilen mallar (Full bond) veya işleme sonrası re-eksport edilen mallar üzerinden vergi alınmamaktadır.

Malların Gümrükten Çekilmesi
: Gümrük İdaresi, ilgili işlemler tamamlandıkdan sonra ilgili taşıma belgelerine ve gümrük beyanname formlarından birinin üstüne “Serbest” mühürünü vurarak malın gümrükten çekilmesine izin vermektedir.

d) İhracatın Teyidi, Tetkiki ve İlgili İşlemlerin Kapatılması

Bitmiş Ürünlerin İhracatı İçin Zaman Sınırlaması: İşlenmiş ürünlerin ihracı için ticaret şirketleri, İşleme Ticareti (Dahilde İşleme Rejimi) Onay Sertifikasında öngörülen vade içinde ithal edilen ham maddeler, ara malları ve parçaları işlemek, bitmiş ürünleri ihraç etmek ve tehkik ve diğer ilgili işlemleri tamamlamak zorundadır. Genel olarak ithal edilmiş ham maddeler, ara mallar ve parçaların işlenmesi ile üretilen bitmiş malların ihracatı için verilen zaman 1 yıldan fazla olmamaktadır. İşlenmiş şeker, pamuk, bitkisel yağlar, yün ve tabi kauçuk için söz konusu süre altı aydan fazla olmamaktadır. Eğer öngörülen sürenin özel nedenler ile uzatılması gerekir ise, süre uzatımı için Gümrük İdaresine başvurmadan orijinal onay merciinden izin alınması gerekmektedir. Normal şartlar altında, süre uzatımı en fazla iki defa verilmekte ve her süre uzatımı altı aydan fazla olmamaktadır.

Tetkik ve Kapatma Prosedürü: Ticaret firması, ihracat sözleşmesinin tamamlanmasını takiben bir ay içinde Dış Ekonomi ve Ticaret Dairesinden alınan onay ile Kayıt El Kitabı Özel Gümrük Beyanname Formu, İthal Edilen Materyaller ve Kullanılan Parçalar Listesi ve diğer ilgili belgeleri sunarak ilgili belgelerin tetkiki ve işlemlerin kapatılması prosedürünü takip etmelidir. Gümrük vergisi peşinat sistemi kapsamındaki sözleşmeler için banka tarafından düzenlenen Gümrük Vergisi Peşinatı Tetkik ve İptal İhbarnamesinin sunumu ile Gümrük İdaresinden Gümrük Vergi Peşinat Tetkik ve İptal Formu alınması ve ayrıca, Gümrük İdaresinin tetkik ve iptal prosedürünün tamamlanması gereklidir. İhracatın tetkik ve iptal prosedürünün tamamlanmasını takiben 30 gün içinde firma, Gümrük İdaresi tarafından düzenlenen ilgili belgeleri, tetkiki ve iptali için sözkonusu ticaret işlemine onay veren merciiye sunması gereklidir.

Gümrük İdaresinin denetimi altında işlenmiş ürünleri ihracat depolarında veya belirlenmiş yerlerde muhafaza eden firmalar, depodaki veya belirlenmiş yerlerdeki Gümrük Ofisi tarafından muhafaza hizmetine ilişkin düzenlenen makbuz Gümrük İdaresine sunularak tetkik ve iptal prosedürünü ve Gümrük Ofisi tarafından düzenlenen belgelerin ibrazı ile ilgili bankada gümrük vergisi mevduat hesabı ile bağlantılı tetkik ve iptal prosedürünü tamamlanması gereklidir.

Ham Maddelerin, Ara Malların, Parçaların ve Bitmiş Ürünlerin İç Piyasaya Satışı
Dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen ham maddeler, ara mallar ve parçalar, işleme sonrası re-eksport edilmek zorundadır. Firmalar, sözkonusu rejimden faydanılarak ithal edilen ham maddeler, ara malları ve parçalar ile bunların kullanımı sonrası üretilen malları iç piyasada satamamaktadır. Eğer özel nedenler ile sözkonusu ürünlerin iç piyasaya satılması zorunlu ise, ilgili müsaadenin vilayet düzeyindeki Dış Ekonomi ve Ticaret Dairesi ve Gümrük Dairesinden alınması gerekmektedir. Ticaret şirketi ve işleme fabrikası, anılan rejim dahilinde ithal edilen ham maddeler, ara malları ve parçalara tanınan gümrük vergisi ve KDV muafiyetleri ile ödenmeyen gümrük vergisi ve KDV’lerini döviz ya da Rmb olmasına bakılmaksızın iç piyasada satılması halinde ödemek zorundadır. İthalat sınırlaması veya ithalat lisansına konu olan ürünler için firmalar, ilgili merciilere başvurmak ve gerekli ithalat onay belgeleri veya ithalat lisansını almak zorundadır.

Daha Fazla İşlenmesi İçin Belirli Malların Başka Ülke veya Bölgeye Transferi
Eğer ticaret şirketi, işlenmiş ve sözkonusu rejime tabi ürünleri ek bir işleme tabi tutulmak üzere bir başka işleme firmasına transfer etmek veya re-eksport etmek ister ise, Dış Ekonomi ve Ticaret Dairesinden onay alınması ve transferi gerçekleştirilen mallar ile ilgili gümrük işlemlerinin tamamlanması zorunludur. İşlenmiş ve bir ikinci işleme prosedürüne ihtiyaç duymayan ham maddeler, ara malları ve parçalarının transferine müsaade edilmemektedir.

Daha ileri bir işleme tabi tutmak üzere dahilde işleme rejimine tabi malların bir başka firmaya transferini gerçekleştirecek firma, Kayıt El Kitabını aldıkdan sonra “Daha İleri İşleme İçin Belirli Malların Transferi Başvuru Formu” ile Gümrük İdaresine transfer planını sunmalıdır. Sözkonusu ürünlerin transfer edildiği firmanın yerleşik oduğu yerdeki yerel Gümrük Ofisi tarafından verilen onay üzerine mallar bir defada bütün olarak transfer edilebilmektedir. Malların transferine ilişkin gümrük prosedürünün tamamlanmasında, malların transfer edildiği işletme, yerel Gümrük Ofisine ilgili sözleşmeyi yeniden kayıt ettirme ve belirlenmiş Bank of China şubesine gümrük vergi mevduat hesabı açmak zorundadır. Malları bir diğer firmaya transfer eden firma, malların transfer edildiği şirketin yerleşik olduğu yerdeki yerel Gümrük Ofisi tarafından düzenlenen Kayıt El Kitabının ibrazı ile yerel Gümrük Ofisinde ilgili malların gümrük transfer prosedürünü tamamlamalıdır. Takiben transferi yapan şirket, malların transfer edildiği firmanın yerleşik olduğu yerdeki Gümrük Ofisi tarafından düzenlenen alıntı makbuzunun ibrazı ile transfer eden firmanın yerel Gümrük Ofisinde transfere ilişkin sözleşmenin hükümlerine uygun olarak gümrük vergi mevduat hesabı tetkik ve kapatma prosedürünü tamamlamak zorundadır.

Gümrük Aşan Bölge İşlemleri (Cross Customs Area Processing)
İthal edilen materyaller ve parçaların daha ileri bir işleme tabi tutulma görevini farklı bir gümrük alanındaki işleme firmasına vermek isteyen ticaret şirketi, ÇHC’nin Sözleşme Kanuna uygun olarak “Görevlendirilmiş İşleme Sözleşmesi” (Commissioned processing contract) imzalamak zorundadır.

Gümrük bölgesini aşan işleme faaliyetlerinde bulunmak amacıyla ticaret firması, “Gümrük Bölgesini Aşan İşleme Ticaret Başvuru Formu”nu (Cross Customs Area Processing Trade Application Form) doldurup ilgili işlemleri tamamlamak ve işleme şirketinin yerleşik olduğu yerdeki Dış Ekonomi ve Ticaret Dairesince düzenlenen “İşleme Şirketi Üretim Kapasite Sertifikası” (Processing Enterprise Production Capacity Certificate) ve yerel Dış Ekonomi ve Ticaret Dairesince verilen “İşleme Ticareti Onay Sertifikasını”nın (Processing Trade Approval Certificate) ibrazı ile izin için yerel Gümrük Ofisine başvurmak zorundadır. Yerel Gümrük Ofisinin onay vermesi üzerine, ticaret firmaları işleme firmasının yerleşik olduğu yerdeki Gümrük Ofisine ilgili sözleşmeyi kayıt ettirmek zorundadır. Eğer sözkonusu sözleşmenin tescilinin işleme firmasınca yapılmak istenmesi halinde ticaret şirketince düzenlenmiş bir görevlendirme yazısı da başvuruda sunulmalıdır.

İşleme Ticaretine İlişkin KDV ve Tüketim Vergisi Muafiyeti
İhracat firması, ham maddeler, ara malları, parçalar ve kompenantların ithalatı sonrası İthalat Gümrük Beyannamesinin ve Gümrük Kayıt Belgesinin ibrazı ile “Vergi Muafiyet İspatı” için ihracatta vergi iadesinden sorumlu Vergi Dairesine başvurmalıdır. Sözkonusu ispat ile işleme ticaretine ilişkin KDV ve tüketim vergisi muafiyeti için verginin toplanmasından sorumlu Vergi Dairesine başvurulabilmektedir. İthal maddelerin ve parçaların işlenmesi bir başka firmaya verilmesi halinde “Vergi Muafiyet İspatı”, KDV ve tüketim vergisi muafiyeti için başvuru yapmak için gerekli olup, ilgili işlemler işleme firmasınca yapılmalıdır. İşlenmiş ürünlerin ihracı sonrası ihracatı yapan firma, ihracat gümrük beyannamesi, Gümrük İdaresi tarafından tetkik edilmiş ve kapatılmış Kayıt El Kitabı ve döviz alıntı belgesinin sunulması ile tetkik ve kapatma prosedürünün tamamlanması için ihracat vergi iadesinden sorumlu Vergi Dairesine başvurmalıdır. Eğer ilgili firma verilen zaman içinde sözkonusu tetkik ve kapatma prosedürünü tamamlayamaz ise, vergilerin toplanmasından sorumlu Vergi Dairesi ve Gümrük İdaresi beraberce verginin ödenmesini ilgili firmadan talep etmekte ve ceza tatbik etmektedir.

Kotalar ve Lisans Kontrolü
a) İthal Maddeler ve Parçalar ile İlgili Kota ve Lisans Kontrolü
Prensip olarak, ÇHC işleme ticareti ve bağlı maddeler ve parçalar ithalatı üzerinde kota ve lisans kontrolü uygulamamaktadır. Ancak, şeker, pamuk, bitkisel yağ, yün ve tabi kauçuk ile ilgili işleme ticareti, ülke genelindeki genel talep ve arz dengesinin muhafazası amacıyla kota ve lisans kontrolüne tabidir. Yetkili merciilerce kontrol ve onaylama prosedürünün tamamlanması için işleme ticaret sözleşmelerinin ilgili makamlara sunulmasının yanısıra, “Yabancı Sermayeli Firmalar İşleme Ticareti İthalat Kotası Sertifikası” için başvuruda bulunulması gerekmektedir. İthalat kotaları alındığı yıl ile sınırlı olarak bir yıl geçerlidir. Kota sertifikaları ise, altı ay geçerlidir. Kota sertifikaları, Ticaret Bakanlığı’nın (Ministry of Commerce, MOFCOM) bölgesel merkezlerinden (MOFCOM’s Special Commissioner’s Offices) ve MOFCOM’un Kota İzinleri ile İlgili İşler Dairesi (MOFCOM’s Department of Affairs Related to Quota Permits) tarafından verilmektedir.

b) İthal Maddelerin ve Parçaların İç Pazardaki Satışları
Eğer ithalat kısıtlamasına veya lisansına tabi olan ithal edilmiş maddeler ve parçaların iç piyasada satışına izin verilir ise, ilgili firma gerekli ithalat onay belgelerini veya ithalat lisansını ve ilgili merciiler onayını almak için başvuruda bulunmalıdır.

c) Bitmiş Ürünlerin İhracatı
İthal edilen ham maddeler, ara malları ve parçaların işlenmesi ile üretilen bitmiş mallar ihracat kotasına konu teşkil ettiği takdirde, ticaret şirketi, ilgili sözleşmeyi imzalamadan önce Dış Ekonomi ve Ticaret Dairesinden onay almak zorundadır. İhracat kotası alındıkdan sonra gümrük beyannamesi ile eşzamanlı ibraz edilmesi gereken ihracat lisansının alınması için İhracat Kota Sertifikası ve İşleme Ticaret Onay Sertifikası sunumu ile Dış Ekonomi ve Ticaret Dairesine başvuruda bulunulmalıdır. Yerel kaynaklardan temin edilen ham maddeler ve ara malların işlenmesinden veya parçaların montajı ile üretilen malların ihracatı, ihracat lisansı zorunluğundan muaf tutulmuş olmakla birlikte Gümrük İdaresinin denetimine tabidir.

Çin’in Yabancı Yatırım Yönetimi
Çin-Yabancı Sermayeli Ortak Yatırım ve/veya Sözleşmeli Ortak Yatırım Şirketi Kurmak İçin Başvuru Prosedürü

(Guandong Eyaletindeki uygulama örnek alınacaktır.)

1. Adım:
Kuruluş İçin Başvuru
Çinli ve yabancı yatırımcılar arasındaki görüşmelerin sonunda taraflarca sermaye veya sözleşme ortak yatırım şirketi kurulmasına dair üzerinde mutabık kalınan anlaşmaya uygun olarak Çinli yatırımcı proje teklifini Kalkınma Planlama Komisyonu veya Ekonomi ve Ticaret Komisyonunun yerel ofisine sunmalıdır.

İstenen Belgeler: İlgili ÇHC kurumları tarafından onaylanmış proje teklifi, ön fizibilite raporu, ortak yatırıma ilişkin olarak taraflarca imzalanmış niyet mektubu veya anlaşma.

2. Adım: Fizibilite Raporunun Onaylanması İçin Başvuru
Proje teklifi onaylandıktan sonra ortak yatırımın taraftarları, Çinli yatırımcı tarafından Kalkınma Planlama Komisyonu veya Ekonomik ve Ticaret Komisyonu yerel ofisine sunulmak üzere, fizibilite raporunu tamamlamak için birlikte çalışmalıdır.

İstenen Belgeler: İlgili Çin kurumlarına muhatap başvuru dilekçesi, ortak yatırımın tüm taraflarınca imzalanmış fizibilite raporu, ortak yatırım anlaşması veya sözleşmesi, Çinli yatırımcının finansal kaynağının belgelenmesi, yabancı yatırımcı hakkında ilgili banka tarafından hazırlanan kredi raporu.

3. Adım: Sözleşme ve Birlik Şartnamesinin Onaya Sunulması
Fizibilite raporunun onaylanmasından sonra ortak yatırımın tarafları, sözleşmeyi, kuruluş sözleşmesi ve ortak yatırımın kurulmasına ilişkin diğer ilgili hukuki belgeleri imzalamalıdır. Çinli yatırımcı, ortak yatırımın yerleşik olduğu yerdeki yerel Dış Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Dairesine ilgili belgeleri sunmalıdır.

İstenen Belgeler: İlgili Çinli makamlara muhatap başvuru dilekçesi, fizibilite raporu ve proje ile ilgili onaylanmış belgeler, vilayet veya belediye Sanayi ve Ticaret İdaresi tarafından kuruluşuna izin verilen şirketin isminin tescil ettirilmesine ilişkin başvuru, çevrenin korunması, itfaye hizmetleri, sağlık ve arazi idaresi gibi çeşitli kamu kurumlarının proje hakkındaki yazılı görüşleri, ilgili tarafların faaliyet lisansları ve hukuki temsilcilerinin sertifikaları, ortak yatırımın taraflarının hukuki temsilcileri tarafından usulüne uygun olarak imzalanmış sözleşme ve birlik şartnamesi, yönetim kurulu üye listesi.

4. Adım: Onay Serfikası Başvurusu
İlgili merciilerce sözleşme ve kuruluş sözleşmesi onaylandıkdan sonra, Çinli ortağın onay sertifikası için vilayet veya belediye düzeyindeki Dış Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Dairesine başvuru yapması gerekmektedir.

İstenen Belgeler: İlgili makamlardan alınmış onay belgeleri (proje teklifi, fizibilite raporu, sözleşme ve kuruluş sözleşmesi ile ilgili olanlar), proje teklifi, fizibilite raporu, sözleşme, kuruluş sözleşmesi ve uygun makamlarca usulüne uygun olarak tasdik edilmiş yönetim kurulu üye listesi.

5 Adım: Tescil
Vilayet veya belediye düzeyindeki Sanayi ve Ticaret İdaresi tarafından ilgili makamlarca düzenlenen sözkonusu lisansların tamamlanmasını takip eden 30 gün içinde faaliyet ruhsatı için yapılan başvurunun sonuçlandırılması gerekmektedir. Eşzamanlı olarak, ortak yatırım şirketleri için resmi mühür, şirket kodu, banka hesabı açılması ve vergi ödemeleri ve gümrük beyannamesi ile ilgili olarak yerel sosyal güvenlik, teknik denetim, vergilendirme, gümrük, finans, döviz idaresi, bankacılık, sigorta ve mal teftiş dairelerine tescil gibi bazı prosedürler tamamlanmalıdır.

Yabancı Sermayeli Şirketlerin Kurulması için Başvuru Prosedürü:

1. Adım: Ön Başvurunun Sunulması
ÇHC’de Çinli şirket veya şahıslar ile ortak yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılar, şirketin kurulacağı yerdeki kasaba ya da daha büyük bir idari bölgeden sorumlu Dış Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Dairesine ilgili bir ön rapor sunmalıdır.

Raporun İçeriği: Çin-Yabancı ortak yatırım şirketinin kuruluş amacı, faaliyet alanı, işletme ölçeği, üretilicek mallar, kullanılacak teknoloji ve ekipman, ihtiyaç duyulan arazi, su, elektrik, gaz ve diğer enerji kaynaklarından faydalanma şekli ve miktarı ve kurulması planlanan şirket çalışanları için inşaa edilecek sosyal tesislere ilişkin bilgi.

2. Adım: Resmi Başvurunun Sunumu
Yabancı yatırımcı, ilgili hükümet kurumlarından yazılı bir cevap alınması sonrası tüm gerekli belgeler ile desteklenen resmi başvuruyu, kasaba, belediye veya vilayet düzeyinde yerel Dış Ticaret ve Ekonomi İşbirliği Dairesine yapmalıdır.

İstenen Belgeler: Yabancı sermaye şirketi kurulması için başvuru dilekçesi, fizibilite raporu, ortaklık şartnamesi (Article of association), firmanın hukuki temsilcilerinin listesi (veya yönetim kurulu listesi), yabancı yatırımcının ilgili hukuki belgeleri ve kredi raporu, ithal edilecek ham maddeler, ara malları ve sermaye malları listesi, kasaba veya daha büyük yerleşim bölgesindeki yerel onaylama kurumlarından alınan yazılı cevaplar, vilayet veya belediye düzeyindeki Sanayi ve Ticaret Dairesi tarafından onaylanmış şirket isminin tescil edilmesi için dilekçe, çevresel koruma, itfaye hizmetleri, sağlık ve arazi yönetimi gibi konular ile ilgili kamu kurumlarınca proje hakkında hazırlanmış yorum ve görüşlerin yer aldığı özel raporlar.

İki ya da daha fazla sayıda yabancı yatırımcının dahil olması halinde, söz konusu yatırımcılarla imzalanan sözleşmelerin örnekleri, tescil edilmesi için yetkili kurumlara sunulmalıdır.

3. Aşama: Sertifika için Başvuru
Resmi başvuru onaylandıkdan sonra yabancı yatırımcı, tüm gerekli belgeler ile birlikte onaylı bir sertifika almak için kasaba, belediye veya vilayet düzeyindeki Dış Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Dairesine başvuruda bulunmalıdır.

İstenen Belgeler: Daha önceki aşamalarda onaylanmış ilgili belgeler ve yabancı sermaye şirketi kurulması için başvuru dilekçesi, fizibilite çalışması raporu, şirket sözleşmesi ve usulüne uygun olarak onaylanmış yönetim kurulu üye listesi.

4. Aşama:
Faaliyet lisansı için başvuru dilekçesi, onaylanmış sertifikanın alımı sonrası takip eden 30 gün içinde vilayet veya belediye düzeyindeki Sanayi ve Ticaret Dairesine verilmek zorundadır. Takiben şirket, resmi mühür ve şirket kodu için başvuru işlemlerini, banka hesabı açılması, vergi ödemeleri ve gümrük beyanları için kamu güvenliği, teknik denetim, vergilendirme, gümrük, finans, döviz yönetimi, bankacılık, sigorta ve malların teftişi ile ilgili yerel kamu kurumlarına kayıt yaptırılmasına ilişkin işlemleri tamamlamak zorundadır.

Yabancı Sermaye Şirketlerinin ÇHC’de Daimi Temsilcilik Açmasına İlişkin Başvuru Prosedürü

1. Aşama:
Başvuruda bulunan yabancı şirket, bir yerel Çinli acenta belirlemektedir. Sözkonusu acenta, Yabancı Sermayeli Firmalara (Foreign Invested Enterprises, FIE) hizmet vermede uzmanlaşmış ÇHC’li yerel bir şirket olmak zorundadır.

2. Aşama:
Acenta, başvuruda bulunan yabancı firma adına, gerekli tetkiklerin testlerin, teftişlerin ve onaylama işlemlerinin tamamlanması için tüm gerekli belgeleri, vilayet düzeyindeki Dış Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Dairesine sunmalıdır.

3. Aşama:
İkinci aşamada bahsedilen onayın verilmesi sonrası, tescil için vilayet veya belediye düzeyindeki Sanayi ve Ticaret İdaresine başvuruda bulunulmalıdır.

4. Aşama: Diğer Kayıt Prosedürleri ve Personel Alımı
.Daimi temsilcilikler, firma tescil sertifikası,  temsilcilik sertifikası ve onaylanmış sertifikaların sunumu ile ÇHC’de ikamet izni için yerel Kamu Güvenliği Bürosuna başvuruya ilişkin formaliteleri tamamlamalıdır.·Firma kayıt sertifikası ve onaylama sertifikasının yerel Döviz İdaresine sunumu ile bir banka hesabı açılmalıdır.·Daimi temsilcilik, ofis ekipmanlarının, günlük ihtiyaçların ve daimi temsilcilik ve personelince kullanılacak taşıma araçlarının ithal edilmesine ilişkin gerekli izin için Gümrük Dairesine başvurmalıdır·Yerel Vergi Ofisine başvurarak vergi ödeme kayıt prosedürünün tamamlanması gereklidir.·Yerel personel temin edilmesi için yerel Yabancılara Hizmet Şirketine (Foreign Agency Service Company) (ÇHC’de yabancı sermayeli şirketlerin yerel personel ihtiyaçlarının karşılanması ile ilgilenen bir kamu şirketidir.) talepde bulunulmalıdır.En Az Kayıtlı Sermaye Miktarı Şartı ve Sermaye Katkı Takvimi
ÇHC, yabancı sermayeli işletmelerin en az kayıtlı sermaye miktarı şartı ve sermaye katkısının gerçekleştirilmesine ilişkin zaman sınırlamasını düzenleyen sarih bir rehber oluşturmuştur. En Az Kayıtlı Sermaye Miktarı Şartı
Çin Halk Cumhuriyeti Şirketler Hukukuna göre, şirketler temel olarak limited şirket ya da anonim şirket şeklinde kurulmaktadır. Limited şirket olarak kurulan işletmeler için minimum sermaye miktarı şirketin faaliyet alanına göre çeşitlilik göstermektedir. Örneğin, imalatçı şirketler için en az sermaye miktarı 500.000 Rmb; toptancı ticaret şirketleri için 500.000 Rmb; parakendeci ticaret şirketleri için 300.000 Rmb; teknoloji geliştirme, danışmanlık ve profesyonel hizmetler şirketleri için 100.000 Rmb ve diğer tüzel kişilikler için 30.000 Rmb’dir.

Anonim şirketler için en az özsermaye gereği ise 10.000.000 Rmb’dir.

Farklı mal grublarının ticaretinin idaresinden sorumlu hükümet kurumlarının mevcut kural ve düzenlemeleri uyarınca minimum kayıtlı sermaye miktarına ilişkin olarak yabancı sermayeli işletmelere uygulanan kurallar aşağıdaki gibidir:

a) Yabancı-Çin ortak yatırım parakende satış şirketi için genel olarak en az kayıtlı sermaye miktarı 50 milyon Rmb iken Merkez ve Batı ÇHC’de kurulacak şirketler için 30 milyon Rmb’dir.
b) Yabancı-Çin ortak yatırımı toptan satış şirketi için genel olarak en az kayıtlı sermaye miktarı 80 milyon Rmb iken, Merkez ve Batı ÇHC’de kurulacak şirketler için 60 milyon Rmb’dir. c) Yabancı veya yabancı-Çin ortak yatırımı bankalar için en az kayıtlı sermaye miktarı, 300 milyon Rmb’dir. (300 milyon Rmb’i, yatırımcı tarafından belirlenecek konvertibl bir döviz ile ödenebilmektedir.)d) Yabancı veya yabancı-Çin ortak yatırımı finans kurumları için en az kayıtlı sermaye miktarı 200 milyon Rmb’dir. (200 milyon Rmb’i yatırımcı tarafından belirlenecek konvertibl bir döviz ile ödenebilmektedir.)e) Yabancı-Çin ortak yatırım seyahat firması için en az kayıtlı sermaye miktarı 5 milyon Rmb’dir.f) Yabancı-Çin ortak yatırım reklam acentası için en az kayıtlı sermaye miktarı 300.000 ABD Doları’dır.g) Yabancı-Çin ortak yatırım dış ticaret şirketi için en az kayıtlı sermaye miktarı 100 milyon Rmb’dir. h) Yabancı-Çin ortak yatırım uluslararası kargo taşımacılık acentası için en az kayıtlı sermaye miktarı 1 milyon ABD Doları’dır.i) Yabancı sermayeli yatırım şirketleri için en az kayıtlı sermaye miktarı 30 milyon ABD Doları’dır. j) Yabancı sermayeli yatırım anonim şirketi için en az kayıtlı sermaye miktarı 30 milyon Rmb’dir.Kayıtlı Sermayenin Toplam Sermaye Yatırımı İçindeki Payı
“Çin-Yabancı Ortak Yatırım Teşebbüslerinin Toplam Yatırım Miktarı içindeki Kayıtlı Sermaye Miktarına ilişkin İnterim Tedbirler” uyarınca Devlet Sanayi ve Ticaret İdaresi (The State Administration for Industry and Commerce, SAIC) tarafından uygulanan ve takip edilen düzenlemeler aşağıdaki gibidir:a) Toplam yatırım miktarı 3 milyon ABD Doları ya da daha az miktarda olan Çin-yabancı ortak yatırım şirketlerinin kayıtlı sermaye miktarının toplam sermanin % 70’inden daha az olmaması gerekmektedir. b) Toplam sermaye miktarı 3 milyon ABD Doları ila 10 milyon ABD Doları arasında olduğu takdirde kayıtlı sermaye miktarının toplam sermayenin % 50’sinden daha az olmaması gereklidir. Örneğin, eğer toplam sermaye 4,2 milyon ABD Doları ise, kayıtlı sermaye miktarı 2,1 milyon ABD Dolarının altında olmamalıdır.c) Toplam yatırım miktarı, 10 milyon ABD Doları ile 30 milyon ABD Doları arasında olduğu takdirde kayıtlı sermaye miktarının toplam sermayenin % 40’ından daha az olmaması gerekmektedir. Örneğin, toplam sermaye 12,5 milyon ABD Doları olduğu takdirde kayıtlı sermaye miktarı 5 milyon ABD Doları veya üstünde bir değeri temsil etmelidir.d) Toplam sermaye 30 milyon ABD Dolarını aşıyor ise, kayıtlı sermaye miktarı toplam sermayenin 1/3’den daha az olmamalıdır. Örneğin toplam yatırım miktarı 36 milyon ABD Doları ise, kayıtlı sermaye miktarı 12 milyon ABD Dolarının altında olmamalıdır.e) Yabancı sermayeli işletmeler, istisnai koşullara bağlı olarak yukarıdaki şartları gerçekleştiremediği takdirde özel bir kolaylık için SAIC ile bu konudaki bir kararı beraberce oluşturacak Çin Dış Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Bakanlığına (Ministry of Foreign Trade and Economic Cooperation, MOFTEC) başvuruda bulunulabilmektedir.Sermaye Katkı Takvimi
Çin-Yabancı hisse veya akit ortak yatırım şirketlerinden, sözleşmelerine veya şirket şartnamelerine, yabancı şirketlerin sermaye katkısının takvimine ilişkin ayrıntılı bilgi koymaları istenmektedir. Eğer sözkonusu takvime sözleşme ya da şirket şartnamesinde yer verilmez ise, yatırım ya da proje onaylanmamakta ve tescil edilmemektedir.İlgili düzenlemeler uyarınca sermaye katkısı iki şekilde yapılabilmektedir.

