Marisglobal.Co

Marisglobal.Co Marisglobal.Co Marisglobal.Co

Geri git   Çin Bilgi Paylaşım Platformu > Çin Kültürü > Çin Takvimi

Budizm

Çin Takvimi forumunda bulunan Budizm konusunu görüntülemektesiniz. Budizm, birinci yüzyıldan eski Hindistan’dan Çin’ e girmiştir. Uzun süren gelişim ve değişimler ertesinde Han (Çince) Budizmi, Tibetce budizmi (daha çok Lamaizm ismiyle bilinir) ve Pali budizmi(Hinayana ya da Lesser ...



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 06-15-2009, 02:08 AM
 
Standart Budizm

Budizm, birinci yüzyıldan eski Hindistan’dan Çin’ e girmiştir. Uzun süren gelişim ve değişimler ertesinde Han (Çince) Budizmi, Tibetce budizmi (daha çok Lamaizm ismiyle bilinir) ve Pali budizmi(Hinayana ya da Lesser Vehicle olarak da bilinir) olarak bölümlere ayrılmıştır. Han budizminin han halkı üzerinde yüksek bir etkisi olmakla beraber Budist inanışa sahip olabilmek için kesin adetler ya da kurallar bulunmamaktadır.Bu sebeple inanışa sahip olan kişilerle ilgili bir istatistik ortaya koymak fevkalade zordur. Tibet budizmi temel olarak Tibet, Moğolistan, Yuğur, Moinba ve Tu gibi etnik azınlıklara ait olan ve toplam 7.6 milyonluk kitleye sahip bir inanıştır. Pali budizmi temel olarak Dai,Blang, De’ang ve Va gibi etnik azınlıklara ait olan ve toplam 1.5 milyondan fazla bir kitleyesahip bir inanıştır.



Budizm

İnternet üzerinde Çin Budizm sitesi (www.fj.net) ve Çin Budizm bilgi ağı (Öйú·ğ½ÌĞÅÏ¢Íø) gibi Budist içerikli siteler mevcuttur.
Budizm; Tanrı’ya veya Tanrılara inancın olmadığı, “ateist” bir dindir. Buddhizm’in hiçbir biçiminde “yaratıcı bir doğaüstü kuvvet” veya “Tanrı” inancı bulunmamaktadır. Buddhizm’de Devalar denilen bir olgu vardır. Deva kelimesi Hinduizm dininde “yarı-Tanrı” veya “melek” anlamına gelir. Buddhizm’de ise ortadoğu dinlerindeki veya genel olarak anlamı “Tanrı” kavramından oldukça farklıdır, yaratıcı kuvvete sahip değildirler, insanlar gibi, samsara denilen doğum-ölüm döngüsündedirler ve kurtulmaya çalışırlar, yani başka boyuttaki başka biçimde olan varlıklardır ancak asla “yaratıcı” güçleri yoktur Tanrı değillerdir. Buddhizm, aynı zamanda bir felsefe ve bir psikoloji sistemidir. Budizm Sanskritçe ve Pali dillerinindeki eski Budist metinlerinde ‘aydınlanmış kişi’ anlamına gelen Buddha Dharma veya Dhamma olarak da bilinir. Budizm M.Ö. 563-483 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen, bugün Buddha olarak bilinen Siddhartha Gautama tarafından kurulmuştur. İlk kaynaklar Buddha’nın bugün Nepal sınırları içinde kalan Lumbini de doğduğunu ve 80 yaşında Kuşinigarda (Hindistan) öldüğünü yazmaktadır. Budizm Buddha’nın ölümünden sonra 500 sene boyunca Hindistan Yarımadasında, daha sonra Asya ve dünyanın geri kalanında yayılmaya başladı. Hindistan Budizmi, Nepal’in bazı bölgeleri dışında artık yok olmuştur. Bugün bilim insanları tarafından en sık kullanılan sınıflandırmaya göre üç çeşit akım vardır. Bunlar:


A) Güney Budizmi, Theravada, Güneydoğu Asya Budizm veya Pali Budizmi olarakta bilinir. İnananları başlıca Sri Lanka, Myanmar, Tayland, Laos, Kamboçya ve Malezya, Vietnam, Çin, Bangladeş’te bulunur.