1- Bir defada katkının yapılması: Ortak yatırıma taraflar, faaliyet lisansının düzenlenmesini takip eden altı ay içinde yatırım katkılarını yapmakla yükümlüdür.
2- Vadelendirilmiş olarak katkının yapılması: Ortak yatırımı gerçekleştirmeyi taahhüt eden taraflarca yapılacak katkının ilk taksiti toplam katkı miktarının % 15’inden az olmamalıdır.Öngörülen ya da taahhüt edilen toplam sermaye katkı miktarı sözleşmede ya da şirket sözleşmesinde belirtilen vade içinde taraflarca ödenmelidir. Uygulamaya ilişkin kuralların detayları aşağıdaki gibidir:a) Kayıtlı sermayesi 500.000 ABD Doları veya altındaki bir miktarda olan şirketler için yatırım katkısı ödemeleri faaliyet lisansının düzenlendiği tarihi takip eden bir yıl içinde tamamlanmalıdır.b) Kayıtlı sermayesi 500.000 ABD Doları ila 1 milyar ABD Dolar arasında olan şirketler için yatırım katkısı ödemeleri, faaliyet lisansı verildiği tarihi takip eden 18 ay içinde gerçekleştirilmelidir.c) Kayıtlı sermayesi 1 milyon ABD Doları ila 3 milyon ABD Doları arasında olan şirketler için yatırım katkısı ödemeleri faaliyet lisansının düzenlendiği tarihi takip eden iki yıl içinde yapılmalıdır.d) Kayıtlı sermayesi 3 milyon ABD Doları ila 10 milyon ABD Doları arasında olan şirketler için yatırım katkısı, faaliyet lisansı verildiği tarihi takip eden 3 yıl içinde gerçekleştirilmelidir.

e) Kayıtlı sermayesi 10 milyon ABD Doları’ndan daha fazla olan şirketler için yatırım katkısının ödenmesine ilişkin vade her proje ve/veya her yeni şirket kurulmasında, ilgili onaylama merciince belirlenmektedir.

Yabancı sermayeli şirket tarafından sözleşmede belirtilen süre içinde yatırım katkısı istisnai nedenler ile ödenemediği takdirde, yatırım katkısı için vadenin uzatılması için normal vadeyi onaylayan kamu otoritesine başvurulabilmektedir. Konunun ayrıca, firma kayıtlarına ilave edilmesi için Firma Tescil Otoritesine bildirilmesi gerekmektedir.

Çin Halk Cumhuriyeti Gümrüğünde Giriş Çıkış Teftişleri Ve Karantina Sistemi
halat ve İhracat Mal Teftişi ve Karantinası

Zorunlu Teftiş ve Karantinaya Tabi Olan Mallar
Teftiş ve Karantinaya Tabi Mallar Kataloğu’nda (Catalogue of Commodities Subject to Inspection and Quarantine) 21 katagoride toplanmış 4.113 tip mal bulunmaktadır. Sözkonusu katalog, giriş-çıkış teftiş ve karantina uygulamasına konu teşkil eden malları kapsamaktadır. ÇHC Hükümetince her yıl yayımlanan farklı mallar için teftiş ve karantina yönetimine ilişkin kurallar, teftiş ve karantinanın nedenlerine, methodlarına ve prosedürüne ilişkin detaylandırılmış düzenlemeleri içermektedir.

Teftiş ve Karantina İçin Teknik Standartlar
Teftiş ve karantina için teknik standardlar, ÇHC’nin kendi standardlarını, uluslararası standardları ve gelişmiş ülkelerin standardlarını kapsamaktadır.

ÇHC’nin standardları, ulusal standardlar, sanayi standardları (Ulusal standardların olmadığı durumlarda uygulanmaktadır) yerel standardlar (Ulusal ve sanayi standardları olmadığı takdirde kullanılmaktadır) ve şirket standardları (Ulusal ve sanayi standardları olmadığında kullanılmaktadır) olmak üzere dört alt başlık altında toplanmıştır. ÇHC, teftiş ve karantina için örnek standardlar ile kendi ulusal ve sanayi standardlarını oluşturmuştur.

Teftiş, “ulusal standardlar, sanayi standardları ve diğer zorunlu standardların olduğu yerde, teftiş bu standardlara uygun olarak yapılır” krıteri çerçevesinde Devlet Giriş-Çıkış Teftiş ve Karantina İdaresi (State Administration for Entry - Exit Inspection and Quarantine, CIQ) tarafından gerçekleştirilmektedir. Anılan standardların bulunmadığı durumlarda ilgili dış ticaret sözleşmesinde öngörülen standardlara uygun olarak teftiş yapılmaktadır. İlgili dış ticaret sözleşmesinin sağlanan örnek mala dayanılarak imzalandığı durumlarda teftiş sözkonusu örnek mal temel alınarak yapılmaktadır. Eğer ilgili teftiş standardları, dış ticaret sözleşmesinde belirtilen standardlardan daha dar kapsamlı ve düzeyi düşük ise, sözleşmede öngörülen standardlar teftişe temel alınmaktadır. Her hangi özel bir teftiş standardının olmadığı, dış ticaret sözleşmesinde her hangi bir özel standardın belirtilmediği veya öngörülen standardın sarih olmadığı ürünün menşe ülkesinin standardları, ilgili uluslararası standardlar veya CIQ’nın standardları tatbik edilmektedir.

Gıda Ürünlerinin Denetimi ve Teftişi
“Teftiş ve Karantinaya Konu Teşkil Eden Mallar Kataloğunda (Catalogue of Commodities Subject to Inspection and Quarantine), sağlık denetimi ve teftişine tabi toplam 1.158 tip ithal gıda ürünü ve 915 tip ihraç gıda ürünü yer almaktadır.

a) İthal Gıda Ürünlerinin Teftişi
Tüm ithal gıda ürünleri (İçeçekler, likörler ve şeker dahil) gıda katkıları, gıda kapları, paketleme malzemeleri ve gıda işleme aletleri ve ekipmanları, sağlık denetimi ve teftişi için teftiş ve karantina merciine beyan edilmesi gereklidir. Teftiş ve Karantina Otoritesinin idaresinde, ithal gıda ürünleri tehlike derecelendirilmesine göre farklı katagorilere ayrılmakta ve ulusal sağlık standardlarına uygun olarak teftiş edilmektedir. Sadece sözkonusu şartlara uygun gıda ürünleri ÇHC’ye ithal edilebilmektedir.

b) İhraç Gıda Ürünlerinin Teftişi
İhracat için tüm gıda ürünleri (İnsan tüketimi için bitmiş ürünler ve ham maddeler ve medikal katkılı geleneksel methodlara uygun hazırlanan gıda ürünleri dahil) teftişe tabidir. Teftiş edilmeyen veya standardları karşılamayan gıda ürünleri ihraç edilememektedir.

c) İthal Gıda Ürünleri ve Hayvansal ve Bitkisel Gıda Ürünleri Kaydı
CIQ, “Sağlık Kaydına Tabi İthal ve İhraç Gıda Ürünleri ve Hayvansal ve Bitkisel Ürünler Kataloğu”nun hazırlanmasından, güncelleştirilmesinden ve yayımlanmasından sorumludur. Sözkonusu katalogda yer alan ürünler çoğunlukla, doğrudan tüketilebilen işlenmiş gıda ürünleri (Örneğin konserve gıda ürünleri, içeçekler, likörler ve tuz, biber gibi yemeklere konan çeşni maddeleri) ve et, deniz ürünleri ve sebzeler gibi yarı işlenmiş gıda ürünleri ve ham maddeleri içermektedir.

Yabancı gıda imalatcıları, üretim faaliyetlerini sürdürdükleri bölgedeki yerel gıda ve hijyen otoritesi vasıtasıyla CIQ’ya kayıt başvurusu yapabilmektedir. CIQ şartlarını ve standardlarını karşılayan gıda ürünleri, CIQ’nun ÇHC’ye gıda ürünleri ihraç etmesine müsaade edilen ülkeler ve firmalar listesine kaydedilmekte ve bu firmalara özel sağlık tescil kodu verilmektedir.

d) İhraç Gıda Ürünleri, Hayvansal ve Bitkisel Ürünler
ÇHC’de ihracat için gıda işleyen ve depolayan ve ayrıca, ihracat için hayvan kesimi yapan tüm şirketler, yerel Sağlık Dairesinden sağlık lisansı ve takiben tescil kodu almak için teftiş ve karantina otoritesine başvuruda bulunmalıdır. Tescil kodu verilmemiş işletmeler, ihracat için gıda işleme veya depolama faaliyetlerini gerçekleştirememektedir.

Denizaşırı tescil ve tanınma istenen hallerde firmalar, tüm gerekli prosedürlerin bir merkezden yapılması için CIQ’ya başvurmalıdır. İthalatçı ülkeden sözkonusu tescil ve tanınmaya ilişkin belgeleri alamamış işletmeler bu ülkeye gıda ürünleri ihraç edememektedir.

Mekanik ve Elektronik Ürünlerin Denetimi ve Teftişi
a) Mekanik ve Elektronik Ürünlerin Kapsamı
CIQ tarafından, giriş-çıkış teftiş ve denetimine tabi olan mekanik ve elektronik ürünlerin kapsamının tanımlanmasında, MOFTEC idaresi altındaki Mekanik ve Elektronik Ürünler İthalat ve İhracat Dairesi tarafından “Mekanik ve Elektrikli Ürünler İthalat ve İhracatına Dair İstatistik Rehberi - 1999 yılı sayısı” (Statistical Handbook on Import and Export of Mechanical and Elektronic Products) içinde yer alan “Mekanik ve Elektronik Ürünler Kataloğu” temel olarak alınmaktadır.

b)
İhracat İçin Mekanik ve Elektronik Ürünlerinin Denetimi ve Teftişi

 

  • Denetim, Teftiş ve Karantina Otoriteleri, ihracat firmalarını, yönetim standardlarına ve üretim kalitelerine göre dört ayrı katagori altında toplamaktadır.
    • Muafiyet sertifikası olan işletmeler: Sözkonusu işletmelerin mekanik ve elektronik ürünleri teftişden muafdır.
    • Katagori I şirketleri: Parti teftiş oranı % 10 - % 30.
    • Katagori II şirketleri: Parti teftiş oranı % 40 - % 70.
    • Katagori III şirketleri: Parti teftiş oranları % 100.
       
      Teftiş konuları: Zorunlu güvenlik, sağlık ve çevresel koruma kurallarına tabi olan mekanik ve elektronik  ürünler için ürün standardları, devlet tarafından  belirlenmiş zorunlu standardların altında olmamalıdır. Diğer ürünler için ürün standardları ticaret sözleşmesinde şart koşulan standardlar olabilmektedir.
       
      Ruhsat: İhracatın kolaylaştırılması amacıyla CIQ tarafından mekanik ve elektronik ürünler için  ihracat kalite sertifikası sisteminin uygulanmasında  özel durumlar için geçiçi önlemler uygulamaya  konulmuştur.  CIQ işletmelerin  ISO 9000, ISO 14000 ve diğer kalite sertifikaları almasını teşvik etmektedir.  Çin Ulusal Akraditasyon Kurulu (Chinese National Accreditation Board, CNAB)  tarafından yetkilendirilmiş  kurumlardan sözkonusu ruhsatı almış firmalar,  fabrika teftişinden muaf tutulmakta ve anılan ruhsat teftiş amacı belirlenen işletme katagorileri için temel faktör olarak kabul edilmektedir.

Tam ekipman seti ihraç eden üretim şirketleri kaydı: ÇHC, ihracat için tam ekipman seti üretimi yapan işletmelerden yerel teftiş ve karantina otoritelerine başvurarak tescil prosedürünün tamamlanmasını istemekte ve teşvik etmektedir. Teftiş ve karantina otoriteleri, kayıtlı firmalara, yabancı teknik ve kalite gereklerini karşılamaları ve üretimde uluslararası uygulamalara uymaları için ücretsiz olarak teknik  rehberlik sağlamaktadır. Teftiş, tescil ile birlikte gerçekleştirilmekte ve harçı alınmaktadır.

c) İthal Mekanik ve Elektronik Ürünlerin Teftişini Düzenleyen Kurallar


 

  •  İthal Ürünler  için Kalite Lisansı
ÇHC, Güvenlik ve Kalite Güvenlik Sistemine  Tabi İthal Mallar Kataloğu (Catalogue of Import  Commodities Subject to the Safety and Quality Licensing System) yayımlamaktadır. Sözkonusu  katalogda yer alan ürünler, güvenlik ve kalite lisansı almadığı takdirde ÇHC iç pazarına girememektedir.     
  •  İkinci El Mekanik ve Elektronik Ürünlerinin İthalatını Düzenleyen Kurallar

Özel ihtiyaçlar için ithal edilen ürünler muaf tutulmak üzere, ÇHC Güvenlik ve Kalite Lisansı    Sistemine Tabi  İthal Mallar Kataloğunda sayılan kullanılmış  mekanik ve elektronik ürünlerin ithalatına  izin verilmemekte  ve ilgili başvurular kabul edilmemektedir.  İthalat öncesi onay gerektiren sözkonusu malların  ithalatı için teftiş konusu  ve ilgili teknik özellikler, sözleşmede ya da anlaşmada belirtilmektedir.

İlaçların Denetimi ve Teftişi

a) İthal İlaçların Denetimi ve Teftişi

 

  • İthal İlaçların Tescili: ÇHC ithal ilaçlar için  bir kayıt ve onay sistemi uygulamaktadır. Tüm ithal ilaçlar için Devlet İlaç İdaresi’nden (State Drug Administration, SDA)  tescil sertifikası alınması zorunludur. İthal ilaçların üreticileri, ÇHC’nin GMP şartları kadar üretimin yapıldığı ülkedeki ilaç üretim ve kalite kontrol standardlarını karşılamak zorundadır. ÇHC’de kayıt için başvurusu yapılmış ithal ilaçlar, ilgili İlaç İdaresine tescil edilmek ve üretim yapılan ülkedeki  iç piyasada satış yapmak üzere onay almak zorunda ve SDA tarafından  yetkilendirilmiş  giriş limanı ilaç labaratuvarları tarafından  yapılan teftişlerden başarıyla geçmelidir

    Yabancı ilaç üreticilerinin ÇHC’deki ofisleri veya tescilli acentaları, ithal ilaç tescili için başvuru yapmadan sorumludur.  Sözkonusu ofis ya da acentalar,  “İthal İlaç Tescil Sertifikası Başvuru Formu”nu (Imported Drug Registration Certificate Application Form)  test ve onaylama için gerekli diğer belgeler ile birlikte SDA’ya  sunmalıdır. Anılan ofisler ya da acentalar, Devlet Sanayi ve Ticaret İdaresine tescil edilmiş yasal kuruluşlar olmak zorundadır.

    Kalitenin yeniden kontrolü ve gerekli klinik testleri yapıldıkdan sonra SDA, ilgili  ithal ilaca “İthal İlaç Tescil Sertifikası” vermektedir.  Bu sertifika, yabancı ilaçların ÇHC’de tescili, ithalatı ve satışı için gerekli olan  bir  belgedir. 
     
  • İthalatın Tescili : İlaçlar, belirlenmiş gümrük kapılarından ithal edilmek zorundadır.  İthalatçı, giriş gümrük kapısındaki ilaç idaresine ilgili ithalatı kayıt ettirmek ve tescil işlemlerini tamamlamak ile yükümlüdür.
     
    Teftiş İçin Başvuru:
    Teftiş Organı: SDA tarafından kurulmuş giriş gümrük kapısındaki  ilaç labaratuvarları, ithalatı tescil edilmiş ilaçlar için teftiş otoriteleridir. İlaçlar, giriş gümrük kapısı ilaç labaratuvarlarının konuşlandırıldığı  liman şehirleri üzerinden ithal edilmek zorundadır.  Sözkonusu labaratuvarlar, diğer gümrük kapılarından giriş yapmış ithal ilaçları teftiş edememektedir.

    Başvuru Prosedürü: İthal ilaçların giriş limanına varmasından sonra ithalatı yapan şirket “İthal İlaç  Teftiş Formu”  doldurmalı  ve bu formu, İthal İlaç Tescil Sertifikası (Asıl ya da sureti)  ve diğer ilgili belgeler  ile birlikte  yerel giriş limanı ilaç labaratuvarlarına sunmalıdır. Teftiş sonrası giriş limanı ilaç labaratuvarı, eğer ilgili ilaç standardlarına uyuyor ise, bir İthal İlaç Teftiş Raporu  hazırlamakta ve bir İthal İlaç Gümrük Muayene Belgesi (Imported Drug Customs Clearance Note) düzenlemektedir. Eğer ilaçlar aranan standardları karşılamıyorsa labaratuvar olumsuz bir rapor hazırlamaktadır.

    Yeniden Teftiş ve Tahkim: İthalatçı firma birinci teftiş sonucu labaratuvar tarafından  hazırlanan olumsuz   rapora itiraz etmek istediği takdirde,  teftiş raporunun alınmasını takip eden 30 gün içinde yeniden teftiş için ilk teftişin yapıldığı giriş limanındaki ilaç labaratuvarına başvurabilmektedir.  Ayrıca, ikinci teftişin sonucunun da olumsuz çıkması halinde ikinci teftişin sonuçlarının alınmasını  takip eden 30 gün içinde Ulusal İlaç ve Biolojik Ürünler Denetim Enstitüsüne (National Instıtute for the Control of Pharmaceutical and Biological Products) tahkim için başvuruda bulunulabilmektedir.

    b) İhraç İlaçların Denetimi ve Teftişi 
     
  • İlaç Üretiminin Denetimi:  ÇHC’deki  ilaç imalatçıları, yerel vilayet düzeyindeki ilaç idaresinden onay ve ilaç üretim lisansı almak ve ilaç üretim lisansının sunumu ile SAIC’a tescil yaptırmak zorundadır.
  • Kalite Sertifikası:  İlaç imalatçıları üretimlerini, SDA’nın belirlediği İlaç Üretimi İçin Kalite Kontrol Şartlarına uygun olarak gerçekleştirmek zorundadır. SDA, imalatçı şirketlerin sözkonusu şartları yerine getirip getiremediğini tasdik etmek ve şartları yerine getiren firmalara sertifika düzenlemek ile sorumludur.
  • İhracat Teftişi: İlaç imalatçısı, Sağlık Bakanlığı tarafından kurulmuş bir ilaç labaratuvarından ihraç edilecek ilaçın teftiş raporunun hazırlanmasını isteyebilmektedir. Teftişin kriterleri, genel olarak ihracat sözleşmesine uygun olmalıdır.

İthal ve İhraç Malların Teftiş ve Karantina Prosedürleriyle İlgilenecek Acentaların Tayini

İthal ve İhraç Malları Teftiş Acentası
Sadece, SAIC’ye tescil edilmiş, Şirket Faaliyet Lisansı (Corporate Bussiness Licence) düzenlenmiş, yerel teftiş ve karantina otoritelerine kayıt olmuş ve Teftiş Acenta Tescil Sertifikası verilmiş tüzel kişiler ithal-ihraç malları teftiş acentası olarak haraket edebilmektedir. Teftiş ve karantina otoriteleri, tescil edilmemiş acentalar tarafından yapılmış başvuruları işleme koymamaktadır.

Acentalar Tarafından Sağlanan Hizmetler
Acentalar teftiş ve karantina otoriteleri ile irtibata geçmek, teftiş zamanını ayarlamak, ilgili tahkikatlarda teftiş ve karantina otoriteleri ile koordinasyonu sağlamak ve müşterileri adına ilgili harçları ödemekle sorumludur.

Vekaletname
Müşteri, acenta ile vekalet sözleşmesi imzalamak zorundadır. Vekaletname, müşterinin adını, adresini, hukuki temsilcinin adını ve adresini, firmanın faaliyet alanını ve konusunu, acentanın adı, adresi ve vereceği hizmetin kapsamı, iki tarafın yükümlülükleri, muvakatın sınırları, vade ve diğer hususları kapsamak ve müşterinin mühürünü taşımak zorundadır.
 Çin Pazarına Girişte Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Ve Bazı Tespitler
Çin pazarındaki fırsatları ve pazara giriş olanaklarını doğru anlayabilmek için Çin hakkında bazı önemli hususları açıklığa kavuşturmak gereklidir. Çünkü konunun önemli bölümünü pazara etki eden sosyo kültürel faktörler etkilemektedir. Çin’in dünyada çok hızla yükselen bir pazar olması nedeniyle bu ülkeyle ilgili ekonomik verilere, istatistiki çalışmalara, Dünya Bankası’nın, IMF’in, Economist Inteligence Unit’in web sayfalarından ulaşabilmek zaten kolaylıkla mümkündür.
 
Bu ülkeyi Batı dünyasının değerleriyle anlayabilmek imkan dahilinde bulunmamaktadır. Hatta Batı ve Doğu arasında bir sentez oluşturmuş ve her iki kültürden unsurları da bünyesinde barındırma zenginliğine ve şansına sahip ülkemizin değerleriyle anlamak bile çoğu zaman mümkün değildir. Bu bakımdan, bu ülkede iş yapmak isteyenlerin herşeyden önce geleneksel-ulusal-kültürel değerler bağlamında hareket edebilmeyi öğrenmesi gerekmektedir.

 

Bu hususları bazı örneklerle açıkllığa kavuşturmakta yarar vardır. Örneğin dünyanın hemen her yerinde bir otele toplu rezervasyon yaptırıldığında, fazla müşteri getirmenin bir ödülü olarak bir miktar “grup indirimi” alınması gayet tabiidir. Bu ülkede ise bir defada 10 adetten fazla oda için rezervasyon yaptırmak istenildiğinde, indirimli fiyat temini için Ticaret Ataşeliğimiz'in kontrat imzalamış olduğu otellerde bile, “bindirimli fiyat” talep ettikleri, Ülkemizin milli düzeyde katılacağı fuarlardan biri nedeniyle yapılan araştırma sırasında hayretle görülmüştür. Bir başka deyişle, bu ülkede Batı dünyası ya da Türkiye’nin aksine “grup indirimi” değil “grup bindirimi” söz konusudur. Tarihsel kökleri itibariyle bakıldığında, oldukça felsefi kimi zaman mistik yanları olan bir ülkede böyle bir uygulamanın yapılmakta oluşu aslında Çin’in geçirmekte olduğu büyük transformasyonun ve belki belli alanlarda deformasyonun da en iyi göstergesidir. Nitekim bu uygulamanın nedeni sorulduğunda, “10 odadan fazla rezervasyon yapılması, otelin daha fazla personel tahsis etmesi, daha çok su, elektrik vs kullanılması, daha fazla emek ve zaman harcanması demektir” şeklinde verilen cevabın başka türlü açıklanması da çok mümkün görünmemektedir. Bu uygulamanın diğer şehirlerde de yapılıp yapılmadığı bilinmemekle beraber, ülkenin ticari ve finansal merkezi olan ve hemen her şeyin “Makyavelli”stik bir kazanma hırsıyla paraya endekslendiği Şanghay da zaten yukarıda sözü edilen transformasyon ve deformasyonun en önde gelen prototipini oluşturmaktadır. Bu yaklaşımı, hemen yabancı yatırımlarla ilişkilendirebilmek de hiç zor değildir. Çin hükümetinin son zamanlarda merak konusu olduğu üzere, artık her sektöre teşvik vermeme gibi resmen deklare edilmiş özel bir politikası olduğu söylenememekle birlikte, bu ülkede her şeyin yazılı olan kurallarla yürümediğini ve yazılı olmayan, hatta bazan yöreye, kuruma, kişiye göre değişen oranlarda keyfi uygulamaların yapılabildiği, gümrük vergilerinin bile kimi zaman pazarlık konusu yapılabildiği gerçeğini göz ardı etmemek gerekmektedir. İşte bu cepheden bakıldığında, yılda ortalama 60 milyar USD yabancı sermaye çekebilen, 800 milyar USD’nin üzerinde likit döviz rezervi bulunduran, 2,5 trilyon USD Amerikan Hazine bonusunu elinde bulundurduğu açıklanan, dış ticaret hacmi trilyon doları aşmış olan, yıllardır % 8-10 civarında yüksek hızla büyüyen bir ülkede, belli alanlarda erişilen doygunluk ve güven duygusunun, otellerde yapılan uygulamayla yabancı yatırım politikaları arasındaki korelasyonu daha iyi ortaya koyabileceği düşünülmektedir. Yabancı yatırımlarla ilgili özel bir kısıtlama bulunmamakta, hatta lisansa bağlı olan ve her yabancı sermayeli firmanın yapamadığı dış ticaret işlemlerinin, başta serbest bölgeler olmak üzere kolaylaştırılacağı ve 2006 yılı içinde yapılması beklenen düzenlemelerle dış ticaret lisansı alabilmenin yabancı yatırımcılar için daha basit hale getirileceğine ilişkin bilgiler alınmakla birlikte, otoritelerin yabancı sermaye ile ilgili olarak artık çok daha seçici davrandıkları ve her geleni kolaylıkla kabul etmek istemedikleri de bir gerçektir.   Çin en azından belirli kesimler ve yöreler itibariyle kabuk değiştirmektedir. Belirli kesimler ve yöreler vurgulaması, hükümet politikası olarak özel önem atfedilen ve kalkınmada öncelik verilen doğu sahili dışındaki orta ve batı kesimlerde ülkenin bu değişim konseptinden ve yaratılan büyüme hamlesinden çok da fazlaca pay alamamakta oluşu nedeniyle yapılmıştır. 1,3 milyarı aşan nüfusun 800 milyon kadarının, az gelişmiş iç ve batı kesimlerde, günde ortalama 1 USD’nin altında gelir elde edebilmekte oluşu da bunu kanıtlamaktadır.  Yine ülkenin ilginç yanlarına dönülecek olursa şunu söylemek mümkündür: Şanghay bu ülkenin kendi yarattığı jargonla “sosyalist piyasa ekonomisi”nin belki de en fazla cilalanmış bir imajla “uluslararası piyasalar”a arz edilmekte olduğu, Çin’e ait pek de fazla bir şey bulunamayacak olan ve Asya’nın New York’u olması için çaba gösterilerek tasarlanmış bulunan ama beşeri ilişkilerde ve iş yaparken karşılaşılacak tavırlar anlamında yine de köklerinden kopmamış bir şehir görünümündedir. Şanghay’da gece 22.00’ye kadar açık olan çarşılara, insanların modaya, markaya düşkünlüklerine, dünyaca meşhur mutfağa sahip bir ülkede Mc Donals, KFC ve Starbucks’ların önündeki kuyruklara, bankaların cumartesi, pazar hatta bayram gönlerinde bile açık olmalarına, gece klüplerinde gençlerin tam anlamıyla batı tarzında eğlenmelerine bakıldığında, Çin’in komünist bir rejimle yönetilmekte olduğunu algılayabilmek güçleşmektedir. İşte bu nedenle, Şanghay’da yaratılan imajı ülkeye genellememek gerekir. Nitekim Pekin’e gidildiğinde çok daha farklı bir atmosferi ve devletin egemen gücünü, binalarından caddelerine, keplerinde taşıdıkları kızıl yıldızlarla sürekli sokaklarda görülebilen askerlerine kadar her alanda hissetmek mümkündür.Buradan varılmak istenen nokta ise Çin’in tüm dünyada hayranlık uyandıran ve kesinlikle abartılmayan başarısının, özellikle Türk basınında övgüler yağdırıldığı gibi, komünist bir ülkede bile piyasa ekonomisinin kendi aktörleriyle mükemmel işletilmekte oluşu yargısının irdelenmesidir. Özellikle ilk defa Şanghay’ı görenler, bu ülkede komünizmin bittiği, herkesin istediği gibi iş yapabileceği sanısına rahatlıkla kapılabilmektedir. Oysa ki Çin’de uygulanan ve en azından gelir dağılımında olmasa dahi ekonomik büyüme ve ticari anlamda dünyaya yayılma konusundaki başarısına da kimsenin itiraz edemeyeceği Çin ekonomik sistemin en temel aktörü, piyasadaki bağımsız oyuncular yerine, yine devletin bizatihi kendisidir. Dolayısıyla piyasadaki bağımsız oyuncular ve onların ne kadar bağımsız olacakları da bizzat devletçe tespit edilmektedir. Bunun ülkemiz açısından önemi ise bu ülkenin siyasi, ekonomik, toplumsal, kültürel yapılarını, mevzuatını ve merkezi otoritenin gücünü, iş yapabilme başarısını artırabilmek anlamında çok iyi kavrayabilmek gereği ortaya çıkmaktadır. Yani Çin’in kendine özgü piyasa ekonomisinin, aslında yaratılan kaynak ve rantın devlet eliyle arzu edilen kesimlere bilinçli olarak dağıtılmasına dönük bir sistem olduğunun, ülkede eyalet sistemi ile yerinden yönetim ilkesi bulunmakla birlikte, son sözün merkezi hükümete aitliğinin, bu nedenle de Çin’le veya Çin’de iş yaparken sadece yerel yönetimin sunduğu mevzuat ve vaatlerle yetinmemek gerektiğinin ve ülkenin genel uygulamalarının ve merkezi kararların da dikkate alınması zorunluluğunun asla unutulmaması gerektiğidir. Ülkemizde çok sevilen deyişle “Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek kalmadan”, Amerikalı Çin uzmanlarının kendi vatandaşlarına önemle tavsiye ettikleri ve slogan halinde kullandıkları bir sözle ifade edilecek olursa: “Pay your lawyer a little to ensure a clear contract; or pay your lawyer a lot more later when you have a dispute”. cümlesinin mesajını doğru okumak önem arz etmektedir. Bir başka deyişle, burada sorunsuz iş yapmak için, ülkeyi iyi tanımak, kültürü çok değişik bir ülkeyi iyi tanıyabilmek ve verimli yatırımlar yapabilmek ya da ticari bağlantılar kurabilmek için de mutlaka profesyonel danışmanlık almak gerektiğini hesaba katmak ve bunun için ayrı bir bütçe ayırmak zorunluluğunun önemini kavrayabilmek gerekmektedir.
 
Firmalarımızın temel sıkıntılarından biri de bu noktada ortaya çıkmaktadır. Akdeniz ülkesi olmanın da getirdiği heyecanla çoğu firmamız, Pekin Ticaret Başmüşavirliğimiz'den veya Hong Kong ve Shanghay Ticaret Ataşeliklerimiz'den alacağı bir kaç sayfalık ithalatçı bilgisiyle hemen pazara girebileceğini, bir an önce, böylesine büyük bir pazara mal satarak, yüksek kazançlar elde edebileceğini düşünmektedir. Halbuki Çin’de böyle bir imkân yoktur.
Bu ülkede 20 yılı aşkın süredir bulunan, Çin dili mezunu, Wuhan Üniversitesi’nden master dereceli, Pekin Büyükelçiliğimiz ve Şanghay Başkonsolosluğumuz'da Muavin Konsolos olarak uzun yıllar görev yaptıktan sonra Şanghay’a yerleşen ve Çin’i belki de Çinlilerden bile iyi tanıdığını, 6.000 kişinin katıldığı Çin konulu yarışmada üçüncü olarak kanıtlayan, Çin Dili ve Tarihi Uzmanı, Garanti Bankası Şanghay Temsilcisi Noyan Rona’nın bir tavsiyesini burada belirtmek faydalı olacaktır: “Bu ülkede başarılı iş yapmak istiyorsanız, Çin’i ve Çinlileri iyi tanıyın, kendinizi çok iyi tanıtın, bütün bunlar için kesinlikle profesyonel danışmanlık alın ve mutlaka pazara girmek ve tutunmak için sabır gösterin”. Kimi zaman Ticaret Müşavirliğimiz'e ve Ataseliğimiz'e “Çin ile iş yapmak istiyorum, ülkedeki her sektördeki bütün ithalatçı firmaların hemen listesini gönderin” şeklinde, daha ne yapacağına dahi karar vermemiş, piyasa ve Çin’de rekabetçi olabileceği sektörler hakkında en küçük çalışması bile olmamış firmaların, profesyonellikten uzak ve bu ülkede yüzlerce uzman çalıştıran ABD diplomatik misyonlarının bile cevap vermekte zorlanacağı tarzda, tek bir dış ticaret uzmanının görev yaptığı bir misyonun imkânları ile asla cevaplandırılamayacak ütopik talepleri ulaşmaktadır. Dünyada ticaretin tam anlamıyla bir uzmanlık ve kurumsallık gerektirir hale geldiği bir ortamda bu yöntemle mal satabilmenin mümkün olmadığı herkesçe bilinmekteyse de Çin pazarına satabilmenin hiç bir şekilde mümkün olmayacağını bir kez daha belirtmek gerekir.Ülkeyi tanımanın önemine ilişkin bir husus da yanlış tanımanın, aynı zamanda yanlış tanıtmaya da neden olarak daha büyük zarara yol açmasıdır. Kimi zaman gazetelerimizde Çin’in ne kadar dışa açıldığını öven ve ülkemize de örnek olması hedeflenen yazılarda, üstelik burayı ziyaret eden gazeteciler tarafından dahi yanlış bilgiler aktarılmakta olduğu görülmektedir. Bir yazar köşesinde “Pekin ve Şanghay’da” hemen hemen tüm taksi şoförlerinin İngilizce konuştuğuna ilişkin bütünüyle yanlış imaj yaratacak bir bilgi vermiştir. Eğer şoföre gidilecek yeri Çince doğru telaffuzla anlatabilecek kadar yetenekli bulunuluyorsa, “sorun yok” aksi halde inmek istenildiğinde beden diliyle işaret edildiğinde “OK” diyebilecek kadar İngilizce öğrenmişlerdir. Aksi takdirde Hilton Oteli’ne “Hilton Hotel” denilse anlamamaktadırlar. Mutlaka Hilton’un Çincesini ve duruma göre, otel anlamına gelen “fan dian, bin guan, jiu dian” kelimelerinden birini söylemek gerekmektedir. Bazı durumlarda 8-9 sene Çin’de yaşayan Türk vatandaşlarımızın dahi gideceği adresi şoföre anlatmakta zorluk çektiğine sıkça rastlamaktayız. Çin’de sadece Resmi Dil Kurumu'nun belirlediği 52 lehçe olduğu ve bunun yanı sıra her eyalette hatta şehirlerde ve kasabalarda farklı lehçe konuşulduğu genel bir lehçenin her yerde hakim olması düşünülürken, maalesef iş yapılan kesimin seviyesine göre genel lehçenin de anlaşılmasında zorluklar çekildiği gözlenmiştir. Bu nedenlerden dolayı, iş yapmak isteyen kişilerin iletişim konusunda karşılaşacakları problemlere hazırlıklı olmaları gerekmektedir.  Çin aslında bütün dünyanın gözleri önünde yükselen bir pazar olarak, keşfedilmemiş pek fazla yanı kalmamış bir ülke gibi görünse de belki bilindiği halde çok da dikkate alınmayan bazı küçük ama sonucu verimli olabilecek ipuçlarını gözden kaçırmamak önem taşımaktadır. Bunların başında Çin’in bir ucuzluk cenneti olduğu, tüm Çin mallarının çok düşük kaliteli üretildiği ve en büyük sektörün sahte üretimin beslediği kayıt dışı ekonomi olduğu yanılgıları geliyor. Yukarıda sayılanlar irdelenecek olursa; Çin’de marka olarak perakende satın alınan hiç bir gerçek ürün asla ucuz değildir, ucuz olmak bir yana bazen dünya ve Türkiye fiyatlarının da üzerinde satılmaktadır. Sahtecilik konusunda ise özellikle DTÖ üyeliği sonrasında başlayan çalışmalar vardır. Bugünlerde Şanghay’ın en merkezi caddelerinden biri üzerindeki en önemli taklit mallar pazarı olan Şang Yang Market’in kapatılması kararı, büyük tepkilere rağmen duyurulmuştur. Çinli hukukçular her gün bu kararın doğruluğuna ve kaçınılmazlığına ilişkin konuşmalar yapmak üzere televizyon programlarına çıkmaktadır. Kısa bir süre önce, Fransız likör firmasının ürününü ve Starbucks firmasının logosunu taklit eden Çinli firmalar Yerel Mahkemeler tarafından tazminat ödemeye mahkum edilmiştir. Tabi ki bütün önlemlere rağmen taklitçiliğin Çin’in bütün bölgelerinde yoğun bir şekilde devam ettiğide bir gerçektir. Her şeyin kuralına uygun hale gelmesi mutlaka zaman, emek, kararlılık ve etkin mücadele isteyecektir. İşte bütün bunlar, Çin pazarında neden sabırlı olmak ve neden profesyonel danışmanlık almak gerektiğini daha iyi ortaya koymaktadır. Bu bakımdan, Çin dışında tescil ettirilmiş olsa bile, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunabilmesi için mutlaka Çin Patent Enstitüsü’ne de ürün tescili yaptırmanın önemi, taklitçiliğin çok yaygın olduğu bir pazar için gayet açıktır. Ancak, bu işlem de yaklaşık 1 yıl gibi bir süre gerektirdiğinden ve profesyonel danışmanlık olmadan yapılamayacağından, yine konu sabırlı olmakta ve yeterli hukuksal-teknik destek almakta düğümlenmektedir.   Diğer taraftan, Çin’de, her kalitede ve her markada mal üretilmekte olduğunu görmek için biraz vakit ayırıp Çin’i dolaşmak yeterli olacaktır. Dolayısıyla Çin’de, ülkemizde şikayet ve kaygı konusu olan bazı kalitesiz Çin malları gibi düşük kaliteli mallarla pazara girilebileceğini de düşünmemek gerekir. Zaten o tür mallarda da fiyat rekabeti yaratabilme şansı bulunmamaktadır.Markalaşma konusu ise çok önemli ve uzun vadede mutlaka ağırlık verilmesi gereken bir ihtisas konusu olmakla beraber, bir anda ihracatımızı patlatabilecek sihirli değnek misali bir tutunma noktası olarak görülmemelidir. Dünyanın bütün büyük markalarının pek çok sektörde Çin’de üretim yapmakta olması ve “Made in China” etiketi ile kendi markaları altında iç ve dış piyasaya arz etmeleri, bir anlamda bizim ülke olarak Çin pazarı konusunda biraz geciktiğimizi göstermektedir. Diğer bir ifadeyle “Dünya Markalarının” bizatihi kendileri Çinlileşmiştir. Bu durumda, bir markayı yoktan varedebilmek ve marka olunmasının, olmazsa olmaz koşulu olan, dünya pazarlarında tutundurabilmek, büyük güçlerin rekabetine dayanabilmek, marka olmanın gerektirdiği büyüklükte üretim kapasitesine ulaşabilmek gibi çok zahmetli, pahalı, zaman ve emek isteyen zorlu şartar dikkate alındığında ve ülkemizin bu  özellikleri taşıyan marka sayısı ile kısa–orta vadede yenilerini yaratabilme olanakları rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde, “markalaşma” stratejisini orta ve uzun vadeli bir program çerçevesinde uygulamaya koymakta yarar görülmekte. Ancak markalaşmanın bu pazarda etkin ve kalıcı olarak yer alma ve 6 milyar USD’ye varan dış ticaret açığımızı kapatmakta tek başına yeterli olamayacağı düşünülmektedir.Bu itibarla, kısa vadede özellikle hazır giyim sektöründe “marka”nın yanında “stil” yaratabilen firmalarımız üzerinden pazara girmeye çalışılmalıdır. Nitekim, Çin’de 200 milyon dolayında yüksek gelir grubunda insan yaşadığı ve bunun 75 milyon kadarının ise çok yüksek gelir grubunda olduğu telaffuz edilmektedir. 75 milyonluk çok yüksek gelir grubunun dünya markalarından vazgeçmeyeceği varsayılsa bile, geri kalan 125 milyon kişilik pazara odaklanacak ve dünya markalarının tarzını, stilini hatırlatacak kumaş ve dizayn kalitesine yakın, ancak daha uygun fiyatla pazara girecek ürünlerin ve bu ürünleri üreten firmaların şansının olabileceği düşünülmektedir. Bu tarz ürünlerin özellikle batı stili yaşantıya, modayı takibe çok meraklı olan, yüksek eğitimli, bilhassa yabancı sermayeli şirketlerde çalışan Çinli genç ve orta yaş grubu ile Çin’de bulunan yabancılara pazarlanabilmesi kuvetle muhtemeldir. Çin’de bu amaca hizmet etmek üzere, dünyanın pek çok ülkesinden, Kolombiya’dan, Arjantin’den getirilen tasarımcılar, İtalyan tasarımcılardan çok daha uygun ücretlerle ve yine ülkelerinde bir numara olmasa bile “ikinci en iyi” durumundaki parlak İtalyan tasarımcılarla birlikte istihdam edilmekte ve sözü edilen kesime dönük üretim yapılmasına yönelim gözlemlenmektedir.Çin ve Türkiye arasındaki ilişkiler gerek resmi gerek iş çevrelerinde artan bir şekilde ivme kazanarak gelişmektedir. Bunun aksinin düşünülmesi de mümkün değildir, zira dış ticaret eksenli büyüme modelini benimsemiş hiçbir ülkenin böyle bir pazara kayıtsız kalması beklenemeyecektir. Bu anlamda, Türk firmalarının olduğu kadar Çinli firmaların da Türkiye’de yatırıma ilgi duyduğu yapılan resmi temaslardan ve firma görüşmelerinden anlaşılmaktadır. Yalnız ne yazık ki bu konuda çok fazla da bir aşama kaydedilebilmiş değildir. Shanghay Ticaret Ateşemiz'in Ticaret Odaları'nın da bağlı bulunduğu Dış Ticareti Geliştirme Konseyi (CCPIT) başkan yardımcısıyla yapılan tanışma toplantısında, özellikle serbest bölgelerimize ilgi duyulmakta olduğu memnuniyetle müşahade edilmiştir. Serbest bölgelerimizde yapılacak kurumlar vergisi muafiyetli üretimin AB pazarına doğrudan giriş imkânı sağlamasıyla yakından ilgilenmektedirler. Bu bağlamda, gerek resmi gerek meslek kurumlarından ve girişimcilerden oluşacak bir heyetle mutlaka serbest bölgelerimizi ziyaret etmek istediklerini belirtmişlerdir. Ancak, Müsteşarlığımızca da bu organizasyonun alt yapısının hazırlanarak üst düzeyde teklif götürülmesinin yararına, aynı şekilde ülkemizden de bir heyetin Şanghay Serbest Bölgesi’ni ve diğer meslek kuruluşlarını ziyaret etmesinin sağlanmasına samimiyetle inanılmaktadır.

İki ülke arasındaki ticareti Türkiye lehine artırabilmenin 6 teorik yolu olduğu mütalaa edilmiştir. Teorik olması bazılarının en azından şimdilik uygulanabilme şansı bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Bu tespitleri, en zayıf olandan en güçlüye doğru, aşağıda sunulduğu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Yüksek teknoloji ürünü pazarlamak (şimdilik mümkün değil).

2. Ülkemizde çok talep gören ve hatta İtalyan firmalarınca ham olarak alındıktan sonra İtalya’ya götürülüp işlenmek suretiyle Çin’e ihraç edilen mermerlerimizi Çin’de işleyecek tesisler kurarak, Türkiye’den gelen mermeri işlenmiş halde satıp, katma değeri yüksek satış yapabilmek.

3. Karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olabileceğimiz, zeytinyağı ve ürünleri (kalıp ve sıvı sabun), fındık ve mamulleri, kuru meyveler gibi geleneksel ürünlerimizin, hatta bugüne kadar pek üzerinde durulmayan ve satış potansiyeli olabileceği düşünülen, siyah poşet çayın, (sağlıklı ürünlere çok ööem veren Çin pazarı için) ortopedik ayakkabının, bunun yanında her nevi ayakkabı boyaları, özellikle pazarda bulunması son derece güç olan süet ve nubuk ayakkabı boyaları ve bakım ürünlerinin ve ayakkabı parlatıcı süngerlerin promosyonuna ağırlık vermek ve özellikle gıda ürünlerinde, bir kez beğenilen ürünün markası altında sunulacak yeni ürünlerin de pazarlama şansının daha yüksek olabileceğinden hareketle, değişik gıda ürünlerini sunacak aynı firmaların sürekli aynı marka altında pazara girmelerini sağlamak.   

4. Yüksek gelir grubuna hitap edebilecek kalitede konfeksiyon pazarlamaya çalışmak.

5. Serbest bölgelerimize Çinli yatırımcı çekebilmek.

6. Ülkemizde yapılan özelleştirmelere Çin’li büyük holdinglerin ilgisini çekmek.
Geleneksel ürünlerde çaba sarfedilmekle birlikte henüz etkin ve tatmin edici sonuca ulaşılamamıştır. Bu anlamda, geleneksel ürünler konusunda da “marka” bağımlı düşünmekten kurtulunmalı ve gerekirse örneğin Türk zeytinyağının dökme olarak ihraç edilip, Çin ticari etiketi kullanılarak, şişelenmesi de yine ihracatçı Türk firması tarafından yapılmak suretiyle ilave katma değer de yaratacak şekilde pazarlanmasına çalışılmalıdır. İspanyolların ve İtalyanların zeytinyağlarını tanıtmak için, restoran sahipleri ve şeflere yönelik olarak çıkarılan profesyonel dergilerle reklam anlaşmaları yaparak pazarlama faaliyeti yürütmekte oluşları gibi, zeytinyağımız için de aynı tarzda çalışmalara kesinlikle kaynak ayrılabilmelidir. Aksi halde “İspanyonlar ve İtalyanlar’ın para vererek reklam yaptırmak suretiyle yaratacakları tanıtım furyasından bedava yararlanıp pazara girilebileceği” beklentisiyle hareket etmek, zaten sınırlı olan zeytinyağı pazarının bütünüyle kaybedilmesine yol açacak temel bir yanlış olacaktır.   Burada, en önemli işbirliği, iş ve ticaret geliştirme alanlarından biri olarak serbest bölgelerin verimli biçimde kullanılabileceği değerlendirilmektedir. Dünyanın en yüksek ticaret hacmine sahip olan Şanghay limanının yakınındaki, adeta bir şehir görünümündeki Çin’in en büyük serbest bölgesi olan 10 kilometrekare alanlı Şanghay Serbest bölgesinde, Türkiye’dekinin yaklaşık 3 katı kadar firma, üstelik sınırlandırılmış olmasına rağmen, halen Türkiye serbest bölgelerinde üretim için sağlananın altında bir teşvik unsuru ile çalışmaktadırlar. Çin'de % 32 olan Kurumlar Vergisi, serbest bölgelerde 2 yıl süreyle vergiden muaf tutulmakta, 3 yıl ise % 50 indirimle vergi ödenmektedir. 5 yıl sonra serbest bölge firması ile diğerlerinin farkı ortadan kalkmaktadır. Bunun da ötesinde, yılda 60 milyar USD tutarında yabancı sermaye çeken ve yabancı yatırımcının şartlarına özel teşvikleri, son derece arındırılmış bürokratik koşullarda sunmakla ünlenen bir ülkenin en büyük serbest bölgesi, yabancı yatırımcının serbest bölge kuruluş işlemlerinin 3 ay gibi kısa sürede tamalandığını gururla lanse etmektedir. Bu itibarla, ülkemiz serbest bölgeleri mutlaka tanıtılmalı, 15 gün içinde şirket kuruluşu yapılabildiği ve bu konuda Çin’den çok daha hızlı olunabildiği çarpıcı şekilde vurgulanmalıdır. Yukarıda belirtilen koşullar nedeniyle iki ülke arasındaki dengesiz ticari  ilişkileri geliştirmenin en uygun yollarından birinin serbest bölgelerimize Çinli yatırımcıları yönlendirebilmek olacağı düşünülmektedir.   İki ülke arasında daha çok temsilcilik ve distrübütörlük düzeyinde yürütülmekte olan ilişkilerin derinlik ve çeşitlilik kazanıp kazanmayacağı ise bütünüyle yukarıdaki stratejilerin geliştirilmesiyle ilgilidir. Ancak, Çin’de iş yapabilmek için, sadece yatırım amaçlı değil fakat ihracat amaçlı dahi olsa mutlaka bir temsilcilik açmak ve en az bir Türk eleman bulundurmak suretiyle, pazarda Çinliler her aradığında firmanın yetkilisiyle muhatap olabilme ya da örnek ürün gösterebilme şansını yaratmanın büyük önem taşımakta olduğuna dikkat çekmek yerinde olacaktır.Çin’in elektronik ürünlerdeki dünya hakimiyeti bilinirken, bir İtalyan firmasının  Şanghay’da açtığı ve Çin mevzuatına göre, ticari işlemlerde bulunma yetkisi olmayan temsilcilik ofisinde istihdam ettiği çok sayıda elemanla elektronik üretiminde rakipsiz sayılabilecek bir ülkeye, İtalya’da üretilen ve oto müzik sistemlerinde kullanılan elektornik devre kitlerini satabilmekte olduğu gerçeğini ve buna benzer başarılı örnekleri gözden kaçırmamak gerekir. Dolayısıyla temsilcilik konusu da küçümsenmeyecek ve Çin pazarı için mutlaka olması gerekli bir unsur olarak görülmektedir.   Hali hazırda Shandong kentinde deri konfeksiyonu üreteimine başlayacak Dezhou Dönmez Deri, Ningbo kentinde çelik boru üreten Çimtaş ve Hangzhou kentinde sanayi tipi çuval üretimine geçmek üzere olan Ünsa firmaları en büyük Türk sermayeli yatırımcılar konumundadır. Efes Pilsen ve Arçelik firması pazarda satış ve yatırım konularında çalışmalarını sürdürmektedir. Bunun dışında, Çin genelinde yaklaşık 100 kadar Türk firması bulunduğu bilinmektedir. Goldaş firması Şanghay’da 4’üncüsünü açmak üzere olduğu mağazalarda Türkiye’den ihraç ettiği kuyumculuk ürünlerini pazarlamaktadır. Ayrıca taşımacılıktan, muhtelif ticarete, danışmanlıktan, gıdayla ilgili hizmet sektörlerine ya da bankacılığa kadar değişik alanlarda Türk sermayeli firmalar temsilcilik ofisi ya da şirket şeklinde faaliyet göstermektedirler. Öte yandan, Şanghay’da 3 ayrı yerde, yukarıda sözü edilen kesime yönelik butik işleten ve butiklerinde ağırlıklı olarak Türk ürünlerini bulundurduğu  gerek fiyat gerek kalite yönünden ürünlerimizi çok başarılı bulan bir firma sahibinin Türkiye’den daha fazla ithalat yapabilmek amacıyla Ataşeliğimiz'den bilgi istemesi de hazır giyimle ilgili olarak daha önce ifade edilen beklentileri destekler mahiyette bulunmuştur. Bu elbette, zaman ve tanıtım meselesidir. Bu pazarda kravat satmak isteyen bir Japon firmasının aylarca sadece reklam verdiği ve piyasada hiç mal bulundurmadan pazara giriş stratejisi izlediği, aylar sonra mal sürdüğünde ise satışlarında patlama yaşandığı bilinmektedir. Firmalarımızın bu denli büyük kampanyaları finanse etmekte zorlanacağı düşünülse bile ihracatçı birliklerimizin ya da bir kaç firmanın bir araya gelerek ortak reklam kampanyası yürütebilme olanaklarının araştırılmasında yarar bulunmaktadır. Yukarıda arz edilen açılımları yapabilmek için, Çin’de bir ofis açılmasının son derece yararlı olacağı, çünkü Çinlilerin ticaret yapacakları firmayı sürekli yakınlarında bulabilmeye çok önem verdikleri, profesyonel fuarlara sabırla katılmaya devam edilmesi gerektiği, milli düzeyde katılım olmayan profesyonel fuarlara dahi Ticaret Müşavirliğimiz ve Ataşeliklerimiz'den alınacak bilgiler çerçevesinde katılım sağlanmaya çalışılması, fuar seçiminde, fuarın yapılacağı yere, ziyaretçi profiline, fuarı düzenleyen ana organizatöre ve hepsinden önemlisi organizatörün Çinli büyük distribütör ve ithalatçı firmaların fuara iştirakini sağlayıp sağlamadığına dikkat edilmesi gerektiği, fuarlar dışında, kurulacak temsilcilik ofislerinde, sürekli yerinden aktif pazarlama çalışmaları yürütülmesi, tanıtım için harcanacak paranın kayıp olarak görülmemesi gibi husuların da önemle vurgulanması gerekmektedir.  Güvenilir ve Azaltılmış Riskle İş Yapmak İçin:
1. Sağlam kontratlar yapılmalı: Hukuksal danışmanlık alınmalı açık ve güvenilir kontratlar yapılmalı, Çinli ortağın hukuksal konularla ilgili tavsiyeleriyle hareket edilmemeli.