B) Doğu Budizmi, Doğu Asya Budizmi, Çin Budizmi, Çin-Japon Budizm i olarakta bilinen Mahayana’dır. İnananları başlıca Çin, Vietnam, Kore, Japonya, Singapur, Rusya nın bazı bölgelerinde bulunur.

C) Kuzey Budizmi, Tibet Budizmi, Tibet-Moğol Budizmi, Lamaizm, Vajrayana olarak da bilinir. Tibet, Moğolistan, Bhutan başlıca olmak üzere Nepal, Hindistan, Çin, Rusya’da da inananları vardır.
Tarihçesi; M.Ö. 6. yüzyılda, Hindistan’ın kuzeydoğusunda, Brahmancılık’ın sert uygulamalarına alternatif olarak kurulan, Buddacılık veya Buddhizm olarak bildiğimiz ekolün mimarı olan Siddhartha Gautama’nın yaşamı hakkında kesin ve net bir bilgi birikimine sahip değiliz. Çeşitli kaynaklarda, onun M.Ö. 563-483 yılları arasında yaşadığı belirtilmektedir.
Öğretilen Budizm, başlangıçta yalnızca ahlâkî düşünceler ve bir tür yoga hayatı ya da düzenli ve disiplinli bir yaşam anlayışı ile sınırlanmış ve daha sonra, kutsal kast (toplumsal sınıf) ayrımlarına, Tanrı’ya tapınma biçimlerine ve kurban törenlerine dayanan Hinduizmden ayrılarak, aynı zamanda felsefi bir akım şeklide gelişmiştir. Buddhizme göre, varolan her şey, Tanrı’nın hiçbir müdahalesi olmadan, mekanik yasalara uygun olarak maddeden meydana gelir. Evrende ne varsa, bu şekilde meydana gelir. Ruh da, bu yasalara tabi olmak durumundadır. Başka bir deyişle, Buddhizm, varlık görüşünde bireylerin ve canlı varlıkların ezeli-ebedi ruhları olmadığını savunur. Bir Yaratıcının olmadığına inanan Buddha’ya göre, kötülükle acının varoluşu bir yaratıcıya duyulacak inancın önünde aşılmaz bir engel oluşturur.



Buddhizme göre aslında nesneler varlıklar duygular hiçbiri devamlı değildir. Her şey geçicidir ve insanın bağlanabileceği herhangi bir şey yoktur. Madde dünyasında ve ruh dünyasında devamlı hiçbir şey yoktur, Dünya yoktur, kâinat yoktur ve ruh yoktur.
Buddhizmin materyalizmden ayrıldığı önemli noktalardan biri de maddenin nihai gerçeklik olmadığını söylemesidir. Buddha, Lankavatara Sutra’da şöyle der: “Fiziksel objelerin aslında kendilerinden gerçekliklerinin olmadığını öğretiyorum, bunların ancak zihnin ürünleri olduğunu söylüyorum, aslında hepsi bir ‘hayal’ dir. Bunların duyularla algılandığı ve ayırt edildiği doğrudur fakat aslında diğer yandan hiçbirinin kendiliğinden ‘kendi’ doğalarından gerçeklikleri yoktur. Onlar gerçekte görülmüyorlar ama zihin tarafından ‘tasarımlanıyorlar’. Bir bakıma kavranabiliyorlar ama gerçekte kavranamıyorlar”
“İnsan İsimlere, formlara ve maddesel dünyaya bağlanır ve onların zihnin bir yanılsaması olduğunu, zihinde oluştuğunu unutur ve hata yapar böylece zihnin özgürlüğü engellenmiş olur”.