2. Projelerin gerçekleştirilebilirliği, profesyonel destek almak suretiyle iyi araştırılmalı:
Bir iş projesinin kârlılığının tespitinde sunulan teşviklerin cazipliği veya verilen sözlerle değil, rasyonel kârlılık hesabı ile hareket edilmeli, çok hızlı büyüyen bir ekonomide geleceği kestirmenin zorlukları göz önünde bulundurularak, uzun dönemde kâra geçmesi beklenen işlerden kaçınılmalı. Pazara girmek konusunda gösterilmesi gereken sabır, sarfedilmesi gereken çaba ile faaliyete geçtikten sonraki kârlılık beklentisine ilişkin süreler birbirine karıştırılmamalı.

3. Ortaklık kurulacaksa karşı taraf iyi tanınmalı:
İhtilafa düşülmesi halinde Çin mahkemelerinde hak kaybına uğramamak için “kazan-kazan” formülü ile tasarlanacak anlaşmaların kurulabileceği ortaklık seçimine dikkat edilmeli.

4. Mevzuat iyi bilinmeli:
Yerel otoritelerin, kendi bölgelerinde merkezi hükümetin kurallarının uygulanmayacağına ilişkin sözlerine çok itibar edilmemeli ve merkezi uygulamalarla ilgili olarak da mutlaka hukuksal danışmanlık alınmalı, uygulanmayacağı sözü verilen merkezi kuralların, problemle karşılaşıldığında aniden uygulanabilir hale gelebileceği unutulmamalı.

5. Problemlerle karşılaşmadan önce doğması muhtemel sorunlar araştırılmalı: Herşeyin kötü gitmesi halinde, tolere edilebilecek kayıplar hakkında planlama yapılmalı. Çin’de kişisel ilişkilerin çok önemli olduğu, ortakların bazen imaj bozucu etki yaratmamak, kişisel ilişkileri ve çıkarları yıpratmamak adına potansiyel problemler hakkında çok gerçekçi davranmadıkları, aynı zamanda Çinli ortakların, hükümetin, partinin ve meslek kuruluşlarının baskısı altında olabileceği hatırlanmalı.

6. Gerçekçi risk analizi yapılmalı: Risk analizi yaparken diğer ülkelerin koşulları ile düşünülmemeli, proje çok riskli görünüyorsa girmekten kaçınılmalı.

7. Ödeme koşullarına dikkat edilmeli: Çin’e yapılan bir satışta, satış bedelinin küçük bir kısmına tekabül eden miktarda akreditif açılmasının, kalan kısmın ise teslimattan sonra belirli bir zaman dilimi içinde yapılmasının ihracatçı tarafından kabul edilmesi, “Çin’de iş yapmanın bilinmediği” anlamına geleceğinden ve aldatılmaya müsait olunduğunu düşündüreceğinden, teslimat sonrasına bırakılacak bu tür riskli alacaklarla satış yapılmamalı, Çinli firmaların satışlarında, teslimat sonrasına büyük oranlı riskli alacak bırakmak gibi bir uygulamalarının bulunmadığına dikkat edilmeli.  

8. Taklitçiliğe dikkat edilmeli: Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması için Berne Konvansiyonu kapsamında tescil ve patent işlemleri yapılmış olsa dahi Çin’de de tescil ve patent işlemlerini yaptırmanın gerekliliği unutulmamalı.

9. Dış ticaretin kontrat ve akreditifle yapılmasına özen gösterilmeli: Özellikle Çin’den yapılacak ithalatta malların nitelik ve niceliği mutlaka gümrükte malı ithal etmeden tespit ettirilmeli, gümrükten malı çektikten sonra malın efsafına uygun olmamasından ya da miktarının eksik olmasından doğacak şikayetlerin kolaylıkla çözülemeyeceği bilinmeli, muhtemel uyuşmazlıkların ne şekilde halledileceği kontratla belirlenmeli, tahkim veya mahkeme yoluyla uyuşmazlık çözümüne gidilmesi halinde hangi ülkede uyuşmazlıkların çözüleceği açıkça belirlenmeli.

10. Önceden tedbir alınmalı: Yukarıdaki maddede belirtilenler yapılmaksızın gerçekleştirilen bir dış ticaret işleminden doğan zararın telafisinin çok daha fazla emek, zaman ve harcama gerektireceği hatırda tutulmalı.

11. Standartlara dikkat edilmeli: Özellikle ithalatında zorunlu standart bulunan ürünlerin nakliyesi yapılmadan önce Çin’de uygunluk denetimi yaptırılmalı ve zaman kazanmak amacıyla Türkiye’de yaptırılması planlanan denetimlerde çıkacak problemin çözümünün daha maliyetli olacağı unutulmamalı.
Pazara Giriş Stratejileri:
1. Serbest Bölgelerimize Çinli yatırımcı çekebilmek için üst düzeyde temas kurulmalı.

2. Düşük fiyatlı ürünler yerine kaliteli ürünlere yoğunlaşılmalı.

3. Hitap edilmesi gereken hedef tüketici kitlesinin orta-üst ve üst gelir grupları olmasına dikkat edilmeli, ürün profili bu grupların beklentilerine göre şekillendirilmeli.

4. İhracat ya da yatırım, her ne amaçla olursa olsun, mutlaka yerel piyasada fiilen sürekli eleman bulundurulmalı, şirket olmasa dahi mutlaka temsilcilik açılmalı.

5. Özellikle kültürel farklardan kaynaklanacak kayıpları en aza indirmek için istihdam edilecek kilit role sahip personelin ücretlerinin tespitinde Çin standartlarının üzerinde bir maliyete katlanmanın bir zaruret olduğu gözden kaçırılmamalı, aksi halde çok önemli bir personelin, özellikle yabancı yatırımların yoğun olduğu bölgelerde küçük bir ücret farkı için işi bırakabileceği unutulmamalı. Dünyada şirketler arasında ortalama %3 seviyelerinde tolere edilen kalifiye eleman sirkülasyonu oranının, Çin’de %10’ların üzerinde olduğu dikkate alınmalı.

6. Kişisel dostlukların çok önemli olduğuna, kontrat imzalamanın son 10 dakikalık bir prosedürden ibaret bulunduğuna, ancak tatminkâr ve sağlıklı kontratlar imzalayabilmenin yolunun sıcak ilişkilerden ve dostluk yemeklerinden geçtiğine dikkat edilmeli.

7. Herhangi bir ürünün pazarda tutundurulmasının zaman istediği, zaman anlayışının ülkemizdekiyle asla örtüşmediği, Çinlilerin çok yavaş işlem yürütülen bankalarda bile sıralar halinde, hiç tepki göstermeden saatlerce ve sabırla beklemeyi tolore edecek bir kültürden geldikleri mutlaka hesaba katılmalı.

8. Profesyonel ihtisas fuarlarına, belirli bir hedefe ulaşana kadar sabırla iştirak edilmeli ve fuarın yetkinliği mutlaka araştırılmalı.

9. Yazılı olmayan kurallar, keyfi uygulamalara karşı korunmanın en güvenilir yolunun uzman danışmanlık hizmeti almak olduğu kavranmalı, Çin pazarına girmenin bu nedenle ortalamanın üzerinde emek ve para gerektirdiği göz önüne alınarak mali porte hesaplanmalı.

10. Marka olmanın dış ticaret başarısındaki önemi her ne kadar ortadaysa da özellikle orta-üst gelir düzeyine hitap edecek konfeksiyon ürünlerinde markalı ürünlerin kalitesini hatırlatacak tarzta “stil” yaratabilmenin arayışları içinde olunmalı.

11. Hazır giyim alanında “department store” türü alışveriş merkezlerinde yer kiralama imkânları araştırılmalı.

12. Çin’de çok önemli bir yeşil çay üretimi ve geleneği bulunmakla birlikte, geleneksel ihraç ürünlerimizin yanında siyah poşet çay ve diğer meyve çayları konusunda, özellikle dışa açılan, en çok yabancı sermaye çeken, kalkınmada öncelikli doğu sahili kentlerinde bulunabilecek potansiyelden yararlanma imkânları incelenmeli.

13. Geleneksel ihraç ürünlerimizin yanında, önemli satış potansiyeli olabileceği düşünülen ayakkabı boyaları, süet ve nubuk ayakkabı boyaları ve bakım ürünleri ile ayakkabı cilalama süngerleri için de pazarlama çalışmaları yapılmalı.

14. Özellikle mermer ihracatının getirisinin artırılabilmesi için, gerekirse bir kaç firmanın bir araya gelmesi suretiyle Çin’de mermer işleme imkânları araştırılmalı.

15. Ticaret yapmaya kalkışmadan önce, mutlaka hedef ürün tespiti yapılarak karar verilmeli ve Ticaret Ataşeliği ya da Ticaret Müşavirliği’nden alınacak bir kaç sayfalık ithalatçı listesine mektup yazarak Çin pazarına girilemeyeceği, kişisel çaba ve çalışmaların sürekliliğinin çok önemli olduğu, pazarda sürekli bulunmak için en azından bir temsilcilik ofisi açmanın faydalı olacağı iyi anlaşılmalı.

16. Gerektiğinde, özellikleri fazlaca bilinmeyen bir pazarda zaman ve para kaybetmek yerine, bu ülkede yerleşik Türk aracılar da dahil olmak üzere, aracı ile belirli bir bedel karşılığında çalışılması bir kayıp olarak görülmemeli.

17. Carrefour gibi zincir marketlerde bazı Türk gıda ürünlerinin Türk Bayrağı etiketli raflarda satılmakta olduğu dikkate alınmalı ve tüketiciye ulaşmada kalite imajı yüksek marketlere yönelik pazarlama ve tanıtım faaliyetleri yürütülmeli.

18. Finansal imkânlar ölçünde mümkün olduğunca reklam ve tanıtıma önem verilmeli.

19. Reel sektör dışında, özellikle turizm alanında gelişme kaydedebilmek ve turizm gelirlerimizi artırabilmek için Çin’de popüler olan bazı seyahat yazarları Türkiye’de misafir edilmeli, bu kişilere etkin tanıtım yapılmalı ve böylelikle bu yazarların ülkelerine dönüşte çalıştıkları basın yayın organlarında Türkiye’nin tanıtımını yapmaları sağlanmalı.
Çinliler Doğrudan ’Hayır’ Demez
Çin Halk Cumhuriyeti kendisini "çoklu etnik nüfuslu bir ulus" olarak kabul ediyor. Nüfusun büyük bir çoğunluğu "Han Chinese" etnik grubuna ait. Birçok etnik alt grubu bir araya getiren bu yapı ortak kültür ve dil özelliklerine sahip.

Çin Halk Cumhuriyeti, nüfusun büyümesini engel-lemek amacıyla girişimlerde bulunuyor. Örneğin kentler-deki nüfusa sınırlama getirmek için tek çocuğa sahip olma kuralı getirildi. Kırsal arazilerde yaşayan ailelerde ilk çocuk kız ise 2. çocuk şansı veriliyor. Çünkü kırsal alanlarda erkekler daha fazla "değerli" görülüyor. Bu politika yalnızca "Han" çoğunluğuna uygulanıyor. Çin iş kültüründe  toplumcu düşünce geçerli, hatta özel sektörde dahi bunun etkisi var. "Ününü korumak" felsefesi, Çin kültürünün daha iyi anlaşılması açısından önemli bir kavram. Çin kültüründe bir kişinin ününü koruması ve sosyal varlığını sürdürmesi gelecekte gerçekleştireceği işleri belirliyor.  Utandıracak bir durum yaratmak veya sükunetin ortadan kalkması, kasten olmasa dahi müzakerelerin "felaketle" sona ermesine neden olabilir.

İş Görüşmesi Yaparken
Görüşme süresince ince ayrıntıları kaçırmamak ve birbirini anlamaya yardımcı olabilmek amacıyla kendi tercümanınızı yanınızda götürmeniz çok faydalı olacaktır. Konuşmalarınız kısa, basit olmalı, argo ve anlaşılması zor kelimeleri içermemeli. Bunun yanında konuşmanıza sık sık ara verin. Böylece herkes daha iyi kavrayacaktır. Organizasyonun farklı seviyelerine göre sunuş hazırlamalısınız. Eğer bir teklif verecekseniz, ziyaret öncesinde dağıtım için en az 20 kopya hazırlamalısınız.

Sunuş materyalleriniz siyah ve beyaz olmalı. Renkler bu kültürde farklı anlamlar içerebilir ve çoğunluğu olumsuz anlama gelebilir.Çinliler genel olarak dışarıdan gelecek bilgilere temkinli yaklaşırlar. Komünizmin etkisi her yerde olduğu gibi görüşmelerde de etkisini gösterir.

Teorik ve diğer objektif gerçekler, bu doktrine karşı olmadığı sürece kabul edilir. Çinliler kartvizit değiştirme konusunda çok isteklidir, bu yüzden görüşmeye gitmeden önce yanınızda bol miktarda kartvizit götürmeyi ihmal etmeyin. Kartların bir yüzeyi İngilizce, diğer yüzü Çince olursa yararlı olacaktır. Kartvizitinizde profesyonel unvanınız, özellikle de karar vermede yetkinizin olup olmadığı da ilave edilmelidir. Çin kültüründe kartvizit değiştirmenin en önemli nedeni sizin tarafınızda karar vericilerin tespit edilmesidir. Eğer şirketiniz ülkenizde belli büyüklüğe ulaşmış, aynı zamanda eskiden kurulmuş ve size prestij sağlayacak farklı özellikleri içeriyorsa, kartınızda bunları mutlaka belirtin. Kartvizitinizi altın mürekkep ile bastırmanız da artı bir değer olarak kabul ediliyor. Çünkü Çin kültüründe altın, prestij ve refahın simgesi. Kartınızı iki elinizle takdim edin ve Çince yazılı kısmın alıcının tarafında olmasına dikkat edin. Onların kartvizitini aldığınızda kartı incelediğinizi belirtecek bir süre geçirin, daha sonra kartvizit saklama cüzdanına koyun.

Eğer masanın üzerinde müzakere halindeyseniz aldığınız kartı masanın üstünde tutun. Size sunulan kartvizitin okunmaması ve gelişigüzel cüzdana sıkıştırılması yapacağınız protokolün baştan bozulmasına neden olabilir. Çin iş protokolüne göre, kişiler toplantı odasına hiyerarşik bir sırada girerler. Çinli odaya giren ilk yabancıyı, grubun başı olarak kabul eder. Hiyerarşi konusuna verdikleri önem nedeniyle, sizin adınıza görüşmeleri yürütecek, kıdemli bir kişiyi yanınızda bulundurmalısınız. Onlar da aynısını yapacaktır. Grupta yalnızca kıdemli kişilerin tartışmalara katılmasına müsaade edilir. Daha az kıdemli bir kişi tarafından müdahale edilmesi bir Çinli’nin "şok olmasına" neden olabilir. Çin kültüründe “tevazu” erdem sayılır. Abartma kuşkuyla karşılanır.

Çinliler size doğrudan "Hayır" demez. Bunun yerine çelişkili cevaplar verirler. Örneğin ’Belki’, ’Emin değilim’, ’Onun hakkında düşüneceğim’, ’Göreceğiz’ gibi cevaplar genellikle ’Hayır’ anlamına gelir.

Randevu
Çin iş kültüründe bir görüşmeye geç gitmek kabalık olarak kabul edilir. Ziyaret için en uygun mevsim Nisan-Haziran ve Eylül-Ekim aylarıdır. İş yerlerinin ve devlet ofislerinin açık olduğu saatler pazartesi-cumartesi sabah 8:00-17:00’dir. Büyük şehirlerde çalışma süresi haftada 5 gün olarak kabul görür. Birçok Çinli öğlen 12:00-14:00 arasında işe ara verir. Randevularınızı programlarken, Çin yeni yılı gibi tatillerden de haberdar olmalısınız. Bu dönemlerde işyerlerinin büyük bir çoğunluğu kapalıdır. Bu tarih yıldan yıla değişiklik gösterir.

Çinliler avantaj sağlamak için görüşmelerin belirlenen sürelerinin üzerine çıkması konusunda çaba sarf edebilirler. Ziyaretinizin son gününde, her şeyle ilgili olarak tekrar görüşmek isteyebilirler. Sabırlı olun, hislerinizi karşı tarafa belli etmeyin, gecikmeleri sükunetle karşılayın. Toplantının bitiş müddetlerinden bahsetmeyin. Toplantının bitiminde, Çinli görüşmeciden önce ayrılmanız beklenir. Amacınıza ulaşmak için birçok kez seyahat yapmanız gerekebilir. Çinli işadamları bir işe başlamadan önce çok kuvvetli bir ilişkinin kurulmasını tercih ederler. Kontrat imzalansa bile, kendileri için daha iyi koşulları oluşturmak için baskı yapmaya devam edeceklerdir.

Hediye Verme
Çin iş kültüründe resmi politika gereği hediye alışverişi yasaktır. Bu hareket rüşvet olarak görülüyor ve illegal olarak kabul ediliyor. Bu nedenle hediyeniz reddedilebilir. Ancak hediye ile ilgili tavırlar birçok organizasyonda daha fazla serbestleşmeye başladı. Hangi durumda olursa olsun, siz yine de hediye verirken şu konulara dikkat edin: Eğer hediyenizi bir şahsa veriyorsanız, bunu iş gereği olarak değil, özel olarak, arkadaşlık çerçevesinde yapmalısınız. Çinli, bir hediyeyi kabul etmeden önce 3 kez reddedecektir. Bunu açgözlü biri olmadığını göstermek için yapacaktır. Israr etmeye devam edin. Kabul ettikten sonra şükranlarını iletecektir. Aynı yöntemi sizin de uygulamanız beklenebilir.

Diğer insanların bir arada oldukları anda bir kişiye değerli hediye vermeyin. Bu davranış, alıcının utanmasına, bazı sorunlar oluşmasına neden olabilir. Bir şahıstan ziyade, bütün bir şirkete bir hediye veriyorsanız şu kuralları takip etmeniz koşuluyla hediyeniz daha kolay kabul edilecektir: Bütün tartışma ve görüşmeler bittikten sonra hediye değiştirme işi gerçekleştirilmelidir. Hediyenin şirketinizi temsil eden bir hediye olduğunu belirtin, ekibin liderine verin. Çok pahalı olmamasına özen gösterin, karşı tarafı karşılık verebilmek için zor durumda bırakmayın. Değerli hediyeler arkadaşlığın bir göstergesi olarak gizli bir şekilde şahıslara verilmeli. Çin’e gitmeden önce hediyenizi ambalajlamayın, Çin geleneklerine uymayabilir. Eğer mümkün olabilirse hediyeleriniz için kırmızı renkli ambalaj kağıtlar kullanın, bu rengin şans getireceğine inanılır. Renklerin birçok farklı anlamı olduğu için en iyisi hediyenizi bir dükkanda veya otelde bu servisi yapan yere yaptırmanız olacaktır. Hediyede makas, bıçak veya diğer kesici nesneler arkadaşlığın ve aranızdaki bağların kesilmesi olarak yorumlanır. Cenaze töreni ile ilgili olan, saat, mendil, gibi hediyelerden, beyaz, siyah ve mavi renkli ambalajlardan kaçınmalısınız.

Halk Davranışı
Çinliler ilk selamlaşmada başlarını aşağıya doğru eğerek selam verecektir. El sıkışma da uygulanır. Ancak Çinli ortağınız gibi selamlaşmanızda fayda var. Bir okul, tiyatro veya diğer çalışma yerlerini gezerken, ‘Hoş geldiniz’ anlamında alkışlanırsanız şaşırmayın. Siz de karşılık olarak alkışlamalısınız. Duygularınızı belli eden davranışlardan ve olağan olmayan yüz ifadelerinden kaçının. Çinliler konuşurken ellerini kullanmaz ve karşısında konuşan da bunu yaparsa sinirlenirler. Bazı el hareketleri tabii ki gerekli olabilir.

Özellikle yaşlı olan ve yönetici pozisyonundaki bir Çinli, yabancılara temas etmekten hoşlanmaz. Bir grup içinde ilk önce en kıdemli kişi ile tanışmalısınız. Gülümseme Çin’de apaçık yapılmaz, çünkü hislerinin bastırılması için büyük bir baskı uygularlar. Aynı cinsiyetten kişilerin toplum içinde el ele dolaştıklarını gözlemleyebilirsiniz. Halk içinde kişilerin birbirlerine sevgi gösterilerinde bulunmaları pek hoş karşılanmaz. Ellerinizi cebinize koymayın, bunu kabalık olarak kabul edebilirler. Size çok özel sorular da sorulabilir, yaşınız, geliriniz, evli olup olmadığınız gibi. Bu sorulara cevap vermek istemiyorsanız, nezaketinizi bozmadan, ilgisiz bir cevap veriniz. Soru soran kişiye karşı sinirli olduğunuzu belli etmeyin.

İş Kıyafeti
Çin iş kültüründe muhafazakar ve fazla renkli olmayan takımlar ve kravatlar kullanılır. Parlak renkli olanlar makbul değildir. Kadınlar da muhafazakâr takım veya elbise giyerler; bir bluz veya yüksek yakalı bir üst tercih edilir. Hafif renkli, nötr, bej ve kahverengi renkler tercihen kullanılır. Tutucu bir yapıda oldukları için, alçakgönüllülüğü ön plana alan kıyafetleri tercih ederler. Düşük ökçeli düz ayakkabılar kadınların seçimlerinde temel faktörü oluşturur. Yüksek olanlar ise yabancı diplomatlar tarafından verilen resepsiyonlarda giyilir. Çin iş kültüründe smokin yoktur.

Çin’de Yemek
Çin’de iş amaçlı verilen yemekler popülerdir. Akşam yemekleri 18.30-19.00’de başlayıp 2 saat sürer. Eğer konuksanız zamanında gitmeniz gerekir. Çinli ev sahipleriniz resmi yemekle ilgili düzenlemeleri yapmak için önceden orada bulunacaklardır. Restoranda verilen yemekler büyük bir çeşitlilik içerir.Çin iş kültüründe hiyerarşik yapıya uygun olan işaretlenmiş yerinize oturmalısınız. Genellikle masanın ortasında, kapıyı gören tarafa onur konuğu oturtulur.

Ev sahibi doğrudan soluna oturur. Herkes azalan statüsüne göre yerleşir. En kıdemli üye tam ortadaki yere oturur. Yemeğe ve içkiye ilk olarak misafir başlar. Daha sonra diğerleri devam eder. Yemekte iş tartışılmaz. 5 kişilik masaya 10 kişiye yetecek kadar yemek ısmarlamak yaygın bir durumdur. Eğer yemeğin sonunda masada çok fazla yemek kalmazsa ev sahipleri bozulur. Pirinç pek çok Çinli için doyurucu bir yemek olduğundan,  genellikle yemeğin sonuna kadar servis yapılmaz. Bu nedenle yemeğinizle birlikte pirinç yemek istiyorsanız garsona daha önce servis için rica etmelisiniz, özellikle yemek çok acı olduğu zaman. Yemek süresince 20 kadar yemek servisi yapılabilir, bu yüzden başlangıçta çok fazla yemeyin. En iyisi her tabaktan çok az miktarda almaktır. Boş tabak bırakmak size yeterli miktarda yemek verilmediği şeklinde algılanabilir ve müthiş bir kabalık olarak da değerlendirilebilir. Diğer taraftan hiç dokunulmamış yemek bırakmak da gücendirme anlamına gelebilir. Hoşlanmadığınız bir yemek dahi olsa, nezaket adına bir parça tatmalısınız. Çin iş eğlencesinin en önemli kısmı ise "yum cha" olarak bilinen çay içme törenidir. Toplantı ve yemek öncesinde ilişki kurmak için kullanılır. Eğer yeni bir çayın doldurulmasını istemiyorsanız bardağınızda bir miktar çay bırakın. Bir kap içerisinde ikinci bir çay parmaklarınızı daldırmak ve yıkamak amacıyla ikram edilebilir.

Masada gürültülü yemek ve geviş getirmek normal karşılanır. Bu durum aynı zamanda yemeğin beğenildiğinin işaretidir. Akrep, çekirge, yılan derisi, safra ve kan, lezzetli yemekler olarak kabul görür.

 

Çin’de İş Yapmanın 10 Kuralı
Çin’de başınız ağrımadan iş yapmak istiyorsanız ya işe başlamadan önce avukatınıza para ödeyip gerekli danışmanlığı alın sağlam bir kontrat hazırlayın ona göre iş yapın ya da bu parayı hiç vermeyin sorunla karşılaştıktan sonra avukatınıza daha çok para verin.

http://www.marisglobal.com/cin-gif/pr-7.gif Çin pazarında sabretmeden, para harcamadan para kazanmak yok. Avukatınız dışında tercümanınıza para ödeyeceksiniz, fuarlara para ödeyeceksiniz. Kendinizi güvene alacaksınız.

http://www.marisglobal.com/cin-gif/pr-7.gif Çin’de güven unsuru çok önemli. İlişki kurarken birtakım dostluk ritüelleri yemeler içmeler, çok yaygın; iş yapmanın ayrılmaz parçaları.

http://www.marisglobal.com/cin-gif/pr-7.gif Akdenizliyiz, hemen diyoruz ki gelip konuşup işi bitirelim. Ama Çinli öyle değil bir kere anlattığı şeyi döner 20 kere yine anlatır. Bıkmadan dinleyeceksiniz bıkarsanız bu pazarda iş yapamazsınız.

http://www.marisglobal.com/cin-gif/pr-7.gif Çin’de Konfüçyüs bir yol çizmiş ve hedef önemli değil, hedefe giden yol önemli.

http://www.marisglobal.com/cin-gif/pr-7.gif Çin’de bir anlaşmayı imzalamak üç saniyelik bir iş. O iş bitene kadar günlerce müzakere edersiniz, saatlerce size yemek ısmarlarlar. Hatta yaptıkları ikramların altında ezilirsiniz. Çinli bunu sizi tanımak için yapar tanıdığında emin olduğunda bir an içinde anlaşmayı imzalar. 

http://www.marisglobal.com/cin-gif/pr-7.gif Ticari ateşeliğe e-posta göndererek Çin’de mal satılmaz. Ama e-ticaret, ticaret müşavirliğine e-mail atmak değil, ’bana 10 tane firma gönder de ben onlara yazayım’ demek değil.

http://www.marisglobal.com/cin-gif/pr-7.gif Çinli muhatabının ülkesinde temsilciliği de olsun istiyor. Üründe bir sorun çıktığında direk muhatabını da görmek istiyor.

http://www.marisglobal.com/cin-gif/pr-7.gif Çinli gelip malı almaz. Malı Çinlinin ayağına götüreceksiniz.

http://www.marisglobal.com/cin-gif/pr-7.gif Bu nedenle bıkmadan usanmadan Çin’de yapılan fuarlara katılacaksınız. Çinli ürünü görmeden dokunmadan almak istemiyor.

Çin’de Nasıl Rekabet Edilir?
İster diş macunu satıyor olsunlar isterse elektrik akta­rım ekipmanı, Çin’in küçük ama yüksek karlılık sağla­yan üst segmentinde, yani bu ülkedeki yabancı oyuncuların geçmişten beri başarılı bir şekilde rekabet ede­bildikleri segmentte, çok uluslu şirketler egemen du­rumda. Dolayısıyla, üst segmentte başarılı olanların or­ta pazara doğru hamle yapması ciddi bir risk barındı­rıyor. En önemli tehlikelerden biri, yeni ürün ve hiz­metler nedeniyle eskilerinin satışlarının düşmesi. Ne de olsa, daha alt segmentlerdeki müşterilere satış, üst segment ürünlerinin satışlarını olumsuz şekilde etkileyebilir.

Ayrıca, bu şirketler, ürünlerinin farklı şekiller­de pazarlanması tehlikesiyle de karşı karşıyadır. Örne­ğin, bir şirket Çin’de 10 Dolar’a sattığı tişörtleri ABD’de 20 Dolar’a satıyorsa, girişimci bir dağıtımcının bu tişört­leri Çin’de satın alarak ABD’de satma olasılığı yüksek­tir. Bu nedenle, çok ulus lu şirket yöneticileri, Çin’in üst ve "yeterince iyi" segmentleri arasındaki farkları anlamak için özenli pazar analizleri yapmalıdır. Örne­ğin, belirli bir şirkete özel avantajlar sağlayan coğrafi ayrımlar bulunabilir. GE Healthcare’in Çin’ deki MR ci­hazı satışlarını artırmak için kullandığı strateji üzerin­de durabiliriz. Bu şirket, Çin’in uzak ve mali kısırlara sahip ikincil ve üçüncül kentlerindeki (diğer çokuluslu şirketlerin nadiren yatırım yaptığı Hefei ve Lanzho­u gibi kentler) hastaneleri hedef alarak, basitleştirilmiş cihazlar üretmeye başladı. Bu "yeterince iyi" segment gerekli tüm koşulları sağlıyordu: Hızla büyüyen bu pa­zardaki müşterilerin satın alma ölçütleri yakın gelecek­te değişebilir görünmüyordu. GE’nin maliyet yapısı sektördeki diğer orta segment pazar oyuncularıyla re­kabet etmesini mümkün kılıyordu. Ve şirketin üst seg­mentteki tanı cihazlarının satışlarının düşmesi riski az­dı, çünkü büyük kentlerin hastaneleri daha düşük ka­liteli MR cihazlarına yönelme isteklisi değildi.

 

Ama pazarlar dinamiktir ve gezegenimiz üzerinde pazarların Çin’deki kadar hızlı ya da ciddi şekilde de­ğiştiği bir başka ülke bulunmamaktadır. Dolayısıyla, çokuluslu şirket yöneticileri, üst ve "yeterince iyi" seg­mentlerin zaman içinde ne kadar yakınlaşabilecekleri­ni de düşünmelidir. Yeni ortaya çıkmakta olan tehlikeleri ve fırsatları saptamak için geleneksel tahmin yön­temleri (senaryo planlaması, savaş oyunları, üst seg­mentteki müşterilere danışma vb.) kullanılabilir. GE Healthcare’in MR cihazları sektöründeki genişleme planlarına dönersek: Bu şirketin Çin’deki sağlık hiz­metlerinin gelişimine katkıda bulunma vaadi ile kamu­oyuna açıkladığı daha az ayrıcalıklı bölgelerdeki sağ­lık hizmetlerini geliştirme isteği birbirlerini destekledi. Devletin amaçlarını bilen GE Healthcare, üst, orta ve alt segmentler arasında belirli kesişmelerin olacağını ve "yeterince iyi" alanda karlı fırsatların çıkacağını an­lamıştı.

Çok uluslu şirket yöneticileri, yeni ürünlerin eskilerin satışlarını düşürmesi riskini ve dinamik pazarla­rın üst segmentteki pozisyonları üzerinde ne tür etki­lerde bulunacağını değerlendirdikten sonra, "yeterince iyi" alandaki olası fırsatlar üzerinde duracaktır: Daha düşük satın alma maliyetlerinden, daha büyük imalat ölçeklerinden ve dağıtım sinerjilerinden yararlanabilir­ler mi? Ardından, hangi yeteneklerini geliştirmeleri gerektiğine karar vereceklerdir: Organizasyonları, orta pazardaki müşterileri kendilerine çekerken üst pazarındaki pozisyonlarını tehlikeye atmayacak ürünleri, hiz­metleri, markaları ve satış yaklaşımlarını geliştirme ye­teneğine sahip mi? GE Healthcare’in yapmış olduğu gibi, yalnızca "yeterince iyi" segmentteki fırsatları ve bu segmentin gerektirdiği kaynakları incelemeye yö­nelik ekipler kurmaları gerekebilir. Ayrıca, orta segment pazarında deneyim sahibi yerel yöneticileri işe almak ya da yeni teknolojileri ya da uzmanlık bilgilerini elde etmek için yerel şirketleri satın almak isteyebilirler. Orta segment pazarına girmek isteyen bu tür çok uluslu şirketler genellikle bir "ofansif defans" stratejisi­ni kullanır: Yükselişe geçmeye çalışan yerel oyuncuların ve kendi ölçek avantajlarından yararlanmanın yol­larını arayan yerleşik küresel oyuncuların önünü kesmek için "yeterince iyi" alandaki pazar paylarını artır­maya çalışırlar. Örneğin, GE Healthcare, "yeterince iyi" alana diğerlerinden önce girerek, aralarında Min­dray, Wandong ve Anke’nin de bulunduğu iddialı yer­li şirketler karşısındaki pozisyonunu koruyabilmişti. GE bugün de ürün yelpazesini optimize etme ve sattı­ğı cihazlar için en iyi hizmetleri sunma çabalarını sür­dürüyor. 2004 yılında yaklaşık 120 milyon dolarlık bir satış geliri elde eden şirket, 238 milyon dolarlık paza­rın yüzde 52’sini ele geçirmiş oldu. GE, aynı stratejiyi aralarında Hindistan’ın da bulunduğu gelişmekte olan başka ülkelerde de uygulamaya sokuyor.

Çok uluslu şirketler açısından yukarıdan aşağıya atlamanın zorlukları vardır. Yeni ürünlerin eskilerinin satışını düşürmesi riskinin ve alt segmentlere inmenin olağan zorluklarının dışında, müşteri tercihlerinin hız­la değişmesi ve rakiplerin tepkileri nedeniyle hızlı uyarlamalara ihtiyaç duyulur. Ayrıca, büyük olasılıkla, "yeterince iyi" alandaki rakiplerinin maliyet yapılarını inceleyerek daha düşük fiyatlarla nasıl olup da kar edebildiklerini incelemeleri gerekir. Örneğin. yerel te­darikçilere yönelmek, büyük çokuluslu şirketlerin ma­liyetlerini yerli rakiplerinin maliyet düzeyine indirme­lerine yetmeyebilir.

Aşağıdan Yukarıya Tünel Açmak
Çok uluslu şirketler uzun yıllar boyunca alt segment­lerdeki yerel oyuncuların daha üst segmentlere yükselme ve buralarda rekabet etme yetenek ve istekleri­ni küçümsedi. Bugün de, bu konudaki yanlış hesapla­rının ceremesini çekiyorlar. Yakın geçmişteki gelişme­lerle birlikte Çin pazarındaki rekabet yoğunlaşırken Çin şirketleri daha üst segmentlere ve daha ötesine hamle yaptı.

Birleşmelerle başlayalım. Uzun yıllar boyunca, tek tek sektörlerde alt segment müşterilerine hitap eden ve genellikle bölgesel ihtiyaçlara odaklanan yüzlerce şirket vardı. Bu şirketlerin pek çoğu karsız çalışıyordu. Örnek olarak Red Star Appliances ya da Wuhan xi Daa Industial Stock verilebilir. Ancak, Çin’deki serbest piyasa reformları nedeniyle bu şirketlerin en zayıfları iflas ederken tüm sektörlerde birleşme dalgaları yaşa­nıyor. Red Star, Wuhan Xi Daa ve zarar eden 16 baş­ka şirket 1990’lı yıllar boyunca çok sayıda dönüşüm­den geçerek ev aletleri üreticisi Haier’i ortaya çıkardı. Devlet desteklerinin de yardımıyla her sektörde Haier benzeri bir ya da iki yetkin oyuncu çıktı ortaya. Çin ekonomisinin hızlı büyümesi ayakta kalan bu şirketlerin ölçeklerini büyütmelerini ve AR-GE ve marka yarat­ma gibi yeteneklerini geliştirmelerini mümkün kıldı. Daha önce görmüş olduğumuz üzere, iç pazarda ba­şarıya ulaşan bu şirketlerin bir bölümü zamanla bir di­zi sektörde küresel şirketleri doğrudan doğruya tehdit etmeye başladı.

Şimdi de, orta alandaki hızla büyüyen müşteri ta­banına bakalım. Çinli müşteriler (bireysel tüketiciler, işletmeler ya da devlet kurumları), uluslararası ürünler için yüzde 70’ten yüzde 100’e varan oranlarda fiyat farkı ödemeyi giderek daha az istiyor. Dünya marka­ları için en fazla yüzde 20 ya da yüzde 30 fark ödeyebilirler. İtalyan süt ürünleri devi Parmalat, meyveli yo­ğurtlarının kâsesini 24 sente satmaya çalıştığında bu gerçekle karşılaştı. Müşteriler, yüzde 50 düşük fiyatlı yerel markalara yöneldi. Marka, inovasyon ve kalite, yani Çin’deki çok uluslu şirketlerin ayırt edici özellik­leri, müşteriler açısından en önemli farklılaşma unsur­ları olmaktan çıkmıştı. Fiyatlara ilişkin bu duyarlılık, geçmişte alt segmentlere odaklanmış olan hırslı Çin şirketlerine yeni olanaklar sağlıyor. Bu şirketler, alıcı­ların çok daha düşük fiyatlı ürünlerin kalitelerine iliş­kin kuşkularını gideren yeterince iyi ürünler tasarlayıp piyasaya sürerek, alt segmenttekinden daha yüksek karlılık düzeylerine ulaşabiliyor. Alt segmentteki rekabetin çok şiddetli olması da daha iyi yönetilen yerel şirketlerin daha üst segmentlere yönelmesini teşvik ediyor. Çin’deki tüketim talebinin patlamaya başlama­sından önce bu şirketlerin gidebilecekleri bir yer yok­tu. Ama artık var.

Alt segmentten "yeterince iyi" segmente ve sonra­sında da küresel sahneye yükselme yolculuğu genellik­le 10 yıldan fazla sürüyor. Ama bunu başaran Çin şir­ketlerinin sayısı giderek artıyor. Örneğin, 1984 yılında kurulmuş olan Lenova, bir ortak girişim aracılığıyla "ye­terince iyi" segmente girdikten sonra orta pazarda bü­yüdü ve 2005 yılında IBM’in kişisel bilgisayar bölümü­nü 1,75 milyar Dolar’a satın alarak uluslararası markası­nı oluşturdu. Şirket şu anda dünyanın üçüncü büyük PC üreticisi. Benzer şekilde, 1988 yılından bu yana bü­yümesini sürdüren cep telefonu ve sabit telefon ağları üreticisi Huawei Technologies, Standard & Poors’un dünyanın en büyük 50 telekomünikasyon şirketi listesi­ne giren şirketlerin 31’ini müşterisi haline getirdi.

Çin’deki Anlaşmalar / Protokoller
-Ticaret Anlaşması (Pekin, 16 Temmuz 1974)

-Ticaret Protokolü (Pekin, 18 Mayıs 1981)

-Ekonomik Ve Sınai Teknik İşbirliği Anlaması (Pekin, 19 Aralık 1981)

-Standardizasyon Alanındaişbirliği Anlaşması (Pekin,19mart1990)

-Bilimsel Ve Teknik İşbirliği Anlaşması (Pekin 30 Ekim 1990)

-Yatırımların Karşılıklı Olarak Korunmasıve Teşviki Anlaşması (Pekin, 13 Kasım 1990)

-Turizm Alanında İşbirliği Anlaşması (Pekin, 9 Mayıs 1991)

-TC-ÇHC Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması (Pekin, 23 Mayıs 1995)

-Sivil Havacılık Ulaşım Anlaşması (Ankara, 14 Eylül 1972. Aralık 1986’da Tadil Edilmiştir.)

-Ekonomik, Sınai Ve Teknik İşbirliği Anlaşması (Pekin, 19 Aralık 1981)

-T.c. Sağlık Bakanlığı İle Çin Devlet Eczacılık İdaresi Arasında Sağlık Alanında İşbirliği Yapılmasına İlişkin Anlaşma(Ankara, 14 Ekim 1990)

-Bilim Ve Teknoloji Alanında İşbirliği Anlaşması (Pekin, 30 Ekim 1990)

-Hukuki, Ticari Ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması (Pekin, 28.09.1992)

-Sağlık Alanında İşbirliği Anlaşması (Pekin, 10 Ekim 1992)

-Denizcilik Anlaşması (Ankara, 23 Ekim 1992)

-Uluslararası Müteahhitler Birliği İle Çin Uluslararası Müteahhitler Birliği Arasında İmzalan Niyet Mektubu (Mayıs 95)

-T.C. Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı İle ÇHC Su Kaynakları Bakanlığı Arasında İmzalanan Su Kaynaklarının Geliştirilmesi Alanında Bilimsel Ve Teknik İşbirliğini Öngören Protokol (Ankara, 15 Nisan 1997)

-T.C.-ÇHC Orman Bakanlıkları Arasındaimzalanan İyiniyet Protokolü (ANTALYA, 13-22 Ekim 1997)

-T.C.-ÇHC 12. Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısı Mutabakat Muhtırası (Pekin, 20-27 Nisan 1998)

-Dış Ticaret Müsteşarlığı İle ÇHC Dış Ticaret Ve Ekonomik İşbirliği Bakanlığı Arasında Ticari İstişare Mekanizması Kurulması Hakkında Mutabakat Zaptı

-T.C. -ÇHC 13. Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısı Mutabakat Muhtırası(Ankara, 19 Nisan 2000)

- Tse İle Çhc Devlet Giriş-Çıkış Denetim Ve Karantina İdaresi Arasında İşbirliği Anlaşması (Ankara, 4 Nisan 2000)

-T.C. VE Çhc Arasında Enerji Sektöründe Ekonomik Ve Teknik İşbirliğine İlişkin Çerçeve Protokol (Ankara, 19 Nisan 2000)

-T.C. VE ÇHC Sayıştay Başkanlıkları Arasında Mutabakat Muhtırası (13.04.2001)

-T.C.-ÇHC turizm karma komisyonu ı. Toplantısında imzalanan İşbirliği Protokolü (Ankara, 11-16 Mayıs 1996)

-T.C.-ÇHC II. Dönem Karma Turizm Toplantısı Protokolü (Pekin, 11 Temmuz 1999)

-T.C. Turızm Bakanlığı İle Çin Milli Turizm Idaresı Arasında Cın Vatandaşlarının Türkiye’ye Seyahatine İlişkin Uygulama Planı (İstanbul, 14 Aralık 2001)

-T.C. -ÇHC 14. Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısı Mutabakat Muhtırası(Pekin, 5 Nisan 2002)

- Tarım Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı(Ankara, 16 Nisan 2002)

- Gümrük İdarelerinin Karşılıklı Yardımlaşmasına İlişkin Anlaşma (Ankara, 16 Nisan 2002)

- Bilgi Teknolojisi Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı (Ankara, 16 Nisan 2002)

- TC Bayındırlık Ve İskan Bakanlığı İle ÇHC İmar Bakanlığı Arasında Mutabakat Muhtırası (Pekin, 27 Mayıs 2002)
Çin’in İhraç Edilen Malları
Demir/alaşımsız çelik (karbon yüzde 85), Arıtılmamış bakır, elektrolitik arıtma için bakır anotları, Akrilik/modakrilik sentetik lif demetleri, Ham/kabaca yontulmuş mermer, traverten, Tabii borat konsantreleri, Demir-alaşımsız çelikler (karbon yüzde 25), Kıvılcım ateşlemeli,motorlu taşıtlar (1500 silindir 3000 cm³), Bloklar,kalın dilimler şeklinde kesilmiş mermer, traverten, Bakır cevherleri-konsantreleri, Horozlar ve tavuklar, parça halindeki et, sakatat-dondurulmuş, Telefon ve telgrafların aksam ve parçaları, Bakır-hurda döküntüleri, 6 mm’den kalın uzunlamasına biçilmiş kayın, Dökme demir döküntü hurdaları, Polietilen, Debagette kullanılan inorganik maddeler, Tüpler, borular, hortumlar (sert) propilen polimerlerinden, Kayısı, şeftali, erik çekirdekleri, içleri, Akrilik, modakrilikten sentetik devamsız lif demeti, Sentetik lif döküntüleri, Gliserin, Dizel, yarı dizel motorlu toplu yolcu taşıtları, Plastikten tüp, boru ve hortum bağlantı elemanları, Tütün.
Çin’in Mevcut Durumu
Çin’in Türkiye’den 2005 yılındaki ithalatı, önemli maddeler bazında incelendiğinde ilk sırayı 150 milyon dolar ile tuz, kükürt, topraklar ve taşlar, kireçler ve çimento almaktadır. Bunu 120 milyon dolar ile metal cevherleri, 106 milyon dolar ile demir ve çelik, 54 milyon dolar ile anorganik kimyasallar, 36 milyon dolar ile nükleer reaktörler, kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, 31 milyon dolar ile sentetikve suni devamsız lifler takip etmektedir. Bu ürünlerin 2005 yılındaki 2004 yılına göre artış oranlarına bakıldığında ilk sırayı % 172 artış oranı ile ham postlar, deri ve kösele, % 115 artış oranı ile bakır ve bakırdan eşya, % 102 oranında artış ile sebzeler ve meyvalar, sert kabuklu meyvalar,  % 97 artış ile anorganik kimyasallar ve % 83 artış oranı ile yapağı ve yün takip etmektedir. (Ek 4). 2005 yılında bir önceki yıla göre Çin’in Türkiye’den ithalatında en büyük düşüş % 78 oranı ile motorlu kara taşıtları ithalatında gerçekleşmiş, bunu % 57 düşüş ile organik kimyasal ürünler, % 40 ile demir ve çelik, % 36 ile nükleer reaktörler, kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler takip etmiştir.

Çin’in Türkiye’ye 2005 yılındaki ihracatı, önemli maddeler bazında incelendiğinde ilk sırayı 831 milyon dolar ile nükleer reaktörler, kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler almakta, bunu 805 milyon dolar ile elektrikli makina ve cihazlar ve bunların aksam ve parçaları, 245 milyon dolar ile motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler, 162 milyon dolar ile plastikler ve mamülleri, 145 milyon dolar ile optik alet ve cihazlar, 133 milyon dolar ile mineral yakıtlar, mineral yağlar, 112 milyon dolar ile sentetik ve suni filamentler, 98 milyon dolar ile organik kimyasal ürünler, 932 milyon dolar ile özel dokunmuş mensucat ve 84 milyon dolar ile sentetik ve suni devamsız lifler takip etmektedir. Bu ürünlerin 2005 yılındaki 2004 yılına göre artış oranlarına bakıldığında ilk sırayı % 231 artış oranı ile agaç ve ahşap eşya, % 167 artış oranı ile optik alet ve cihazlar, % 139 oranında artış ile motorlu kara taşıtları, % 136 artış oranı ile cam ve cam eşya,  % 103 artış ile pamuk, % 79 artış oranı ile plastik ve mamülleri, % 77 artış oranı ile sentetik ve suni devamsız lifler takip etmektedir.

 

Bu çerçevede, esasen Çin’in, ağırlıklı olarak ortak yatırımlara yatırım malı ve ara girdi sağlanması esasına dayanan ithalat yapısı da dikkate alındığında, ara girdilerde ülkemiz ihraç ürünleri için ciddi boyutta fırsatlar bulunmaktadır. Esasen bu yapı Çin’in Türkiye’den gerçekleştirdiği ithalat yapısında da açıkca görünmektedir.

İhracatımızın sahip olduğu ürün kompozisyonu içerisinde ilk sıralarda yer alan ürünlerde ÇHC’nin genel ithalatına bakıldığında,  2005 yılında, makinalar ve mekanik cihazlarda 175 milyar USD, optik alet ve cihazlarda 49 milyar dolar, plastik ve mamülleri 33 milyar dolar,organik kimyasallar 28 milyar dolar, demir-çelik ithalatı 26 milyar USD, metal cevherleri 26, motorlu kara taşıtları 12 milyar dolar’lık ithalat yapıldığı görülmektedir.

Çin’in Geçmiş Yıllardaki Durumu
2005 yılında, Çin’in resmi istatistiklerine göre ÇHC’nin Türkiye’ye yönelik ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla % 51 oranında artarak 4,3 milyar USD, Türkiye’den ithalatı ise % 5 oranında artışla 622 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu çerçecede, 4,9 milyar USD olan toplam dış ticaret hacmi içerisinde, 3,6 milyar USD ile ÇHC lehine bir ticaret fazlası oluşmuştur. Ticaret açığındaki büyüme % 63 olarak gerçekleşmiştir.
Çin’in İthalat Politikası
İthalat hakları, Çin’de bulunan yabancı yatırım holding şirketlerini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Ayrıca yabancı yatırımlı bir araştırma-geliştirme merkezi, ürünlerin Çin pazarındaki talebini tespit etmek amacıyla sınırlı miktarda yeni ve yüksek teknoloji ürününü ithal edebilir. Üretime yönelik yabancı yatırım işletmeleri, holding şirketleri veya araştırma-geliştirme merkezleri, genişletilmiş ticari operasyonlarla iştigal etmeleri durumunda inceleme için başvuruda bulunmak, ayrıca iş kapsamlarını  genişletmeleri durumunda onay almak ve operasyonları ile ilgili olarak her yıl MOFCOM’a rapor vermek durumundadır.

İthalata konu mallar 3 kategoride toplanır:
(1)   ithalatı yasaklanmış mallar,

(2)   ithalatı kısıtlamaya tabi mallar,

(3)   ithalatı serbest mallar.

İthalatı Yasaklanmış Mallar
Birinci kategorideki mallar, her ne şartta olursa olsun Çin’e ithal edilemezler. Bu malların listesi MOFCOM tarafından hazırlanır ve güncelleştirilir.

Kısıtlamaya Tabi Mallar
İkinci kategorideki mallar ithalat lisansı ve/veya kota kontrolüne tabi olup, bu malların listesi periyodik olarak MOFCOM tarafından hazırlanır. İthalat miktarı devlet tarafından kısıtlanmış olan malların ithalatı için ithalat kotası (kota lisansı) alınması gerekir. Kısıtlamaya tabi diğer malların ithalatı için ise diğer ithalat lisansları alınmalıdır. Mevzuat, dahilide işleme amaçlı ithalatta bazı lisans muafiyetleri getirmektedir.

Serbest Mallar
İthali serbest mallar terimi esasen ithalatı otomatik lisansa tabi mallar anlamına gelmektedir. Diğer bir deyişle ithali serbest mallar için de ithalatçıların ithal başvurusunda bulunması gerekmektedir. Ancak bu başvuru, MOFCOM tarafından, kısa süre içerisinde sonuca bağlanır. İthali serbest mallardan bazıları sadece belirli kamu kuruluşlarının tekelindedir. Bu ürünlerin ithalatı, sadece bu kuruluşlar tarafından yapılır.

İthalat Kotaları;
Bir sonraki yıl için belirlenen ithalat kotalarının toplam miktarı, her yıl 31 Temmuzdan önce MOFCOM’a bağlı Kota ve Lisans Yönetimi İdaresi tarafından açıklanır.

Bir sonraki yıla yönelik ithalat kota başvuruları, her yıl 31 Ağustostan önce ithalat kota kontrol makamına yapılır. Yetkili makam, 31 Ekimden önce kotayı verir. Bazı durumlarda yetkili makam, münferit başvurulara kota dağıtmak yerine tüm başvurular için ortak bir kota dağıtım sistemi belirleyebilir.

Değerlendirme esnasında yetkili makamlarca dikkate alınan temel hususlar şunlardır:

(1)   başvuru sahibinin gerçek ithalat performansı,

(2)   daha önce verilen kotaların tamamen kullanılıp kullanılmadığı,

(3)   başvuru sahibinin üretim kapasitesi, işletme ölçeği, satış durumu,

(4)   başvuru sahibinin yeni ithalatçı olması durumunda ithalatçının spesifik durumu,

(5)   talep edilen kota miktarı,

(6)   diğer hususlar.

Kota alan ithalatçı, gümrük muamelelerini tamamlayabilir. Ancak ithal mallar aynı zamanda ithalat lisansına tabi ise bunun için ayrıca başvurulması gerekir.

Tarife Kotaları (Tarife Kontenjanı)
Tarife kontenjanına (belirli miktarlar için düşük gümrük vergisi uygulanacak ithal malları) tabi malların ithalatı durumunda tarife kotaları uygulanır. Bu malların listesi MOFCOM tarafından hazırlanır ve güncelleştirilir.

Tarife kota kontrol makamı, her yıl 15 Eylül ve 14 Ekimde, gelecek yıla ait tarife kotalarının toplam miktarını açıklar. Tarife kotası başvuruları, her yıl 15-30 Ekim arasında yapılır. Tarife kota lisansının alınmasından sonra ithalatçı, gümrük formalitelerini tamamlayabilir.

Kullanılmayan ithalat kotaları ve tarife kotaları ilgili makamlara iade edilir. Aksi takdirde kullanılmayan miktar, gelecek yılki kota hesaplamalarından düşülür.

İthalat Lisansları
Çin’de ithalat lisanslarından sorumlu kuruluş MOFCOM ve buna bağlı yerel ofislerdir. 2002 tarihli Lisans Düzenleme Kataloğuna göre ithalat lisansları üç seviyede hazırlanır:

(1) MOFCOM: Bazı kategorideki mallar için ithalat lisansının doğrudan MOFCOM tarafından düzenlenmesi gerekir (Kota ve Lisans İdare Bürosu). Halen bu seviyede kontrole tabi 12 kategoride mal bulunmaktadır.(2) MOFCOM Özel Komisyoner Ofisleri: Bu seviyede kontrole tabi 7 mal kategorisi mevcuttur. Özel Komisyoner Ofislerinin bulunduğu bölgeler Tianjin, Dalian, Şanghay, Guangzhou, Shenzhen, Hainan, Nanjing, Fuzhou, Qingdao, Zhengzhou, Wuhan, Nanning, Chengdu, Kunming, Xian ve Hangzhou’dur. Bu ofisler ayrıca MOFCOM’un verdiği yetkiye göre diğer ithal lisanslarını da düzenleyebilirler.(3) Eyalet Ekonomi ve Ticaret Büroları: Bu bürolar yerel hükümetlere bağlı olup, halen bu seviyede kontrole tabi 6 mal kategorisi mevcuttur.