Buddhizme göre” Madde nihai gerçeklik değildir, maddeden önce zihin ve düşünce vardır”. Bu ifadesi sadece Mahayana okullarında kullanılır. Theravada bu ifadeyi fazla karışık bulur onun yerine “Madde ve zihin her an etkileşim halindedir” der. Madde de aynı ruh, Tanrı, “ben” inancı gibi zihnin bir yanılsamasıdır. Her şey gerçekte zihnin bir yanılsamasıdır. Hâl vardır ve bu hâller de nedensellik yasası çerçevesinde kendinden önceki hâller tarafından etkilenip meydana getirilir. Bu durumlar oluş halleri geçici olarak bir araya gelir ve sahte kâinatı, boş bir “ben” i yaratır.



Önemli kutsal Buddhist metinlerinden biri olan “Heart Sutra”da Buddha’nın ciddi öğrencilerinden olan ve Nirvana’ya ulaştığına inanılan kendisine de bazen “Buddha”(aydınlanmış) denilen Bodhisattva Avalokiteshvara, Buddha’nın yaptığı derin içe dalış meditasyonu yaptıktan sonra şunları söyler ve Buddha da bu gerçeği kavradığı için onu över: “Bütün şekiller, formlar boşluktur. Formlar boşluktan başka bir şey değildir. Aynı şey duygular, algılayışlar, oluşumlar ve zihin için de geçerlidir.
Bütün kâinat aslında boşluktur. Hiçbir şey ne yaratılmıştır ne yok edilmiştir, ne artar ne azalır. Bu nedenle bu “boşluğa” dâhildir her şey. Boşluktan ayrı ne formlar vardır, ne duygular ne algılamalar ne oluşumlar ne de zihin vardır. Kulak ta yoktur göz de yoktur zihin şuuru da yoktur. Cehalet yoktur ne yaşlılık vardır ne hastalık ne de ölüm. Ulaşılacak bir şey de yoktur.
Buddhalığa Nirvana’ya ulaşanlar bu gerçekliği kavrarlar. Avolakiteshvara kendinden, değişmez sabit gerçekliği olan hiçbir şey olmadığını her şeyin sebeplere ve koşullara bağlı olduğunu söyler. “Ben” diye bir şey aslında yoktur. Algıladığımız dış dünya aslında “gerçek” değildir. Dış dünya olmadan algı da olmayacağından ve zihin kendini ifade edemeyeceğinden kendini anlamlandıramayacağından zihin de aslında bu “boşluğa” dâhildir. Dış dünya olmadan zihin diye bir şey olmaz çünkü hiçbir şeye tepki vermez ama zihin olmadan da dış dünya hiçbir şey ifade etmez. Bütün dünya aslında 6 organın 6 farkındalık biçiminin (ki bunun içine ayrıca düşünme de dâhil edilir) ilüzyondan ibarettir. Duyu organları ve beynin yarattığı düşünce gücüyle ilgili farklılık biçimlerini algılar. Ama bunlar gerçek değildir, gerçeklik bunlardan oluşmaz. Buddha’ya göre aslında gerçek zihin beyinde yahut vücudun içinde de oluşmaz. Beyinde oluşturduğumuz düşünceler gerçek saf zihin değildir dış dünyaya bağlı yorumlardan, deneyimlerden ve egodan “ben” düşüncesinden oluşur.
İnsanın tekrar doğumdan kurtulamamasının Nedenleri 12 Halkalı Neden-Sonuç Zinciri Bilgisizlik (Avidya), Mental oluşum (Samskara), Bilinç/şuur (Vicnana), Ad ve Biçim (Nama-rupa), Altı duyu (Şadayatana), Dokunma (Sparşa), Duyuş (Vedana), İstek (Trşna), Varlığa bağlanma (Upadana), Var olma (Bhava), Doğum (Cati), Ölüm (Cara-Marana)
Eklenmiş Resmin önizlemesi
Budizm-budizmjpgek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  budizm.jpg
Görüntüleme: 811
Büyüklüğü:  35.5 KB (Kilobyte)  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
budizm, çin astrolojisi, çin ay takvimi, çin takvimi

Seçenekler
Stil

 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Xinjiang'da Budizm Tuncbilek Xinjiang 0 05-17-2009 03:39 PM


WEZ Format +4. Şuan Saat: 12:00 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid XHTML 1.0 Transitional