İthalatı kısıtlamaya tabi malları ithal etmek isteyen işletmeler, aşağıda belirtilen belgelerle birlikte ithalat lisansı almak üzere ilgili makamlara başvururlar:

-  başvuru sahibinin mührünü taşıyan başvuru formu,

-  ithalatın kategorisine göre, ilgili idari birim tarafından hazırlanan onay belgesi (kontol belgesi):

o  kota kontrolüne tabi makine ve elektronik ürünlerinin ithalatı için başvuruluyor ise, “Makine ve Elektronik Ürünlerin İthalat Kotaları Sertifikası” ibraz edilir,

o  kota kontrolüne tabi doğal kauçuk ithalatı için başvuruluyor ise, Devlet Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) ve MOFCOM tarafından hazırlanan kota onay sertifikası ibraz edilir,

o  işlenmiş petrol ve araç lastiklerinin ithalatı için başvuruluyor ise, Devlet Ekonomi ve Ticaret Komisyonu ve MOFCOM tarafından düzenlenen kota onay sertifikası aranır,

o  izlemeye tabi kimyasalların ithalatı için başvuruluyor ise, kimyasal silahlar sözleşmesinin uygulanmasından sorumlu birimin onayı ve ithalat kontratının örneği aranır,

o üretimi kolay zehirli kimyasalların ithalat başvurularında MOFCOM’dan onay sertifikası ve ithalat kontratının bir örneği aranır,

o disk üretim ekipmanının ithalatı için başvuruluyor ise Devlet Basın ve Yayın İdaresi ve MOFTEC’ten konuya ilişkin onay sertifikası aranır,

o ozon tabakasına zarar verici materyallerin ithalatı için başvuruluyor ise Ozon Tabakasını İncelten Materyallerin İthalat ve İhracat Biriminden onay sertifikası alınır,

o diğer özel ürünlerin özelliklerine göre ilgili kamu kuruluşlarından onay sertifikaları aranır.

ithalatçının, ithalat işini yürütme niteliklerini haiz olduğuna dair destekleyici belgeler (yabancı yatırımcılar için “Yabancı Yatırım İşletme Onay Belgesi” vb),

- ilgili makamlarca istenebilecek diğer belgeler.

İthal lisansları, tek bir gümrük ve tek bir gümrük giriş beyannamesi için geçerlidir. Ancak özel durumlarda çoklu kullanım için (en fazla 12 kez) üzerinde belirtilmek kaydı ile ithalat lisansı verilebilmektedir.

Otomotik İthal Lisansları
İthali serbest malların ithalatından önce alınması gereken lisanslardır. Başvurularında aşağıdaki belgeler aranır:

başvuru formu,

- ithalat anlaşması,

- işyeri belgesi,

- dış ticaret acentası üzerinden ticaret yapılıyor ise, acenta ile ithalatçı arasındaki anlaşma,

- gerekiyorsa son kullanıcı belgesi ve diğer belgeler.

Otomatik ithal lisansı, bir gümrük giriş beyannamesi için 6 ay boyunca geçerlidir. Uzatma veya değişiklik yapılmaz. Eğer uzatma veya değişiklik gerekiyorsa yeniden başvuru yapılır.

Çin’in İthal Ettiği Mallar

Çin’in ithalatı, önemli maddeler bazında incelendiğinde ilk sırayı 175 milyar dolar ile elektrikli makina ve cihazlar ve bunların aksam ve parçaları almaktadır.

Bunu 96 milyar dolar ile Nükleer reaktörler, kazanlar, makinalar, mekanik aletler ve cihazlar, 64 milyar dolar ile mineral aykıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, 50 milyar dolar ile optik alet ve cihazlar ve 33 milyar dolar ile plastikler ve mamülleri takip etmektedir.

2004 yılına göre artış oranlarına bakıldığında ilk sırayı % 64 artış oranı ile nikel ve nikelden eşya almakta, % 55 artış oranı ile diğer adi metaller, % 54 artış ile çinko ve çinkodan eşya, % 51 ile metal cevherleri ve % 34 ile mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünleri takip etmektedir.

 

Çin’in ihracatı, önemli maddeler bazında incelendiğinde ilk sırayı 172 milyar dolar ile elektrikli makina ve cihazlar ve bunların aksam ve parçaları almaktadır.

Bunu 149 milyar dolar ile Nükleer reaktörler, kazanlar, makinalar, mekanik aletler ve cihazlar, 35 milyar dolar ile örülmemiş giyim eşyası ve aksesuarı, 31 milyar dolar ile örme giyim eşyası ve aksesuarı, 25 milyar dolar ile optik alet ve cihazlar, 22 milyar dolar ile mobilyalar, tıptave cerrahide kullanılan mobilyalar ve 19 milyar dolar ile oyuncaklar, oyun ve spor malzemeleri takip etmektedir. 2004 yılına göre artış oranlarına bakıldığında ilk sırayı % 120 artış oranı ile odun veya diğer lifli selülozik maddelerin hamurları almakta, % 98 artış oranı ile metal cevherleri, cüruf ve kül, % 91 artış ile hububat, % 79 ile hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yaülar, % 66 artış oranı ile şeker ve şeker mamülleri ve % 56 artış ile lak, sakız ve reçine takip etmektedir.

Çin’in Dış Ticaretin Büyüklüğü
2004 yılındaki 1.15 trilyon dolarlık dış ticaret hacmi ile dünya 3. olan Çin bu unvanını 2005 yılında da korumuş, Temmuz 2005’te gelen % 2.1’lik revalüasyon sonrasında dahi 2005 yılının tamamında rekor dış ticaret fazlası vererek dikkatleri bir kez daha üzerine çekmiştir.

2005 yılında dış ticaret hacmi yıllık % 23.2 artışla 1422 milyar dolar olan Çin’de %28.4 artan ihracat yıl sonunda 762.0 milyar dolara ulaşırken, ithalat ise yıllık %17.6 artışla 660.12 milyar dolar olmuştur. Bu sonuçlara göre Çin’in 2005 yılı dış ticaret fazlası % 217 artarak 101.9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu seviyesiyle net mal ve hizmet ihracatının talep kompozisyonunda ciddi değişiklik yaratacağı düşünülmektedir. 2001-2004 arasında net ihracatın büyümeye katkısı GSYİH’nın ortalama yıllık % 2.5’i iken 2005 yılında net ihracat etkisi % 5 olmuştur. 2005 yılında Çin, ABD ve Japonya’dan sonra dünyanın üçüncü büyük dış ticaretini gerçekleştiren ülke olmuştur. Hatta dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden biri olan Almanya’yi bile geçmiştir. 2005 yılında ise Çin’in dünya ticareti içindeki payı %6 olmuştur. 2005 yılında Çin’in en çok dış ticaret gerçekleştirmiş olduğu ülkeler 211 milyar dolar ile ABD olmuştur. 

ABD’yi 184 milyar dolar ile Japonya ve 137 milyar dolar ile Hong Kong izlemiştir. Hong Kong, Çin’e bağlı özel bir bölge de olsa Çin ile olan ticaret ve yatırım ilişkileri ayrı bir şekilde değerlendirilmektedir.Güney Kore, Tayvan, Almanya, Rusya, Avustralya ve Kanada ise Çin’in diğer ilk ondaki ticaret ortaklarıdır.  2004 yılına göre 2005 yılında Çin’in dış ticaret hacmi en çok %56 S.Arabistan, %52 oranında Avustralya ve % 37 oranında Rusya ülkeleri ile artmıştır.  Diğer ülkeler ile olan dış ticaret artışı ise %25-%35 oranları arasında bir artış göstermiştir. 2005 yılında Çin’in ilk iki ticaret partnerinin (AB, ABD) farklı kıtalardan olmasına rağmen dış ticaretinin çoğunu komşuları ile gerçekleştirmektedir.

Japonya, Hong Kong, ASEAN, G. Kore, Tayvan ile olan toplam dış ticareti Çin’in toplam dış ticaretinin % 48.1’ine tekabül etmektedir. ÇHC, yakın gelecekteki 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları ve 2010 Şangay Uluslararası Fuarı ve “Ana Plan” çerçevesinde belirli bölgelerin yeniden yapılanmasının hedeflendiği, batı tarzı tüketim alışkanlıklarının hızla geliştiği ve bu maksatla başlatılan sürecin tüm hızıyla devam ettiği büyüyen pazar konumundadır. ÇHC’nin diğer önemli özelliği, özellikle yüksek teknoloji ürünleri alanında yabancı sermeya yatırımlarını başarı ile Çin’e çekmiş olması nedeniyle, bu sektörlerde Çin sanayinin rekabet gücünün yüksek oluşudur. Bu kapsamdaki sektörlerin başında makinalar, otomotiv, elektrik, elektronik ürünler ve tekstil ürünleri yer almaktadır.Yüksek teknoloji ürünleri ithalatında, yabancı sermaye yatırımlarına bağlı olarak, ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere gelişmiş ülkeler Çin pazarını kontrol etmektedir. Diğer bir deyişle, özellikle nihai mamullerde, Japonya, G. Kore, Avrupa Ülkeleri ve ABD başta olmak üzere, pazara hakim olan ülkeler, bir taraftan ortak yatırıma gitmekte, diğer taraftan devletin elinde olan tesislerin satın alınıp, teknolojisinin iyileştirilemsi suretiyle işbirliğine girmektedirler.

Bu alanlarda,  Çin sanayinin genelde rekabet gücü oldukça yüksektir. Ancak, Çin sözkonusu ürünlerin üretiminde kullanılan ara girdileri iş piyasadan karşılayamadığı ölçüde ithalat yoluyla sağlamaktadır. Bu ürünler arasında, demir-çelik ürünleri, kimyasal ürünler, tekstil elyafı, doğal taş ve çimento ve diğer inşaat malzemeleri, otomotiv yan sanayi ürünleri ilk sıralarda yer almaktadır.

ÇHC’in planlı ekonomik modelden piyasa ekonomisine geçmesi ile ekonomik büyümesinde istikrarlı bir artış olmuş ve yaşam standardında düzelme kaydedilmiştir. Devlet desteğinin yoğun olduğu sektörlerde reformların gerçekleştirilmesinde sıkıntılar yaşanmış ve bu sektörler bugün ciddi bir rekabet baskısı altında bulunmaktadırlar.

Önümüzdeki dönemde Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) katılım nedeniyle bu baskının daha da artması beklenmektedir.Ayrıca, ÇHC’nin DTÖ’ye üye olması ile birlikte, özellikle de tarife oranlarındaki indirimlere bağlı olarak, pazara giriş koşullarında iyileşmeler meydana gelmiştir.ÇHC, DTÖ’ye katılım ile gümrük tarifelerinin indirilmesinin yanısıra, hizmet ticaretinin serbestleştirilmesi, miktar kısıtlamalarının kaldırılması, standartların uyumlaştırılması, kamu alımlarına şeffahlık getirilmesi, “ulusal muamele” uygulamasının giderilmesi ve sektör sipesifik uluslararası anlaşmalara taraf olunması gibi bir çok alanda taahhüt altına girmiştir. Çin’in taahhütlerini yerine getirmesi için 5 ile 10 yıl arasında değişen bir geçiş dönemi bulunmaktadır. Uygulamanın etkin olarak sağlanması için ise daha fazla süreye ihtiyaç duyulacaktır. Dolayısıyla Çin pazarının serbestiye doğru giden, ancak uluslararası kuralların uygulamada henüz tam olarak yerleşmediği kendine özgü bir yapısı bulunmaktadır.

ÇHC, sahip olduğu ekonomik güç, hızlı büyüme ve dış ticaret hacmi ile, satış ve ticaret bağlantıları yapılması gereken ve tüm dünyanın ilgi duyduğu cazip bir pazardır.Diğer taraftan, 2005 yılında AB ve ABD başta olmak üzere, gelişmiş ülkelerce tekstil ürünlerinde uygulanan kotaların sona erdirilmesine bağlı olarak anılan pazarlarda Çin ürünlerinin pazar payında ciddi artışlar meyda gelmektedir. Halihazırda tekstil ve hazır giyim alanında faaliyet gösteren firmaların Çinli firmalar ağırlıklı olduğu gözlenmektedir. Yabancı ortaklı tekstil firmalarının % 10’un altında olduğu bilinmektedir. Ancak, her ne kadar tekstil ürünlerinde Çin’in yıkıcı rekabet üstünlüğüne karşı belirli pazarlarda yürütülen ve ithalatta ani artışların yaşanmasını frenlemeye dönük önlemlerin hayata geçirilmesi çabaları bulunsa da, uzun dönemde Çin ile rekabet veya işbirliği noktasında buluşulacaği düşünülmektedir. Avrupalı firmaların daha ziyade işbirliği yanlısı olduğu bilinmektedir. 

İşbirliği ile ÇHC’nin başta ucuz işgücüne dayalı düşük maliyet avantajı ile batının ileri teknoloji ve moda ve markaya dayalı üretim ile pazar avantajı biraraya getirilmeye çalışılmaktadır. Bu yapının, ülkemizin AB ve ABD pazarlarındaki rekabet gücünü etkileyebileceği söylenebilir.Çin bugüne kadar, Küreselleşme (Going Global) Stratejisi doğrultusunda, 27 ülke ve bölgeyi kapsayan ve Çin’in 2004 yılı toplam ticaret hacminin ¼’ünü oluşturan dokuz serbest ticaret anlaşması (STA) imzalamıştır. Özellikle son iki yılda Hong Kong’la imzalanan CEPA’da (Closer Economic Partnership Agreement) aşamalı olarak büyüme kaydedilmiş ve Çin-ASEAN (Güney Doğu Asya Ülkeleri Birliği) STA’sı çerçevesinde sürdürülen tarife indirimi programı uygulamaya geçirilmiştir. Pek çok ülke ile de STA anlaşması yönünde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. 11. Beş Yıllık Kalkınma Planı kapsamında, çok taraflı ticaret müzakerelerine ve çok taraflı/bölgesel/ikili ekonomik ve teknolojik işbirliklerine gidileceği, ticaret ve yatırımın serbestleştirilmesi ve kolaylaştırılması yönünde çaba sarf edileceği belirtilmiştir.

Süregelen ticaret fazlası sonucu (2005 yılında 101.88 milyar dolar) Çin’in döviz rezervi 2005 sonu itibarı ile 818.9 milyar dolara ulaşmış, Şubat 2006 sonu itibarı ile 853.7 milyar dolarlık bir döviz rezervine sahip olan Çin, bu konuda Japonya’yı geçerek dünyanın en fazla döviz rezervine sahip ülkesi ünvanını almıştır.

Çin önümüzdeki beş yıl içinde ticaret yapısında ki büyümeyi miktar yoğun büyümeden, kalite yoğun büyümeye doğru kaydırmayı planlamaktadır. Bu kapsamda Çin önümüzdeki dönemde ileri teknoloji ürünleri ihracatını arttırmayı hedeflemektedir.

Aslında daha şimdiden, toplam ticarette makine, elektronik ürünler ve ileri teknoloji ürünlerinin payı giderek artmaktadır. 2005’te bu ürünlerin Çin’in dış ticaretindeki oranı %33’ü bulmuştur. 2006 yılı için ülkenin dış ticaret hacminin %15-20 oranında artarak 1600 milyar dolara ulaşması beklenmektedir.

Çin Ticaret Bakanlığı verilerine göre Çin’in 2010 yılında mal ticaret hacmi 2.3 trilyon dolara ulaşacaktır.  2005’ten bu yana Çin para birimi yuan’da gözlenen artışın Çin’in ticaret fazlası üzerinde azalma etkisi yaratması beklenmektedir. Öte yandan, OECD’nin Çin ekonomisi alanında en son hazırlamış olduğu rapora göre, 2010 yılında Çin’in dünya ticareti içindeki payı %10’a ulaşacak ve dünyanın en büyük ihracatçısı konumuna gelecektir.

Çinli Tüketicinin Özellikleri
  • Çok çalışıyor olmanın sonucu olarak harcamaya düşkünlük,
  • Kapalı bir toplum halinde yaşamanın getirdiği tekdüzelikten kurtulan halkın, batı tarzı, şık ve modern kişisel zevlerin oluşması,
  • Dış görünüşe önem verilmesi ve özen gösterilmesi,
  • Duygusal tüketimin ön planda olması,
  • Kişisel stil oluşturma çabası,
  • Eğilimlere hassasiyet,
  • Yeni ürünlere ve yaratıcı fikirlere ilgi,
  • Karar almadaki bireysellik,
  • Kişisel bütçe yönetimi ve ödeyebilirlik oranında harcama isteği,
  • Denenmiş marka ve ürünü tercih etmedeki isteklilik,
  • Sağlıklı ürünleri tercihine verilen önem,
  • Bilinçli tüketici,
  • Kendine güvenli genç nesil,
  • Çin Pazarına Giriş Noktaları
    Hong Kong,
    Hong Kong dünyanın, en serbest ekonomisi, en yüksek kişi başı gelire sahip ikinci ülkesi, en büyük döviz rezervine sahip üçüncü ülkesi. İnsanların, malların, sermayenin ve bilginin serbest dolaşımına dayalı sistemi var. Yabancı ve yerli yatırımcılar için eşit uygulamalar, düşük ve öngörülebilir, basit bir vergi sistemi sözkonusu. İthal edilen mallardan gümrük ve benzeri vergiler alınmıyor.

    Hong Kong’un Çin pazarına giriş için seçilebilecek en uygun nokta olduğu söylenebilir. Çin kültürü hakkında tecrübeli, uluslararası  deneğimli, eğitim seviyesi yüksek ve İngilizce konuşulan bir iş merkezi. Çin’deki en büyük yatırımcı oluşu, pazara yakınlığı ve bölgedeki en üst düzeyde lojistik altyapısına sahip oluşu da avantajlar arasında sayılabilir.

    Hong Kong, Çin’in en büyük ticaret ortakları arasında. Çin piyasasına yönelik oldukça fazla bilgi birikimi bulmak mümkün. Burası yabancı firmaların, Çin ve diğer Asya ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini  yürütebilecekleri bir merkez olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, Çin ve Hong Kong arasında 1 Ocak 2004 itibariyle geçerli olan “Daha Yakın Ekonomik İşbirliği Anlaşması” (CEPA) imzalandı. Bu işbirliği anlaşması (CEPA) Hong Kong menşeli firmaların Çin’e yönelik ticari faaliyetlerinde oldukça fazla imtiyaz elde etmesini sağlıyor. CEPA anlaşması sayesinde Hong Kong’lu firmalar yerel firma statüsüne yakın muamele görüyor ve birçok ürünü gümrük vergisi uygulanmaksızın satabiliyor. Firma sahiplerinin milliyetleri konusunda bir sınırlama olmaması Hong Kongda firma kurmayı cazip hale getiriyor. Çin’de sermayesinin tamamı Hong Kong menşeli firmaya ait mağaza ve satış alanı açma imkanı tanınıyor.

    Asyanın merkezinde oluşu Çin ve Asya pazarına mal satmak isteyen firmalar açısından stratejik önem taşıyor. Hong Kong’un ihracatının çoğunluğu ÇHC menşeli malların re-eksportundan oluşuyor. Hong Kong yapmış olduğu %85 oranında re-export ticaretin %55 lik bölümü Çin menşeli mallardan oluşuyor. 2004 yılında Hong Kong’un Çine ihracatı 115 milyar dolar tutarında gerçekleşti. Çin’in Guangdong eyaletinde 70.000’i aşkın Hong Kong’lu firma,  2000’i aşkın Çin’li firma da Hong Kong’da faaliyet gösteriyor.

    Mücevherat ve Saat, Elektronik, Oyuncak, Asya Pasifik Deri Fuarı, Hediyelik Eşya ve Ev Eşyaları alanında düzenlenen fuarlar dünyanın en büyük fuarlarından ve ürünlerin tanıtımı için iyi bir fırsat

    Şanghay,
    Tamamen yabancı veya yerli firmalarla ortak kurulan işletmelerin özsermaye miktarı en az 200.000 ABD doları kadar olmak durumunda. Kendi kullanımları için makina ithalatı yapmak isteyen firmalar onay almak koşuluyla vergisiz ithalat yapabiliyorlar.

    Yabancı yatırımcılar birçok vergi kolaylığından faydalanabilmektedirler, ihracat iadesi alabilirler ve karlarıyla Çin’de yatırım yapmaları durumunda %40 ve fazla oranda iade alabilirler. Yatırımcılar, arazi mülkiyeti edinemiyor fakat 50 yıla kadar süre ile kiralayabiliyor.

    Pearl River Delta,
    60 milyon nüfusu ile Çin’in ekonomik olarak en gelişmiş ve şehirleşmiş bölümüdür. Dış dünya ve yatırımlara ilk olarak bu bölgede başlandı. Çin’in dış ticaretinin büyük kısmı buradan gerçekleşiyor. Alım gücü hızla artan orta gelirli tüketicinin yoğunlukla yaşadığı bölge ve dünyanın en büyük üretim merkezlerinden biri durumunda. Bu bölgenin milli geliri Singapur, Malezya ve Filipinlerin toplamından daha fazla.
    Çin’de Nasıl İş Yapılır?

    Çin halkı için güven unsuru çok önemli. Bir Çinli yabancı biriyle İlişki kurarken bir takım dostluk ritüellerine çok önem veriyor. Birçok kez yemeğe çıkmak iş yapmanın ayrılmaz bir parçası.

    Çin’in dünyaya gövde gösterisinde bulunduğu şehri Şanghay’ın Türk Ticaret Ataşesi M. Göktuğ Bayrı, Çin’de iş yapmak için sistemi iyi anlamak gerektiğini, kültürel ve etik değerleri de iyi yorumlamanın önemine değindi. Bayrı, bu ülkede kimin ne kadar liberal olacağına ve serbest pazar koşulları içinde ne kadar sermaye birikimi yapacağına hâlâ devletin karar verdiğini belirtti.

    Bıçak Sırtı Bir Dengede
    Bayrı artık rekabet edemeyen Türk girişimcilerin Çin’de yatırım yapmak istediğini ancak yurtdışına giden yatırımların tepki çektiğini belirterek "Çin’e yatırım yapalım deyince kızan insanlarımız haklı olarak diyor ki ’Türkiye’deki istikrar, istihdam ne olacak.’ Gönül ister ki bütün yatırımlar Türkiye’de yapılabilsin, insanımız işsiz kalmasın, herkes para kazansın ama bu öyle bıçak sırtı bir denge ki" dedi.

    Bayrı şöyle devam etti: "İhracata dönük çalışan sektörlerde Çin’le rekabet edemeyince, gelip Çin’de üretmezseniz ihraç pazarlarınızı kaybedebilirsiniz. Rekabet edemeyince çalıştırdığınız işçileri işten çıkarmak zorunda kalabilirsiniz. Bıçak sırtı bu denge tutturulmalı. Artık dünyada Çin’i göz ardı ederek üretim yapmak kolay değil. Batılı şirketler gibi burada üretip dünya pazarlarına satacaksın." Bayrı, Türkiye’nin doğuya giden bir gemide batıya doğru koşanların ülkesi olduğunu da söyledi.

    İş Yapmak Zorlaşıyor
    Bayrı, Çin’e mal satmanın zorluğuna değinirken, "Çin’de öyle bir ticari grup var ki gördüğünü hemen almıyor. Almaya hazır bile olsa elinde para bile olsa gelip görmüyor. Türkiye’ye alım heyetleri düzenliyoruz, diyoruz ki uçak parasını ver gerisine karışma otelin şehir ulaşımı bizden diye seni Türk firmaları ile görüştüreceğiz diyoruz ama kimse gelmiyor. Mermer dışında hiçbir alım heyetine doğru dürüst cevap alamadık. Çinli şunu istiyor bana mal satacak adam benim ayağıma gelsin" diye konuştu.

    Çin’in oyunu uluslararası kurallar çerçevesinde oynamaya başladığını, artık Çin’de de iş yapmanın kolay olmadığını belirten Bayrı, "Küçük ve orta büyüklükte bir yatırımcıysanız, ileri teknoloji sektörlerinde değilseniz hemen size bedelsiz arazi, ihraç ettiğiniz ürünlerden katlı kur sistemiyle fazla döviz veya vergi iadesi vermiyorlar. Rekabet burada da zor" dedi. Bayrı, Çin’e akan yabancı sermayeye, 2006’da 1.7 trilyon dolara ulaşan dış ticaretine değinerek, bunun yüzde 50’sinin yabancı şirketlerce kontrol edildiğini de vurguladı.

    Ucuz Olmaktan Çıkıyor
    Çin’de kurumlar vergisi oranı yüzde 33, üretim sektöründe Şanghay’da çalışanlar için yüzde 24, serbest bölgelerde ilk iki yıl vergisiz, kademeli olarak daha sonra yüzde 7.5 ve yüzde 15’e çıkıyor. Bayır, Çin’de teşviklerin, Türkiye’de serbest bölgelerde uygulanan teşvikler gibi budandığını belirterek "Çin artık vergi muafiyeti cenneti, ucuz ara malı cenneti olmaktan hızla çıkıyor.

    Çin’i doğru okumak doğru anlamak gerekiyor" diye konuştu. "Şanghay ucuz mallar cennetidir. Hemen bir yerde bir şey açalım, satalım veya olmadık bir şey bulup Türkiye’ye götürelim, büyük paralar kazanalım" dönemlerinin geçmişte kaldığını vurgulayan Göktuğ Bayrı "Çin’in DTÖ üyeliğinden bu yana bu durum giderek azalıyor. Girişimcilerimiz için hayatta zorlaşmaya başladı" dedi.

    En Büyük İş İnşaatta
    Çin’in ihracat ve alt-üst yapı yatırımı olmak üzere iki temel büyüme motoru olduğuna değinen Bayrı, alt ve üst yapı yatırımlarının inşaat malzemeleri satışını önemli ölçüde körüklediğini söyledi. Mayıs 2006’da, AB ve Türkiye’nin kotalar ve antidamping gibi önlemleriyle Çin’in ihracatında kısa vadede zorluklar yaşadığını anımsatan Göktuğ Bayrı, "Bunları dikkate alarak Çin politika değişikliğine gitti. Artık ihracat odaklı büyümeden sıyrılıp gelirleri ve iç tüketimi artırıcı yöntem izlemeye karar verdi" diye konuştu. Göktuğ Bayrı, Çin’de büyüme hızı yüzde 15 olan inşaat sektörünün bu kararlarla biraz daralabileceğini de söyledi.

    35 Milyon Dolar’lık Türk Yatırımı Var
    Göktuğ Bayrı Çin’e şu ana kadar Türkiye’den 35 milyon dolar civarında yatırım geldiğini belirterek şunları söyledi: "Çin’de 100 kadar Türk şirketi ve temsilcilik ofisi var. Bunun 50’ye yakını Şanghay ve çok yakın çevresinde. Yatırımın çoğu temsilcilik ofisi; ticari faaliyet riski bulunmayan yerler. Ünsa’nın Hanzoo’da sanayi tipi çuval üretim tesisi, Çimtaş’ın sanayi tipi çelik boru üretimi var. Dönmez Dericilik’in, 30 milyon dolarlık bir yatırımın yüzde 50 ortağı. Guanzoo eyaletinde Demirdöküm’ün şofben ürettiği bir yer var. Beko markasıyla ciddi mal satan Arçelik yatırımla ilgileniyor. Goldaş burada yatırım düşünüyor. 10 yılda şimdikinin en az üç-beş katı sermaye gelebilir. Türkiye’den ilgi çok ama KOBİ’lerin kolay gelebildiği bir yer de değil."

    Çin Pazarındaki Engeller Nelerdir?
    Pazara yukarıdan giriş yapmak isteyen yabancı şir­ketler bazı kısıtlarla (yüksek maliyetler, sınırlı dağıtım kapasitesi ve yeni ürünlerin eskilerinin satışını düşür­mesi olasılığı) karşılaşırken, yukarı çıkmaya çalışan yerel şirketler de kendi kısıtlarıyla boğuşuyor.

    Bunla­rın en önemlisi, özellikle uluslararası düzeyde iş yap­mak için gerekli yöneticilik yetenekleri. Giderek artan sayıda Çinli öğrenci MBA derecesi alıyor ve yurtdışın­da öğrenim görüyor. Bunlar yavaş yavaş emir-komuta anlayışına sahip ve yerel imalat birimlerinde egemen konumda olan Çinli yöneticilerden kendilerini ayırı­yor. Ama Çin ekonomisinin çok hızlı büyümesi nede­niyle, ülkenin 21. yüzyıla uygun yöneticileri gereken hızla eğitmesi ve yetiştirmesi o kadar kolay değil.

    Çin şirketlerinin karşılaştığı bir diğer engel, küresel oyuncularla inovasyon alanında rekabet etme ya da ölçeklerinin yetersiz olması ve yönetim araçları ile de­neyimine sahip olmamaları nedeniyle güçlü markalar yaratma yeteneklerinin sınırlılığı. "Reklama ne kadar bütçe ayırmalıyız?" türü sorular bile, büyümeye çalışan yerel şirketlerin yöneticilerini zor durumda bırakabili­yor. Uzun dönemler boyunca yalnızca fiyat rekabeti yapmış olduklarından, farklı segmentlere özgü ihtiyaçları anlayarak bunları gidermek, bu ihtiyaçları AR-GE ve marka yaratma faaliyetleriyle uyumlulaştırmak ve gerekli satış ve dağıtım altyapısını kurmak konusunda yeterli deneyime sahip değiller.

    Örnek olarak, Çinli telefon cihazları üreticisi Ning­bo Bird’ün ilk dönem başarıları gösterilebilir. Bu şir­ket, 2000 ile 2002 yılları arasında telekomünikasyon pazarının yüzde 20’si ile yüzde 30’u arasındaki bir di­limi Nokia ile Motorola’dan koparan bir dizi küçük yerli şirketten biriydi. Ningbo Bird, başarısını fiyat re­kabetine borçluydu. Ama başarısı kısa ömürlü oldu ve küresel genişleme yürüyüşünü sürdüremedi. Şirket, müşteri segmentasyonu, AR-GE, inovasyon ve dağıtım alanlarında yabancı oyuncuların sahip olduğu uzman­lık bilgisi ile kaynaklardan yoksundu. Buna karşın, Huawei, bu tür engelleri başarılı bir şekilde aşabildi. Başlangıçta ağ cihazları dağıtımcılığı yapan Huawei, pazarın alt segmentinden yukarılara doğru tırmanmak için gereken teknik ve yönetsel ye­tenekleri oluşturdu ve satın aldı. Şirket, kurulduğu dö­nemden itibaren satış gelirlerinin yüzde 10’unu AR­-GE’ye yatırdı. Çin’ deki yeni segmentlere girmek için kendi ürünlerini geliştirdi ve ürün yelpazesini daha da genişletmek için teknik ittifaklar kurdu. Devlet desteğiyle iç pazarda birleşme sağlayan Huawei, bu süreçte çok büyük bir üretim ölçeğine ulaştı. Şirket, şu anda yerel telekomünikasyon ağları pazarının yüzde 14’ünü kontrol ediyor. Şirket, kendi markalarına dö­nük müşteri farkındalığı yaratmak için 3Com gibi kü­resel markalarla ortaklıklar kuruyor.

    Huawei, faaliyet alanlarını 14 yıldan uzun bir süre boyunca aşamalı olarak genişletti. Şirket, ilk aşamada, çok uluslu şirketlerin rekabet etmediği gelişmekte olan bölgelerde yerleşiklik kazandı. Ardından, Rusya ve Brezilya gibi yükselen pazarlara giriş yaptı. Son olarak da gelişmiş ülkeleri hedef aldı. Saldırgan satış ve pa­zarlama yöntemleri kullanarak, Çin merkezli AR-GE fa­aliyetlerinin düşük maliyet düzeylerinden yararlanarak ve imalat süreçlerinin bir bölümünü Çin’ deki diğer oyunculara aktararak uluslararası ölçekte büyüdü. On yıldan biraz daha uzun bir süre önce, Huawei, pek az çok uluslu şirketin ciddiye aldığı, yerel bir pazardaki bölgesel bir şirket konumundaydı. 2005 yılında ise, 8,2 milyar dolarlık geliriyle, InfoTech Trends sıralamasına göre ağ donanımları sektöründe Cisco’nun ardından ikinci sıraya yerleşti. Eğer Çin’deki  doğru seg­menti büyümek için bir sıçrama tahtası olarak kullanamasaydı bu başarıyı sağlayamazdı.
    Çin Pazarına Giriş Yapmak
    Çin’in orta segment pazarının önemini kavramak baş­ka bir şey, bu farkındalığı eyleme dönüştürmek bam­başka bir şey... Çin’in "yeterince iyi" pazarındaki savaşı kazanmanın ilk adımı, mücadeleye ne zaman girile­ceğine (ya da ne zaman girilmeyeceğine) karar vermek. Bu da üst segmentin çekiciliğine bağlı olacaktır. Bu segment hala büyüyor mu? Şirketlerin gelirleri ha­la yüksek mi yoksa azalmaya mı başladı? Dikkate al­manız gereken bir başka konu, şirketinizin pazardaki pozisyonudur: Bir lider misiniz yoksa bir niş oyuncu­su mu?

    Çin’deki "yeterince iyi" pazara girip girmeme kara­rını alırken bu etkenleri göz önünde bulundurmaları ve kapsamlı pazar ve rakip analizleri yapmaları gere­ken yabancı şirketler, bunların yanı sıra, müşteri seg­mentasyonu ve ihtiyaç analizine de başvurmalıdır. Bu sonuncular klasik strateji araçları olmakla birlikte, pa­zar payları, fiyatlar ve benzeri göstergelere ilişkin ta­rihsel verilerden yoksun olabilecek ve hızla değişmek­te olan bir ekonomiye uyarlanmaları gerekir.

    Genel olarak bakıldığında, istikrarlı üst segmentler­de faaliyet gösteren çok uluslu şirketler açısından "ye­terince iyi" alanda rekabet etmek ne gerekli ne de akıllıcadır. Bu şirketler, üst ya da niş pazarlardaki po­zisyonlarını ve karlılıklarını korumak için maliyetlerini düşürmeye ve inovasyona odaklanmalıdır. Örneğin, incelediğimiz bir büyük otomasyon ekipmanları ima­latçısı, akıllıca bir kararla üst segmentte kalmıştı. Pazar araştırmaları, daha ucuz ürünler sunan bir dizi tedarik­çinin bulunmasına karşın, şirket müşterilerinin güveni­lirlik için daha yüksek fiyatlar ödemeyi sürdüreceğini göstermişti. Söz konusu şirket ürünlerini yerel oyun­cularınkilerden daha da farklılaştırmak için AR-GE ya­tırımlarını sürdürdü, müşterilerinin ihtiyaçlarını daha fazla gözetmek için dağıtım ve hizmet ağlarını geniş­letti ve yerel üretim kaynaklarından yararlanarak ma­liyetlerini düşürdü.

    A
    ma çok uluslu şirketlerin pek azı kendilerini bu kadar şanslı bir pozisyonda bulur. Üst segmentteki bü­yüme yavaşlıyor ve gelirler azalıyorsa, çok uluslu şirketler "yeterince iyi" alana girme ihtiyacını duyacaktır. Rekabetteki güçlü pozisyonları nedeniyle başlangıçta orta segment pazara girmekten kaçınan şirketler bile, tehlike oluşturabilecek yeni rakiplerin ortaya çıkıp çıkmadığını düzenli olarak yeniden değerlendirmeli­dir. Çin pazarının alt segmentlerinde rekabet giderek yoğunlaşırken, Çin şirketleri daha üst segmentlere yö­nelmek zorunda kalacak.

    Araştırmalarımız ve deneyimlerimiz, "yeterince iyi" alana giriş yapmayı düşünen şirketlerin üç temel yol­dan birini seçtiğini gösteriyor: Üst segmentte liderlik pozisyonu bulunan çok uluslu şirketler, yukarıdan sal­dırıyor. Bu şirketlerin hedefi, uygun bir kalite düzeyi­ni korurken, üretim maliyetlerini düşürmek, basitleştirilmiş ürün ve hizmetler sunmak ve dağıtım ağlarını genişletmek. Alt segmentteki Çinli rakiplerse aşağıdan yukarıya tünel açıyor. Bu şirketler, kendilerini alt seg­mentteki diğer oyunculardan ayırmak için daha kalite­li ama üst segment ürünlerine göre daha düşük fiyatlı yeni ürün ve hizmetler sunmayı amaçlıyor. Ve son ola­rak, maliyetlerini yeterince hızlı bir şekilde düşüreme­yen çok uluslu şirketler ile daha fazla beceri, teknolo­ji ve yetenek arayan yerli oyuncular, pazara satın alma yoluyla giriyor.
    Çin Pazarında Gelişen Fırsatlar
    Geçmişte, Çin pazarlarının yapısı basitti. Tepede, sağ­lam kırlar elde eden ve hızlı büyüyen yabancı şirket­lerin egemen olduğu küçük bir üst segmentti. Dipte ise düşük kaliteli, çeşitlendirilmemiş ürünleri yüzde 40’tan 90’a varan oranlarda daha düşük fiyatlarla satan ve he­saplarını doğru tuttuklarında çoğu zaman zarar ettikle­ri anlaşılan yerel şirketlerin egemen olduğu büyük bir alt segment bulunuyordu. Bu ikisinin arasında hızla büyüyen "yeterince iyi" segment yer alıyor.

    Çin’deki "yeterince iyi" alan çok farklı nedenlerle büyüyor. Yakın geçmişte tüketicilerin satın alma biçim ve tercihlerinde kaymaların yaşanmış olması. Bunların en önemsizi değil. Bu kaymalar iki farklı doğrultuda gerçekleşiyor. Gelirleri artan tüketiciler geçmişte satın aldıkları en ucuz ürünlerden daha pahalılarına, yöneli­yor. Aynı zamanda, daha yüksek gelire sahip tüketici­ler, yüksek fiyatlı yabancı markalardan uzaklaşarak makul kalitedeki daha az pahalı yerli alternatifleri ka­bul ediyor. Sonuç olarak, Çin’in orta pazarı, üst ve alt segmentlerden daha hızlı büyüyor ve bazı kategoriler­de daha şimdiden tüm gelirlerin yaklaşık yarısı bu pa­zardan elde ediliyor. Bugün Çin’de satılan her on ça­maşır makinesi ile televizyondan sekizi "yeterince iyi" markalar taşıyor. Dolayısıyla, Çin’in ve özellikle de fırsatlarla dolu orta segment pazarının çok uluslu şirket yöneticilerinin dikkatini giderek daha fazla çekmesi şaşırtıcı değil. General Motors’un Şangay merkezli GM China Group’unun CFO’su Mark Bernhard, kısa bir sü­re önce Detroit News’e şu açıklamayı yapmıştı: "GM, küresel sektör liderliğini korumak için Çin’de de lider olmak zorunda."

    Otomobil üreticisinin Çin’deki stratejisi bu inancı somutlaştırıyor. Geçmişte küçük otomobil pazarının görece başarısız oyuncuları arasında yer alan GM, 2002 yılında Kore’nin zor durumdaki Daewoo Mo­tor’unu aldıktan sonra Çin’ de rekabet etmeyi ve sonunda liderlik pozisyonunu ele geçirmeyi başarabildi. Bu satın alma sayesinde GM yeni model geliştirme maliyetini batıdakinin yarısına düşürebildi. Daewoo tarafından tasarlanmış otomobiller, GM’in ikinci büyük pazarı olan Çin’deki satışlarının yüzde 50’den fazlasını sağlıyor. Dahası, bu araçları Asyalı otomobil üreticile­riyle rekabet etmek için kullanan GM, Hindistan’dan ABD’ye 150’den fazla ülkede küçük otomobiller satı­yor.

    Colgate-palmolive de Çin’de benzer hamleler yap­tı. 1990’ların başında Çin’in en büyük diş macunu üre­ticilerinden biriyle ortak bir girişimde bulunan şirket, 10 yıl sonrasında da Çin pazarının en büyük diş fırça­sı üreticisini satın alarak, dünyanın diğer ülkelerinde rekabet etmesini sağlayacak bir üretim ölçeğine ulaştı. Çin’ deki ağız bakımı ürünleri satış gelirlerini 1998 ile 2005 yılları arasında iki katından fazlasına çıkaran Col­gate, bugün Çin’ den 70 ülkeye ihracat yapıyor.

    Çin’ deki yerel rakipler, bu ülkedeki ve başka yer­lerdeki ticari yatırımlarından kar elde etmek isteyen çok uluslu şirketlerin karşısına çıkan en büyük tehdit durumunda. Örneğin, otomobil sektöründe, Geely ve Chery gibi yerli otomobil üreticileri yerel tüketim için yeterince iyi otomobiller çıkararak Batılı şirketlerin Çin’ deki pazar payını daralttı. Bu otomobil üreticilerin­den bazıları ABD ve Avrupa’daki otomobil fuarlarında araçlarının tanıtımını yapmaya, satışa çıkarılan Batı markalarını almaya ve diğer yükselen pazarlara araç ihraç etmeye başladı. Bu oyuncuların Avrupa ve Ku­zey Amerika’da rekabet etmek için gerekli olan gü­venlik ve emisyon standartlarını yakalamakta ve dağı­tım. ağlarını kurmakta büyük güçlük çektiği doğru. Ama hiçbir Batılı şirket, Çin firmalarının uluslararası kalite standartlarına ulaşmak ve küresel sahneye çık­mak konusundaki kararlılıklarını küçümsememeli.
    Ev aletleri, mikrodalga fırın ve televizyon üreten Avrupalı ve Kuzey Amerikalı şirketler bunu çok iyi bi­liyor. 1990’lı yıllarda Çin’i ucuzcu yerel rakiplere terk ettikten sonra bugün aynı Çin şirketlerine karşı küre­sel ölçekte rekabet etmeye çalışıyorlar. Soğutucu üret­meye 1984 yılında başlamış olan Haier, Çin’in en iyi bilinen markalarından birine dönüştükten sonra ölçek avantajını ve imalat becerilerini kullanarak önce ya­bancı pazarlara girmeyi, ardından da bu pazarlara ege­men olmayı başardı. Bugün, dünyanın en büyük so­ğutucu üreticilerinden biri olan Haier, küresel pazarın yüzde 8,3’ünü kontrol ediyor. Şirket, aralarında ABD, Afrika ve Pakistan’ın da bulunduğu 100’den fazla ül­keye ürün satıyor.

    Kuşkusuz, Çin’deki koşullar değişti. Yerel şirketler dünya sahnesine çıkmadan önce hızla büyümekte olan yurtiçi pazarlarından yararlanarak stratejilerini olgunlaştırıyor. Dolayısıyla, çok uluslu şirketler, yalnızca bu ülkedeki ekonomik büyümeden yararlanmak için değil, aynı zamanda yerel rakiplerin küresel tehditlere dönüşmemesi için Çin’ deki pozisyonlarını koruma ih­tiyacını duyuyor.

    Çin Pazarında Yaşanan Değişimler
    Çok uluslu şirketler ile yerel firmalar Çin’in hızla büyüyen orta segment pazarında ilk kez buluşuyor. Küresel gelişme açısından kritik önem taşıyan bu segment, dünya çağında başarı kazanacak şirketlerin ortaya çıkmasını sağlayacak.

    İnşaat makineleri sektörünün dünya lideri Caterpillar, Çin’deki pazar payını artırmak konusunda sıkıntı yaşıyor. Traktör, kepçe, grey­der ve başka iş makinelerini imal eden ABD merkezli şirket, Çin’de sa­tış yapmaya 1975 yılında, yani Başkan Mao’nun ölümünden bir yıl ön­ce başlamıştı. Çin yönetiminin altyapı yatırımlarını yoğunlaştırdığı dö­nemde, Caterpillar, dünyanın en hızlı büyüyen inşaat makineleri paza­rındaki varlığıyla, ekonomik büyümeye ve modernizasyona yardımcı olmuştu. 

    Diğer sektörlerdeki pek çok yabancı oyuncu gibi Caterpillar de Çin’deki başlangıcını, devlete, yani ekonomik reform dönemi öncesin­deki tek müşteriye mal satarak yaptı. Ardından, bir üst segment ortaya çıktığında, özel sektöre kaliteli iş makineleri satmaya başladı. Ama di­ğer segmenderi kapsamaya hiçbir zaman yönelmedi. 2000’li yılların başlarında orta pazarda daha düşük fiyatlı ama yine de güvenilir alet ve makineleriyle Komatsu, Hitachi, Daewoo ve başka Japon ve Koreli rakipler vardı. Sonrasında, geçmişte yalnızca düşük fiyatlı ürünlere odaklanan bir dizi yerel imalatçı, doğrudan doğruya orta pazar tüketicilerini hedef alan kendi ürünlerini tasarlayarak ve pi­yasaya sürerek, yerleşik oyunculara savaş açtı.

    Caterpillar’ın ve başka çok uluslu şirketlerin dene­yimleri, Çin’e yerleşmek, bu ülkedeki varlıklarını ko­rumak ya da genişletmek isteyen şirketlerin karşısına yeni bir savaş alanının çıktığını gösteriyor: "Yeterince iyi" pazar segmenti. Çin’in hızla büyümekte olan orta düzeyli tüketicilerini çekmek için yeterince güvenilir ürünleri yeterince düşük fiyatlarla satmak gerekiyor. Harvard Üniversitesi profesörü ve "The Innovator’s Dilemma" (Yenilikçilerin İkilemi) adlı kitabın yazarı Clayton Christensen, yeni kurulan ve yeni ürün ve hiz­metler geliştirerek piyasaya süren şirketlerin yerleşik oyuncular karşısında başarı kazanmak için mükem­melliği hedeflemek zorunda olmadıklarını savunur­ken, "yeterince iyi" ifadesini kullanmıştı. Bu ifade, yüksek fiyatlı benzerlerinin yerini alan yeterince iyi ürünler geliştirip piyasaya sürerek Çin’deki satın alma görevlilerini etki altına alabilen orta segment pazarının oyuncuları için de kullanılabilir.

    Söz konusu ileri görüşlü şirketler (yerli firmalar gi­bi çok uluslu şirketler), Çin’in hızlı bir şekilde genişle­yen orta segment pazarındaki paylarını büyütmek gi­bi başlı başına önemli bir başarı sağlamaktan daha faz­lasını yapıyor. Bu şirketler, kendilerini yarının dünya ölçeğindeki rekabetine hazırlıyor: Çin’e sundukları ürün ve hizmetleri diğer büyük yükselen piyasalara (örneğin Hindistan ve Brezilya) ve nihai olarak geliş­miş piyasalara ihraç etmek için ihtiyaç duydukları öl­çekleri, uzmanlığı ve iş kapasitelerini oluşturuyorlar. Çin’in küresel piyasaların büyümesindeki payı (Gold­man Sachs, 2000 ile 2030 yılları arasında dünya ölçeğindeki toplam GSYİH artışının yüzde 36’sının Çin kaynaklı olacağını tahmin ediyor) ve bu ülkenin geliş­mekte olan diğer bölgelerdeki fırsatlardan yararlan­mak isteyen şirketleri hazırlamak konusundaki rolü göz önünde bulundurulduğuna, küresel ölçekte başa­rı isteyen şirketlerin öncelikle Çin’deki mücadeleyi kazanmaları gerektiği açıklık kazanıyor.

    İşadamlarının Çin’de Dikkat Etmesi Gereken Hususlar
    Sağlam Kontratlar Yapılmalı
    Hukuksal danışmanlık alınmalı açık ve güvenilir kontratlar yapılmalı, Çinli ortağın hukuksal konularla ilgili tavsiyeleriyle hareket edilmemeli.


    Projelerin Gerçekleştirilebilirliği, Profesyonel Destek Almak Suretiyle İyi Araştırılmalı:
    Bir iş projesinin kârlılığının tespitinde sunulan teşviklerin cazipliği veya verilen sözlerle değil, rasyonel kârlılık hesabı ile hareket edilmeli, çok hızlı büyüyen bir ekonomide geleceği kestirmenin zorlukları göz önünde bulundurularak, uzun dönemde kâra geçmesi beklenen işlerden kaçınılmalı. Pazara girmek konusunda gösterilmesi gereken sabır, sarfedilmesi gereken çaba ile faaliyete geçtikten sonraki kârlılık beklentisine ilişkin süreler birbirine karıştırılmamalı.

    Ortaklık Kurulacaksa Karşı Taraf İyi Tanınmalı:
    İhtilafa düşülmesi halinde Çin Mahkemelerinde hak kaybına uğramamak için “kazan-kazan” formülü ile tasarlanacak anlaşmaların kurulabileceği ortaklık seçimine dikkat edilmeli.


    Mevzuat İyi Bilinmeli:
    Yerel otoritelerin, kendi bölgelerinde Merkezi Hükümetin kurallarının uygulanmayacağına ilişkin sözlerine çok itibar edilmemeli ve merkezi uygulamalarla ilgili olarak da mutlaka hukuksal danışmanlık alınmalı, uygulanmayacağı sözü verilen merkezi kuralların, problemle karşılaşıldığında aniden uygulanabilir hale gelebileceği unutulmamalı.


    Problemlerle Karşılaşmadan Önce Doğması Muhtemel Sorunlar Araştırılmalı:
    Her şeyin kötü gitmesi halinde, tolere edilebilecek kayıplar hakkında planlama yapılmalı, Çin’de kişisel ilişkilerin çok önemli olduğu, ortakların bazen imaj bozucu etki yaratmamak, kişisel ilişkileri ve çıkarları yıpratmamak adına potansiyel problemler hakkında çok gerçekçi davranmadıkları, aynı zamanda Çinli ortakların, Hükümetin, Partinin ve Meslek Kuruluşlarının baskısı altında olabileceği hatırlanmalı.

    Gerçekçi Risk Analizi Yapılmalı:
    Risk analizi yaparken diğer ülkelerin koşulları ile düşünülmemeli, proje çok riskli görünüyorsa girmekten kaçınılmalı.


    Ödeme Koşullarına Dikkat Edilmeli:
    Çin’e yapılan bir satışta, satış bedelinin küçük bir kısmına tekabül eden miktarda akreditif açılmasının, kalan kısmın ise teslimattan sonra belirli bir zaman dilimi içinde yapılmasının ihracatçı tarafından kabul edilmesi, “Çin’de iş yapmanın bilinmediği” anlamına geleceğinden ve aldatılmaya müsait olunduğunu düşündüreceğinden, teslimat sonrasına bırakılacak bu tür riskli alacaklarla satış yapılmamalı, Çinli firmaların satışlarında, teslimat sonrasına büyük oranlı riskli alacak bırakmak gibi bir uygulamalarının bulunmadığına dikkat edilmeli.  

    Taklitçiliğe Dikkat Edilmeli:
    Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarının korunması için Berne Konvansiyonu kapsamında tescil ve patent işlemleri yapılmış olsa dahi Çin’de de tescil ve patent işlemlerini yaptırmanın gerekliliği unutulmamalı.


    Dış Ticaretin Kontrat Ve Akreditifle Yapılmasına Özen Gösterilmeli:

    Özellikle Çin’den yapılacak ithalatta malların nitelik ve niceliği mutlaka gümrükte malı ithal etmeden tespit ettirilmeli, gümrükten malı çektikten sonra malın efsafına uygun olmamasından ya da miktarının eksik olmasından doğacak şikayetlerin kolaylıkla çözülemeyeceği bilinmeli, muhtemel uyuşmazlıkların ne şekilde halledileceği kontratla belirlenmeli, tahkim veya mahkeme yoluyla uyuşmazlık çözümüne gidilmesi halinde hangi ülkede uyuşmazlıkların çözüleceği açıkça belirlenmeli.

    Önceden Tedbir Alınmalı:

    Yukarıdaki maddede belirtilenler yapılmaksızın gerçekleştirilen bir dış ticaret işleminden doğan zararın telafisinin çok daha fazla emek, zaman ve harcama gerektireceği hatırda tutulmalı.

    Standartlara Dikkat Edilmeli:
    Özellikle ithalatında zorunlu standart bulunan ürünlerin nakliyesi yapılmadan önce Çin’de uygunluk denetimi yaptırılmalı ve zaman kazanmak amacıyla Türkiye’de yaptırılması planlanan denetimlerde çıkacak problemin çözümünün daha maliyetli olacağı unutulmamalı

    Çin Pazarının Genel Özellikleri
    Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki mevcut durumun en belirgin özelliği çok hızlı bir değişimin gözlenmesi. Özellikle DTÖ’ye giriş sürecinde 2002 yılından itibaren geçiş dönemi olarak verilen 5 yıl içerisinde bu değişimin tüm sektörlerde kendini daha fazla hissettirmesi bekleniyor. Bu değişim göreceli de olsa açılım/serbestlik yönünde olacağından Çin pazarına ihracat yapan ve yapacak olan ihracatçılarımız açısından sonuçlarının olumlu olması bekleniyor.

    Bölgesel Farklılıklar: 9 milyon 600 bin m2 yüzölçümü ile çok geniş bir ülke olan Çin Halk Cumhuriyeti, idari açıdan 31 Eyalet/bağımsız belediyeden oluşuyor. Bölgeler arasında bulunan başta iklim olmak üzere diğer fiziki farklılıklar, tüketici tercihlerinde de farklılaşmalara neden oluyor. Diğer yandan, ülkenin sahil kesimini oluşturan doğu bölgeleri çok hızlı kalkınırken, batı kesimleri geri kaldı. Örneğin Şanghay’da 2000 yılında 4 bin 182 dolar olan kişi başına milli gelir, Guizhou’da 322 dolar oldu. 2001 yılında, kentsel bölgelerde yaşayanların geliri yüzde 8,5 oranında artarken, kırsal bölgelerde gelir artışı yüzde 4,2’de kaldı.

    Mevzuat ve Uygulama Problemleri: Çin Halk Cumhuriyeti’nde piyasa ekonomisi reformları gerçekleştirilmeye başlanmakla beraber, aşırı devletçi ve yasakçı komünist sürecin etkileri henüz tamamen ortadan kalkmadı. Serbest pazar reformlarının devletçi sistem içerisinde uygulanmaya çalışılması, bürokrasinin büyümesine ve yolsuzlukların artmasına neden oldu. Merkezi hükümet yolsuzlukla mücadelede sert tedbirler uygulamaya başladı. Mevzuatlar, ülke içerisindeki idari bölgelere göre değişiklik gösteriyor, dahası, aynı bölgelerde uygulayıcılar açısından da farklılıklar oluyor. Mevzuatların kaleme alınış şekli yorumlamalara açık olup, uygulayıcıların farklı yorumları nedeniyle mevzuatın uygulanmasında uygulayıcıya göre farklılıklar ortaya çıkabiliyor. Bu çerçevede geniş bir gayri resmi yapı oluşmuş olup, bu yapı kimi çevrelerce ‘ahbaplık’ ekonomisi anlamına gelen ‘guanşi’ ekonomisi olarak adlandırılıyor.

     

    Pazara Giriş Stratejileri:
    1. Serbest Bölgelerimize Çinli yatırımcı çekebilmek için üst düzeyde temas kurulmalı.2. Düşük fiyatlı ürünler yerine kaliteli ürünlere yoğunlaşılmalı.3. Hitap edilmesi gereken hedef tüketici kitlesinin orta-üst ve üst gelir grupları olmasına dikkat edilmeli, ürün profili bu grupların beklentilerine göre şekillendirilmeli.4. İhracat ya da yatırım, her ne amaçla olursa olsun, mutlaka yerel piyasada fiilen sürekli eleman bulundurulmalı, şirket olmasa dahi mutlaka temsilcilik açılmalı.5. Özellikle kültürel farklardan kaynaklanacak kayıpları en aza indirmek için istihdam edilecek kilit role sahip personelin ücretlerinin tespitinde Çin standartlarının üzerinde bir maliyete katlanmanın bir zaruret olduğu gözden kaçırılmamalı, aksi halde çok önemli bir personelin, özellikle yabancı  yatırımların yoğun olduğu bölgelerde küçük bir ücret farkı için işi bırakabileceği unutulmamalı. Dünyada şirketler arasında ortalama %3 seviyelerinde tolere edilen kalifiye eleman sirkülasyonu oranının Çin’de %10’ların üzerinde olduğu dikkate alınmalı.6. Kişisel dostlukların çok önemli olduğuna, kontrat imzalamanın son 10 dakikalık bir prosedürden ibaret bulunduğuna, ancak tatminkâr ve sağlıklı kontratlar imzalayabilmenin yolunun sıcak ilişkilerden ve dostluk yemeklerinden geçtiğine dikkat edilmeli.7. Herhangi bir ürünün pazarda tutundurulmasının zaman istediği, zaman anlayışının Ülkemizdekiyle asla örtüşmediği, Çinlilerin çok yavaş işlem yürütülen bankalarda bile sıralar halinde, hiç tepki göstermeden saatlerce ve sabırla beklemeyi tolore edecek bir kültürden geldikleri mutlaka hesaba katılmalı.8. Profesyonel ihtisas fuarlarına, belirli bir hedefe ulaşana kadar sabırla iştirak edilmeli ve fuarın yetkinliği mutlaka araştırılmalı.9. Yazılı olmayan kurallar, keyfi uygulamalara karşı korunmanın en güvenilir yolunun uzman danışmanlık hizmeti almak olduğu kavranmalı, Çin pazarına girmenin bu nedenle ortalamanın üzerinde emek ve para gerektirdiği göz önüne alınarak mali porte hesaplanmalı.10. Marka olmanın dış ticaret başarısındaki önemi her ne kadar ortadaysa da özellikle orta-üst gelir düzeyine hitap edecek konfeksiyon ürünlerinde markalı ürünlerin kalitesini hatırlatacak tarzta “stil” yaratabilmenin arayışları içinde olunmalı.11. Hazır giyim alanında “department store” türü alışveriş merkezlerinde yer kiralama imkânları araştırılmalı.12. Çin’de çok önemli bir yeşil çay üretimi ve geleneği bulunmakla birlikte, geleneksel ihraç ürünlerimizin yanında siyah poşet çay ve diğer meyve çayları konusunda, özellikle dışa açılan, en çok yabancı sermaye çeken, kalkınmada öncelikli doğu sahili kentlerinde bulunabilecek potansiyelden yararlanma imkânları incelenmeli.13. Geleneksel ihraç ürünlerimizin yanında, önemli satış potansiyeli olabileceği düşünülen ayakkabı boyaları, süet ve nubuk ayakkabı boyaları ve bakım ürünleri ile ayakkabı cilalama süngerleri için de pazarlama çalışmaları yapılmalı. 14. Özellikle mermer ihracatının getirisinin artırılabilmesi için, gerekirse bir kaç firmanın bir araya gelmesi suretiyle Çin’de mermer işleme imkânları araştırılmalı.15. Ticaret yapmaya kalkışmadan önce, mutlaka hedef ürün tespiti yapılarak karar verilmeli ve Ticaret Ataşeliği ya da Ticaret Müşavirliği’nden alınacak bir kaç sayfalık ithalatçı listesine mektup yazarak Çin pazarına girilemeyeceği, kişisel çaba ve çalışmaların sürekliliğinin çok önemli olduğu, pazarda sürekli bulunmak için en azından bir temsilcilik ofisi açmanın faydalı olacağı iyi anlaşılmalı.16. Gerektiğinde, özellikleri fazlaca bilinmeyen bir pazarda zaman ve para kaybetmek yerine, bu ülkede yerleşik Türk aracılar da dahil olmak üzere, aracı ile belirli bir bedel karşılığında çalışılması bir kayıp olarak görülmemeli.17. Carrefour gibi zincir marketlerde bazı Türk gıda ürünlerinin Türk Bayrağı etiketli raflarda satılmakta olduğu dikkate alınmalı ve tüketiciye ulaşmada kalite imajı yüksek marketlere yönelik pazarlama ve tanıtım faaliyetleri yürütülmeli.18. Finansal imkânlar ölçünde mümkün olduğunca reklam ve tanıtıma önem verilmeli.

    19. Reel sektör dışında, özellikle turizm alanında gelişme kaydedebilmek ve turizm gelirlerimizi artırabilmek için Çin’de popüler olan bazı seyahat yazarları Türkiye’de misafir edilmeli, bu kişilere etkin tanıtım yapılmalı ve böylelikle bu yazarların ülkelerine dönüşte çalıştıkları basın yayın organlarında Türkiye’nin tanıtımını yapmaları sağlanmalı.

    Çin’de Nasıl İş Yapılır?
    Çin’in dünyaya gövde gösterisinde bulunduğu şehri Şanghay’ın Türk Ticaret Ataşesi M. Göktuğ Bayrı, Çin’de iş yapmak için sistemi iyi anlamak gerektiğini, kültürel ve etik değerleri de iyi yorumlamanın önemine değindi. Bayrı, bu ülkede kimin ne kadar liberal olacağına ve serbest pazar koşulları içinde ne kadar sermaye birikimi yapacağına hâlâ devletin karar verdiğini hatırlatırken, Çin ile ticaret yapmak isteyen Türk girişimcilere çok önemli tüyolar verdi.

    Bıçak Sırtı Bir Dengede
    Bayrı artık rekabet edemeyen Türk girişimcilerin Çin’de yatırım yapmak istediğini ancak yurtdışına giden yatırımların tepki çektiğini belirterek "Çin’e yatırım yapalım deyince kızan insanlarımız haklı olarak diyor ki ’Türkiye’deki istikrar, istihdam ne olacak.’ Gönül ister ki bütün yatırımlar Türkiye’de yapılabilsin, insanımız işsiz kalmasın, herkes para kazansın ama bu öyle bıçak sırtı bir denge ki" dedi.

    Bayrı şöyle devam etti: "İhracata dönük çalışan sektörlerde Çin’le rekabet edemeyince, gelip Çin’de üretmezseniz ihraç pazarlarınızı kaybedebilirsiniz. Rekabet edemeyince çalıştırdığınız işçileri işten çıkarmak zorunda kalabilirsiniz. Bıçak sırtı bu denge tutturulmalı. Artık dünyada Çin’i göz ardı ederek üretim yapmak kolay değil. Batılı şirketler gibi burada üretip dünya pazarlarına satacaksın." Bayrı, Türkiye’nin doğuya giden bir gemide batıya doğru koşanların ülkesi olduğunu da söyledi.

    İş Yapmak Zorlaşıyor
    Bayrı, Çin’e mal satmanın zorluğuna değinirken, "Çin’de öyle bir ticari grup var ki gördüğünü hemen almıyor. Almaya hazır bile olsa elinde para bile olsa gelip görmüyor. Türkiye’ye alım heyetleri düzenliyoruz, diyoruz ki uçak parasını ver gerisine karışma otelin şehir ulaşımı bizden diye seni Türk firmaları ile görüştüreceğiz diyoruz ama kimse gelmiyor. Mermer dışında hiçbir alım heyetine doğru dürüst cevap alamadık. Çinli şunu istiyor bana mal satacak adam benim ayağıma gelsin" diye konuştu.

    Çin’in oyunu uluslararası kurallar çerçevesinde oynamaya başladığını, artık Çin’de de iş yapmanın kolay olmadığını belirten Bayrı, "Küçük ve orta büyüklükte bir yatırımcıysanız, ileri teknoloji sektörlerinde değilseniz hemen size bedelsiz arazi, ihraç ettiğiniz ürünlerden katlı kur sistemiyle fazla döviz veya vergi iadesi vermiyorlar. Rekabet burada da zor" dedi. Bayrı, Çin’e akan yabancı sermayeye, 2006’da 1,7 trilyon dolara ulaşan dış ticaretine değinerek, bunun yüzde 50’sinin yabancı şirketlerce kontrol edildiğini de vurguladı.

    Ucuz Olmaktan Çıkıyor
    Çin’de kurumlar vergisi oranı yüzde 33, üretim sektöründe Şanghay’da çalışanlar için yüzde 24, serbest bölgelerde ilk iki yıl vergisiz, kademeli olarak daha sonra yüzde 7.5 ve yüzde 15’e çıkıyor. Bayır, Çin’de teşviklerin, Türkiye’de serbest bölgelerde uygulanan teşvikler gibi budandığını belirterek "Çin artık vergi muafiyeti cenneti, ucuz ara malı cenneti olmaktan hızla çıkıyor.”

    Çin’i doğru okumak doğru anlamak gerekiyor" diye konuştu. "Şanghay ucuz mallar cennetidir. Hemen bir yerde bir şey açalım, satalım veya olmadık bir şey bulup Türkiye’ye götürelim, büyük paralar kazanalım" dönemlerinin geçmişte kaldığını vurgulayan Göktuğ Bayrı "Çin’in DTÖ üyeliğinden bu yana bu durum giderek azalıyor. Girişimcilerimiz için hayatta zorlaşmaya başladı" dedi.

    En Büyük İş İnşaatta
    Çin’in ihracat ve alt-üst yapı yatırımı olmak üzere iki temel büyüme motoru olduğuna değinen Bayrı, alt ve üst yapı yatırımlarının inşaat malzemeleri satışını önemli ölçüde körüklediğini söyledi. Mayıs 2006’da, AB ve Türkiye’nin kotalar ve antidamping gibi önlemleriyle Çin’in ihracatında kısa vadede zorluklar yaşadığını anımsatan Göktuğ Bayrı, "Bunları dikkate alarak Çin politika değişikliğine gitti. Artık ihracat odaklı büyümeden sıyrılıp gelirleri ve iç tüketimi artırıcı yöntem izlemeye karar verdi" diye konuştu. Göktuğ Bayrı, Çin’de büyüme hızı yüzde 15 olan inşaat sektörünün bu kararlarla biraz daralabileceğini de söyledi.

    35 Milyon Dolarlık Türk Yatırımı Var
    Göktuğ Bayrı Çin’e şu ana kadar Türkiye’den 35 milyon dolar civarında yatırım geldiğini belirterek şunları söyledi: "Çin’de 100 kadar Türk şirketi ve temsilcilik ofisi var. Bunun 50’ye yakını Şanghay ve çok yakın çevresinde. Yatırımın çoğu temsilcilik ofisi; ticari faaliyet riski bulunmayan yerler. Ünsa’nın Hanzoo’da sanayi tipi çuval üretim tesisi, Çimtaş’ın sanayi tipi çelik boru üretimi var. Dönmez Dericilik’in, 30 milyon dolarlık bir yatırımın yüzde 50 ortağı. Guanzoo eyaletinde Demirdöküm’ün şofben ürettiği bir yer var. Beko markasıyla ciddi mal satan Arçelik yatırımla ilgileniyor. Goldaş burada yatırım düşünüyor. 10 yılda şimdikinin en az üç-beş katı sermaye gelebilir. Türkiye’den ilgi çok ama KOBİ’lerin kolay gelebildiği bir yer de değil."

    STFA Çin’e Girmeye Çalıştı Henüz Bir Sonuç Alamadı
    Türk müteahhitleri için pek fırsat olmadığını söyleyen Bayrı, "İnşaat şirketleri yakın bölgelerde, Rusya Ortadoğu gibi. Buralarda alınan projelere bakıldığında ise daha çok büyük konsorsiyumlara destek olacak şekilde. Tek başına bir projeyi üstlenmiş pek yok. Romanya ve Rusya’da bir alışveriş merkezini üstlenenler var ama bu o kadar da büyük bir proje değil. Burada, bana arazi verin proje verin ben müteahhidim yapayım, diye bir şey yok. Çin’de şöyle bir sistem var: Benim 50 milyon dolar param var, şu bölgeyi uygun gördüm, şöyle bir proje yapacağım, kendim de şu kadar zaman içinde satıp geri dönüşümünü sağlayacağım. Sen benim önümü açacak şekilde yardımcı ol, şeklinde çalışıyor. Böyle bir sermaye birikimi olmayan şirketin girmesi çok zor. STFA girmeye çalıştı fakat henüz bir sonuç alınamadı. Çin’e yapılan inşaat malzemelerinin ihracatının büyüme hızı yüzde 25’lerde. Özellikle çevreye duyarlı ve yenilenebilir malzemeler de dışa ciddi şekilde bağımlı" dedi.
    Rakamlarla Çin
    Bugün, Çin adeta dünyanın üretim merkezidir. Dünya mineral ve hammaddelerinin ortalama yüzde 30’unu Çin tüketir. Çin’in iştahı demir cevheri, bakır ve çinko fiyatını hoplatmıştır (Fiyatlar birkaç yıl önceye göre 3 kat artmıştır). Çin en çok çelik, alüminyum, kimyasallar ve makine ithal etmektedir. Çin’in birçok alanda yüksek-atıl üretim kapasitesi vardır. Çin’de aşırı yatırım ham malzeme fiyatlarını artırmış, aşırı kapasite ise ürün fiyatlarını düşürmüştür. İthal edilen ham malzeme fiyatları 2003-2005 yılları arasında çok arttığı halde, Çin üründe bunun tersini başarmıştır ve ihracat kamçılanmıştır. Örneğin, Amerika, Çin’den bugün aldıklarını eskiden Japonya, Güney Kore ve Tayvan’dan temin ediyordu. Çin, şimdi bu ve benzeri ülkelerden ham malzeme ve komponentleri almakta, montajlamakta ve satmaktadır. Çin ekonomisi yıllardır çift rakamlı olarak büyümektedir.

    IMF’ye göre dünya GSMH’sında Çin’in payı yüzde 15,1’dir (ABD yüzde 19,7). 10 yıl önce bu pay yüzde 11,1 idi. Çin’in dünya nüfusundaki payı yüzde 20,5’tir. Çin’in dünya mal ve servis ihracatındaki payı yüzde 7,2’dir, ithalattaki payı ise yüzde 6,4’tür (2006 toplam ithalatı 800 milyar Dolar). Amerika’nın dünya ithalatındaki payı yüzde 15,5’tir (1,9 trilyon Dolar). 2006’da Çin’in ithalatı yüzde 20, ihracatı ise yüzde 27 artmıştır. Çin GSMH’sı 2007 için 3 trilyon Dolar olarak tahmin edilmektedir (Satınalma paritesine göre 10,670 trilyon Dolar’dır). GSMH’sı 14,00 trilyon Dolar olan ABD’yi Çin’in yakalaması ve geçmesi yakındır. Unutulmamalıdır ki, ülkeler mukayesesi yanıltıcı olabilir. Çin’in nüfusu 1,3 milyar iken ABD nüfusu 300 milyondur.

    Dünyanın en fazla döviz rezervine sahip ülkesi Çin’dir. Nisan 2007 itibariyle Çin’in rezervi 1,1 trilyon Dolar’dır (Japonya 850 milyar Dolar ile Çin’i takip ediyor. Rusya 300 milyar Dolar ve Türkiye 62 milyar Dolar rezerve sahiptir). 2006 yılında yabancı yatırımla Çin’e giren para 76 milyar Dolar olmuştur (Rusya 28 milyar Dolar, Türkiye 19 milyar Dolar). Çin’in toplamda ithalat-ihracat fazlası 250 milyar Dolar’dır (GSMH’sının yüzde 9’u). Çin’de faizler yükselmekte, sıcak para kazanmak için ülkeye gelmektedir. Çin Merkez Bankası likit kontrolünü önemsemekte ve aşırı ısınan sektörlere (çelik, çimento, kömür, enerji) para akışı kısıtlanmaktadır. 2007’de Çin ekonomisi daha yavaş büyüyecektir. Çin’de yatırım güdümlü büyümeden, özel tüketim güdümlü genişlemeye geçiş söz konusudur.

    Amerika’nın toplam ticaret açığının yüzde 30’una yakın kısmı Çin kaynaklıdır. Amerikalılar Çin parasının (Yuan) yüzde 20 değer kazanmasını sürekli olarak istemektedirler. Bugün, Yuan yüzde 50 oranında gerçek değerinin altında işlem görmektedir. Çin ile ticaret, yüzde 4,5’lerde olan ABD’deki işsizliği artırmamakta ancak iş kompozisyonunu değiştirmektedir. Çin ticareti, ABD’de ürün fiyatlarını düşürdüğünden dolayı orta ve fakir bütçeli kesimin alım gücünü artırır. Böylece, Amerika’daki tüketici bir şekilde korunur. Amerika’da kalitesiz ürünler piyasaya giremez. Amerika’nın ve Çin’in üretimi aynı ürün gamında çok az örtüşme gösterir. Çin parası Yuan değer kazanırsa Amerika ticaret açığı düşecektir. Bu sefer, aynı ürün çeşitlerinde Çin yerine pazara Endonezya ve Vietnam gibi ülkeler girecektir. O halde, Yuan’ın değerlenmesi Amerika’nın fazlaca lehine değildir. Diğer yandan, Çin yönetimi artık para (fazla dolar) ile büyük miktarda Amerikan hazine bonosu alarak faizleri düşürmektedir. Faizlerin düşmesi ile de Amerika’daki düşük gelirlilerin ev almaları kolaylaşmış olur (Mortgage).

    1990 yılında Çin nüfusunun yüzde 33’ü (374 milyon) günde 1 Dolar’dan az para ile geçiniyordu. Bu, 2004 yılında nüfusun yüzde 9,9’una (128 milyon) inmiştir. Dünyada 1 Dolar altı günlükle yaşayan insan sayısı 986 milyondur (Dünya nüfusunun yüzde 18,4’ü). Kuzey Amerika ve Avrupa da yıllık ücret artışı yüzde 2’nin altında iken Çin’de yüzde 8’in üstündedir. Çinli zenginleşmektedir ve Çin’de tüketici harcamalar çok hızlı artmaktadır. Örneğin, eğitim ve sağlıkta bireysel harcama yılda yüzde 50-60 artmaktadır.

    20. yüzyılda yeni fakirler Çin’den çıkıyordu, 21. yüzyılda ise yeni fikirler Çin’den çıkmaktadır. Çin’de bugün GSMH’da AR-GE payı yüzde 1,5’e ulaşmıştır. Patent başvurusu yönüyle Çin dünyanın beşinci ülkesidir (130 bin patent başvurusu/2004). Çin, dünya yenilikçilik kümesinde de önlerdedir.

    2008 Ağustosu’nda Olimpiyatlar Pekin’de yapılacak. Bu, şimdiye kadar Çin’in yürüttüğü en büyük uluslararası etkinliktir. Aşırı kirli olan Pekin havası da olimpiyata hazırlanmaktadır. Çin’de eski birçok fabrika kapatılarak, 2007 adeta temizlik ve şehirleri güzelleştirme yılı ilan edilmiştir. İnşaatlar tam bir hızla devam etmektedir. 20.000 gazeteci ile dünyanın gözü bu olimpiyatlarda olacaktır. Olimpiyat eksenli projeler için 40 milyar Dolar harcayan Çin kendisinin bir dünya gücü olduğunu göstermek istiyor. Net hammadde ithalatçısı ve net ürün ihracatçısı olan Çin büyümesi ve pazarı için, yeni yerler keşfetmektedir. Afrika liderleri ile Şanghay’da üst üste toplantılar yapılmakta ve maden-enerji-ticaret anlaşmaları imzalanmaktadır (Mayıs 2007). Çin, şimdi gözünü Afrika’ya dikmiştir. Sonuç:

    Çin küresel ekonominin en önemli aktörlerinden biridir. Çin’i ucuz ve kalitesiz ürün satan ülke olarak görmek yanlıştır ve eksik tanımlamadır. Çin kaliteli (Nike gibi)-kalitesiz ayakkabı da üretir (dünya üretiminin yarısı), kaliteli tıbbi görüntüleme cihazı (GE ürünü MR gibi) da montajlar. Çin’de talebe ve fiyata göre her şey yapılmakta ve satılmaktadır. Çin her yıl köyden şehre inen 30 milyon yeni iş gücü ile bir dünya üretim merkezidir.

    Diğer yandan, Çin büyük bir hammadde tüketicisidir ve 100 milyonu aşan zengini (Belçika refahı) ile de kaliteli ürün ithalatçısıdır. Çin 1,3 milyar toplam nüfusu ile doyurulamayan bir devdir (Amerika ve Almanya’dan sonra en büyük ithalatçı ülke). Çin tehditten çok, fırsattır.

    Türkiye’de, sokaktaki vatandaş Çin’in sunduğu küresel ekonominin nimetleri sayesinde giderek ucuzlayan ürünlere ulaşabilmektedir. Bu gerçeğe iki büyük tehlike de eşlik etmektedir. Kalitesiz ve sağlıksız ürünler. Bu tehlikenin boyutu ürkütücüdür ve idari erk en kısa zamanda tedbir almalıdır. Tüketicimiz bir şekilde kalitesiz (ve tehlikeli) ürünlerden korunmalıdır. Ayrıca, Çin’deki ağır çalışma koşulları ve etik anlayıştan uzak iş şartları dikkat edilmesi gereken önemli bir diğer unsurdur.

    Çin’i Tanımak
    2000 yıllık Konfiçyüs öğretisi ile 1976’da ölen Mao komünizm öğretisi arasında sıkışan ve şehirli-köylü gerilimi yaşayan Çin bir muamma mı veya paradoks mu? Bilinmez.

    Çin’de "4" rakamı kötü (uğursuz) sayılır. Geçenlerde (20 Mayıs 2007) Şanghay borsa kapanış rakamı çok iyi bir yükselişle 4,444’ü gösterdi. Borsa Çinli yatırımcıya 2006 başına göre yüzde 260 kazandırmıştır. Ama bu grup 4’ler, Çin’ce söylendiğinde ölüm sesini vermekte olup toplumu kaygılandırmıştır. Kaygının aslında gerçek sebebi bütün dünyanın tartışageldiği konudur. Çin ekonomisi patlamış mıdır ya da balon gibi şişmiş midir (İngilizce boom or bubble). Çin borsa değeri yılbaşından buyana 2 kat artmıştır ve 2,47 trilyon Dolar’a ulaşmıştır. Şirket değerleri ve değerlenmeleri şaşırtıcıdır ve Çin borsasında daralma olabilir.

    Diğer yandan Çin’de bir kısım ekonomik enstrümanlar liberalizmden de öte başı boştur ve anlaşılamazdır (kredilendirmeler, fiyatlandırmalar, ücretlendirmeler, vergilendirmeler gibi). Bir yöneticinin söylediği gibi: ’Çin’de ölüm kesindir ancak vergi opsiyoneldir.’ Çin hepimizi şaşırtıyor. Meşhur Çin bedduası; ’Ayrı zamanlarda yaşayın’ sözü, Çin dışı dünyada gerçek olmuştur. Ürünlerin bir kendi fiyatı vardır, bir de Çin fiyatı.

    Çinliler barut, kağıt ve pusula gibi çok önemli icatlar yapmışlar ve uygarlığımızın kurulmasına öncülük etmişlerdir. Çin-Hindistan uygarlığı bilgi ve ürünleri, İpekyolu ile Anadolu’dan geçerek Kıta Avrupa’sına ulaşmış ve Rönesans’ı (15 yy) yaptırmıştır. Avrupa’da, bazı alanlarda uygarlığın nimetlerine erişimde 1000-2000 yıllık gecikme yaşanmıştır. O zaman Avrupa’ya rönesansını yaptıran Çin, bugün kendi rönesansını yapmaktadır.

    Çin'in Genel Ekonomik Durumu

    Döviz Kuru ($)
    2006: 7,97     
    2007: 7,61

    Genel Ekonomik Durum Özeti:

    Çin’de   büyük   bir   endüstriyel   devrim   ve   değişim   yaşanmaktadır.  1978’e  kadar   devlet  mülkiyetli  kuruluşlar  ağır  basarken,  bu  tarihten  itibaren  yerel  hükümetlerin  himayesindeki  “kollektif  şirketler”  giderek  özel  müteşebbisler  ya  da  yabancı  sermayeli  kuruluşlar  ve  ortak  teşebbüsler   üretimden   pay   almaya   başlamışlardır.   Devlet   sektörünün   endüstriyel   çıktı  içindeki  payı  neredeyse  yarı  yarıya  düşmüştür.  Bununla  birlikte  devlet  sektörü  sermaye  yoğun  ve  genellikle  büyük  ölçekli  endüstrileri  elinde  tutma  eğilimini  sürdürmektedir.  1990’ların  başından  itibaren  gelişmekte  olan  ülkelere  yapılan  yatırımların  başında  Çin  yer  almıştır. 

    Merkezi  planlamadan  ayrıldığı   1978  yılından  bu  yana  Çin,  yılda  ortalama   %10  oranında  büyümektedir.  Özellikle  ülkenin  doğu  kıyıları  hissedilir  ölçüde  bir  gelişme  göstermektedir.  Ancak   ekonomik   büyümenin   hızı   istikrarlı   değildir.   Tüketim   eğilimi   artmakta,   fiyatlar  yükselmekte,   yabancı   yatırımlar   ve   şehirde   kişi   başına   düşen   gelir   artmaktadır.   Bazı   gözlemciler  Çin’in  resmi  olarak  açıklanandan  çok  daha  hızlı  büyüdüğünü  öne  sürmektedir.  Reform  döneminde   ekonomik   büyüme   kıyı   bölgelerinde   çok   daha   hızlı   gerçekleşmiştir.   1980’li  yıllar  ve  1990’ların  başında  Guangdong  eyaleti  genel  olarak  İnci  Nehri  Deltası,  en  hızlı  büyüyen  bölge  olmuştur.

    GSYİH  (milyar $): 3.241,8 (2007 yılı)

    GSYİH/kişi : 2.450 (2007 yılı)

    Cari İşlemler Dengesi (milyar dolar)
    2006: 249,9  
    2007: 375,8

    Büyüme Oranı (%)
    2006: 11,1     
    2007: 11,4

    Enflasyon  Oranı (%) 
    2006: 1,7       
    2007: 4,8

    İşsizlik Oranı
    2006   9,5,       
    2007: 9,5

    Başlıca Tarım Ürünleri: Hububat,  yağlı  tohumlar­ yer  fıstığı,  kolza  tohumu­  pamuk,  jüt  ve  kenevir,  şeker  kamışı,  şeker  pancarı,  tütün  (kuru),  çay,  meyveler,  domuz,  inek,  koyun   eti,  inek  sütü,  koyunyünü,  ipek  kozası,  küçük  ve  büyükbaş  hayvanlar.

    Başlıca Sanayi Ürünleri: Modern metalürji, madencilik ve enerji ekipmanları,  uçak yapımı, otomobil üretimi, büyük makine parçaları, döküm, uzay sanayi, büyük enerji devreleri, elektronik, iletişim ekipmanları,  ölçüm araçları

    Toplam Dış Ticaret Hacmi
    İhracat  (milyar  $)
    2006: 969,7   
    2007: 1.218,8

    Başlıca İhraç Ürünleri : Gıda, Mineral yakıt ve yağlar, kimyasallar ve kimya ürünleri, hafif sanayi ürünleri, kauçuk, mineral yakıtlar ve yağlar, makine ve ulaştırma ekipmanları,

    İthalat (milyar  $)
     
    2006: 751,9   
    2007: 908,9